Öðrenmeye
Karþý istekli ve öðrenme için gerekli yeteneklere sahip olma, öðrenmede
baþarýyý etkileyen en önemli etmenlerdir. Ancak, bazý yetenekli öðrencilerin
yeterince çaba gösterdikleri halde bekledikleri verimi alamamaktan
yakýndýklarý görülmektedir.
Bu durum genellikle
çalýþma yöntemlerini kazanmamýþ olmaktan ileri gelmektedir. Böyle kimseler
daha küçük sýnýflarda az ve geliþigüzel bir hazýrlanma ile kolayca
sýnýflarýnýn Baþarýlý öðrencileri olabilirler. Ancak, sýnýflar ilerledikçe
öðrenciler arasýndaki yetenek farklarý azalacaðýndan kendileri kadar
yetenekli öðrenciler arasýnda eski baþarý düzeylerini korumak bu öðrenciler
için giderek güçleþecektir.
Bu durumda baþarý düzeylerini
korumak, sýnýfýn hiç olmazsa normal bir öðrencisi olabilmek için kiþinin
verimli çalýþma yolarýný bilmesi, zamaný ve enerjisini en yüksek verim
alacak biçimde kullanmasý gerekmektedir.
Çabanýn ve zamanýn en
ekonomik biçimde kullanmasýnýn ön þartý çalýþma saatlerinin bir programa
baðlanmasýdýr. Bir öðrenci okulda geçen saatlerinin dýþýnda kalan zamanýný
çalýþma, eðlenme ve dinlenme zamaný olarak bölmeli ve her biri için günün
belirli saatlerini ayýrmalýdýr. Çalýþma, eðlenme ve dinlenme zamanlarýný
düzenli bir programa baðlayamayan bir öðrenci, zamanýnýn çoðunu
arkadaþlarýyla gezip tozarak,þurada burada oyalanarak geçirme eðilimi
gösterebilir. Düzenli bir çalýþma programý yapmak ve bunu titizlikle
uygulamak baþlangýçta kiþiye zor gelebilir. Ancak, böyle bir uygulamanýn
devamý, belli saatlerde belli iþlerin yapýlmasý alýþkanlýðýnýn kazanýlmasýný
saðlar. Çalýþma zamanýnýn günün belli saatlerinde olmasý, kiþiyi çalýþmak
için hazýrlýk yapmaya sevk eder.
Örneðin, her gün saat
15 -18 arasýný çalýþmaya ayýrmýþ ve bunu bir süre düzenli bir biçimde
uygulamýþ olan bir kimsede artýk saat 15 ile ders çalýþma eylemi arasýnda
bir çaðrýþým baðý kurulmuþ olacaktýr ve her gün saat 15, ona çalýþma saatini
hatýrlatacaktýr. Hatta bu alýþkanlýk daha da yerleþirse kiþi saat 15 olunca
ders çalýþmak için bir iç duyacak, bunu yapmazsa rahatsýz olabilecektir.
Çalýþma zamaný gibi
çalýþma yerinin de belli olmasý, Verimli çalýþma için gerekli koþullardan
biridir. Çalýþma yerinin sade döþenmiþ, iyi ýsýtýlmýþ, sessiz bir yer olmasý
iyi olur. Ne var ki, birçok aile bugün ancak tekbir odayý ýsýtýlabildiði
için ayrý bir çalýþma odasýna sahip olma pek az öðrenciye nasip olan bir
lükstür. Bu durumda öðrenciyi oturma odasýnýn belli bir köþesini çalýþmak
için ayýrabilirse çok iyi olur. bu çalýþma yerinde ders kitaplarý, sözlük ,
atlas, ansiklopedisi gibi yardýmcý kaynaklar ,cetvel gönye gibi ders
araçlarý elini attýðý yerde bulabileceði þekilde yerleþtirilebilir.
Böyle düzenlenmiþ bir çalýþma ile ders çalýþma davranýþý
arasýnda bir çaðrýþým baðý kurulabilir ve her zaman ders çalýþtýðý yere
oturan kiþi ders çalýþma gereðini duyabilir. Yatakta, divanda uzanarak
çalýþmak çok kere zaman ve enerji kaybýna yol açar.Bunlar ciddi bir zihinsel
çalýþmayý gerektiren Ýþlerin yürütüleceði yerler deðildir. Ancak roman yada
gazete okumak, þiir ya da yabancý dilde sözcük listesi öðrenmek gibi
etkinlikler kýsa zaman aralýklarla ve gürültülü ortamlarda örneðin otobüsle
giderken, ders aralarýnda , gezilirken , evde yemeðin hazýrlanmasýný
beklerken yapabilecek iþlerdir. Bu gibi zaman aralýklarýnýn boþ geçirilmeyip
daha az bir zihinsel çalýþmayý gerektiren okumalarla ve öðrenilenlerin
tekrarlanmasý ile deðerlendirilmesi yararlý olur.