Ana-baba, çocuklarýný eðitirken
öncelikle geliþim evrelerini bilmeli ve çocuklarýnýn içinde bulunduðu
geliþim dönemini tanýmalýdýr. Baþka bir deyiþle, çocuklarýný tanýyarak iþe
baþlamalýdýr.
Ana-baba, çocuklarýnýn kendi modelleri
olmadýðý gibi,kardeþlerinden ve arkadaþlarýndan farklý, baðýmsýz, kendine
özgü zeka ve kiþilik özellikleri olan bir birey olduðu gerçeðinden hareket
etmelidirler.
Anne ve babanýn çocuklarýna, “uygun
olan davranýþý” ya da neyin doðru neyin yanlýþ olduðunu öðretebilmeleri
için,gerek kendi aralarýnda gerekse çocuklarýna yönelttikleri
davranýþlarýnda dengeli, tutarlý ve kararlý olmalarý gerekir.
Anne-babanýn güvenli bir çocuða sahip
olabilmeleri için, önce kendilerine, sonra birbirlerine, ardýndan da
çocuklarýna güvenmeleri gerekir.
Anne-baba çocuðundan yaþý ve
yeteneklerine uygun isteklerde bulunmalý, çocuðu hayal kýrýklýðýna
uðratacak, yaþýnýn üstünde beklentiler içine girmemelidirler. Çocuðun ilgi
ve yeteneði onun yönlendirilmesinde esas alýnmalý, ana-babanýn tutkularý
dikkate alýnmalýdýr.
Anne-baba öncelikle çocuðunu baðýmsýz
bir birey olarak kabul eden, ona sevgi ile yaklaþan ve olumlu iliþki kurmaya
çalýþan kiþiler olmalýdýrlar. Bilinmelidir ki, sevgi temeline dayanan
eðitim, saðlam ve baþarýlý eðitimdir.
Anne-baba, soyut düzeyde uyarý yerine,
somut düzeyde eylemi temel almalýdýr.
Anne-baba öyle bir ortam hazýrlamalýdýr
ki, çocuk sanki her zaman anne ve babasý yanýndaymýþ gibi kendini güvenli ve
hiç yanýnda deðilmiþ gibi özgür hissetsin. Böyle bir aile ortamý çocuðun
kendine özgü anlayýþ ve düþüncesini ifade etme olanaðý saðlar. Buna karþýn
saðlýksýz bir aile, çocuðun nasýl algýlamasý, düþünmesi ve davranmasý
gerektiðiyle ilgilenir. Çünkü bu ana-baba için, çocuklarý belirli bir kalýba
sokmak, onu baðýmsýz olarak geliþmesinden daha önemlidir.
Anne- baba, çocuðunun kiþiliðine saygý
duyan, benlik saygýsý üstün kiþiler olmalýdýr ki,çocuklarýnýn benlik saygýsý
da üstün olabilsin. Anne-babalar kendi kendini yönetebilen bireyler
yetiþtirmek için gerekli psiko-sosyal ortamý hazýrlamalýdýrlar. Bunun için
de aþýrý koruyucu yaklaþýmdan kaçýnarak çocuðun kendi kendini yöneten bir
birey olmasýna fýrsat verilmelidirler.
Kýsacasý, anne-baba, çocuða sevgi
veren, giriþim yeteneðini ve özgüvenini kazanabilmesi için onu destekleyen
kiþiler olmalýdýrlar. Çocuða yeterli düzeyde desteðin saðlandýðý bu ortamda
anne-babanýn saðladýðý disiplin ve eðitimin nitelikleri olumludur. Çocuðun
istemi hiçbir zaman engellenmez. Aþýrý davranýþlarý anlayýþla karþýlanýr ve
yumuþak bir biçimde düzeltilir. Böyle bir esnek ortamda çocuk, cesaretli ve
topluma uyumlu bir insan olarak yetiþir. Yaþamýný yapýcý çabalar üstüne
kurmayý öðrenir.
Ýdeal anne-babayý tanýtmak zor olmakla
beraber baþarýlý anne-babalar, çocuðun ihtiyaçlarýný sezen, onlara uygun
yanýtlar veren, aþýrý hoþgörülü veya katý olmayýp, çocuða karþý esnek bir
yaklaþým içinde olan, davranýþlarýnda belirli bir kararlýlýk ve devamlýlýk
saðlayan, karþý çýkmadan önce her zaman çocuðunun isteklerini dinleyen
anne-babalardýr.
Yine baþarýlý anne-babalar, çocuðunun
kendi kendisini denetlemesini ya da iç denetim demek olan ahlak geliþimine
ortam hazýrlayan, çocuktaki sorumluluk duygusunu geliþtiren, olaylarýn
sonuçlarýyla onlarý baþ baþa býrakan, onlara hak ve özgürlüklerinin sýnýrýný
öðreten, çocuklarýna korku silahýný çevirmeksizin, kendi kendilerini
disipline eden ve düþüncelerini özgürce anlatabilen birer birey olarak
yetiþmelerine imkan hazýrlayan kimselerdir.