Sýhhatli, mes’ud
ve baþarýlý çocuklar yetiþtirmek için
ANA-BABA OLMANIN TEMEL ÝLKELERÝ
Kimse
kimseye yasamayý öðretemez. Çocuðunuza hayatý hazýr bir reçete olarak
sunamazsýnýz.
Çocuðunuzun hayat yolunu çizemezsiniz, ona ancak kendi yolunu çizebileceði
bir harita verebilirsiniz.
Çocuðunuzun yetiþkinliðinde size göstereceði ilgi ve yakýnlýk, sizin kendi
anne-babanýza gösterdiðinizden fazla olamaz. Buna mezarlýk ziyaretleri de
dahildir.
Sevginin
büyükten küçüðe, saygýnýn küçükten büyüðe yöneleceði doðru deðildir. Büyüðün
küçüðe göstereceði saygý, küçüðe saygýlý olmayý öðretir.
Çocuða
saygý demek, onun baðýmsýz bir varlýk olduðunu kabullenmek demektir.
Fazla
sevginin çocuðunuza zarar vereceðini düþünmeyin. Sevginin fazlasý zarar
vermez. Zararla olan yanlýþ sevgidir.
Çocuðunuza birçok þeyi þartlý olarak verebilirsiniz. Ancak sevginiz “þartlý”
deðil, “kayýtsýz þartsýz” olmalýdýr.
Çocuðunuz en çok, sevgiyi hak etmediðini düþündüðünüz sýrada sevgiye ihtiyaç
duyar.
Çocuklarýnýza vereceðiniz en deðerli hediye ilgi ve zamanýnýzdýr.
Çocuðunuza canla hayvan (kedi, Balýk, kus, köpek) alin. Bir canlýyla iliþki,
onda sevgi ve sorumluluk duygularýný sözlerle saðlanamayacak ölçüde
geliþtirir.
Ender
durumlar dýþýnda, anne-baba daima ayni tarafta olmalýdýr. Böylece çocuk,
anne-babanýn zaaflarýndan yararlanmak gibi bir yola baþvurmayý öðrenmez.
Hoþgörü,
çocuðunuzu sizin istediðiniz gibi davranmaya iteklendirir.
Hoþgörü,
karþýmýzdakini istediðimiz gibi olmaya zorlamak denil, kendi istediði gibi
olmasýna imkan vermektir.
Hoþgörü
ile büyüyen çocuklar, sabýrlý ve hoþgörülü olmayý öðrenirler.
Anne-baba olmanýn en zor tarafý, bir þeyin nasýl doðru yapýlacaðýný bildiði
halde, yanlýþ yapýlmasýna sabýr göstermektir.
Amaçlar,
uðurlarýnda adým adým çaba harcanýrsa ve düzenli olarak o yönde gayret
gösterilirse gerçekleþir. Mutlu ve saðlýklý çocuklar yetiþtirmek bilinçli
bir zaman yatýrýmý gerektirir.
Çocuðunuza öðüt vereceðinize ona örnek olun.
“Kibarlýk, vericilik ve dürüstlük” ancak yaþanarak öðrenilir.
Örneðin, bir satýcýnýn size fazla verdiði para üstünü mutlaka çocuðun önünde
geri verin.
erkek
çocuklarýn babalarýný, kýz çocuklarýn annelerini örnek aldýklarý görüsü
doðru sayýlamayacak kadar “genel” bir görüþtür. Çocuklar sýcak, yumuþak ve
verici yetiþkinleri kendilerine örnek alýrlar.
Çocuðunuza deðerlerinizi benimsetmek istiyorsanýz, az kýzýn ve yumuþak olun.
Hata
yaptýðýnýz zaman bunu kabul edin ve dile getirin.
Çocuðunuza karþý yaptýðýnýz bir davranýþýnýz sizi üzüyorsa ondan özür
dilemekten çekinmeyin.
Çocuk
anne-babanýn görülen birçok özelliðini aldýðý gibi, gözle görülmeyen
özelliklerini de alýr.
Çocuðunuzun mizacýndan memnun deðilseniz, kendinizin ve esinizin ayni
yastaki durumunu soruþturun. þaþýlacak benzerlikler bulacaksýnýz.
Çocuðunuz baðýmsýz bir birey olacaktýr. Onu sizin kiþiliðinizin
deðerlendirileceði bir karne gibi görmekten vazgeçin.
BEBEKLÝK VE
ÇOCUKLUK
Bebekler
kendilerine gülünmesinden ve kendileriyle yumuþak bir sesle konuþulmasýndan
mutlu olurlar ve algýlarý geliþir. Bebeðinize gülün ve onunla konusun.
Bazý
anne-babalar bebeklerin zekasýný geliþtirebileceklerini düþünürler. Yatak
çarþaflarýnýn renkli ve desenli olmasý gibi þeyler bebeðin algýsýnýn
geliþmesi için yeterlidir. Bunun ötesinde Çocuðunuzun zekasýný
geliþtiremezsiniz. Çocuðunuzu zorlamayýn.
Bebeðinizin diþ çýkartýrken, yürümeye ve konuþmaya baslarken, huysuz
olacaðýný kabullenin.
Bebekler
geliþimlerinin her aþamasýnda huzursuz ve çekilmez olurlar.
Çocuðunuzun televizyon sebebiyle geç yatmayý alýþkanlýk haline getirmesine
izin vermeyin.
Atalarýmýz “Uyusun da büyüsün” demiþler. Bugün doðru söylediklerini
biliyoruz. Büyüme hormonu gece uykuda salgýlanýr. Geç yatan çocuklar
saðlýksýz olur. On iki yasýna kadar çocuklar kisin en geç 21.00, yazýn
22.00’de yatmalýdýr.
Yemek
konusunda çocuðun üstüne fazla düþmeyin. Onun da özel tercihleri
olabileceðini kabul edin.
Çocuðunuz önündeki yemeði yemekte zorlanýyorsa, tabaðý bitirmeye mecbur
etmek yerine, yarýsýný yemesini isteyin. Belki yarim tabak eksik yemek yer,
ancak adýna “uzlasma” denilen ve hayati yaþanýlýr kýlan bir özellik kazanma
yolunda önemli bir adim atar.
Oyun
oynayarak, komiklik yaparak yemek yedirmeyin. Aksi takdirde yemek saatinde
özel ilgi bekler.
Hela
terbiyesi büyük ve küçük çisi için ayrý ayrý var olmaz. Ýki yaþýna gelen
çocuðun annesi iki gece uykusuz kalmayý göze alýrsa bu is çözülür.
Çocuðunuza okumayý okula baþlamadan öðretmek için denemede bulunun, ancak
asla zorlamayýn. Çocuðunuza okul öncesi öðretmek istediklerinizi oyunla
yapýn. Zevk alýyorsa devam edin, istekli deðilse býrakýn.
Sayýlarý
öðrendikten sonra Çocuðunuza harçlýk verin. Tasarruflarýný teþvik edin.
Çocuðunuza paranýn deðerini öðretin. Her konudaki alim kararýnýn öncelikle
“ucuz” veya “pahali”likla deðil, alýnacak nesnenin bu paraya “deger” veya
“degmez” olusu ile ilgili olduðunu anlatýn.
Çocuðunuzun harçlýðý ile yaptýðý harcamalarý yönlendirin, ancak karþý
çýkmayýn. yanlýþ yapmadan doðrunun bulunamayacaðýný unutmayýn.
Haftalýk
alýþveriþinizi çocuðunuzla yapýn ve taleplerini sýkýlmadan ve dürüst olarak
cevaplandýrýn. Böylece Çocuðunuza “para gerçeði”nizi yaþatarak öðretmiþ
olursunuz.
Bas
yaþýndan baþlayarak Çocuðunuza günlük program yapýn. Sekiz yaþýndan
baþlayarak programda onun fikirlerine yer verin. On yaþýndan baþlayarak
býrakýn programýný kendisi yapsýn.
Günlük
program ders ve sorumluluklarýn toplamý deðildir. Programýn içinde eðlenme,
dinlenme, okuma, televizyon seyretme ve sosyalleþmenin yer almasýný teþvik
edin.
Çocuðunuza sik sik ders çalýþmasý gerektiðini hatýrlatmaktansa, yaptýðý
günlük programý televizyonun yanýna asmasýný isteyin.
Küçük
çocuðunuzu asla direksiyona oturtmayýn, araba kullanýrken kucaðýnýza
almayýn.
On iki
yaþýna gelmeden çocuðunuzu arabanýn önüne oturtmayýn. Araba hareket
halindeyken çocuk arkada ve baðlý olmalýdýr.
Altý
yaþýna kadar çocuklar, arkada iki koltuk arasýnda ayakta durmaya bayýlýrlar.
Bir kaza sýrasýnda en büyük zararýn arkada, ortada oturana ve durana
geldiðini hep hatýrlayýn.
Çocuðunuzu yaz okullarýna gönderirken çok dikkatli olun. Yaz okullarýnýn
büyük çoðunluðu, vaat edilenlerin aksine çocuklarýn kendi haline býrakýldýðý
yerlerdir.
Yaz
okullarýnýn çoðu, çocuða yasinin ötesinde cinsel eðitim vermeye yarar.
Çocuðunuzun gittiði yaz okulunu sik sik ziyaret edin, aksaklýklarý
yöneticilerle görüsün.
Çocuðunuzun hak ettiði ilgiyi görmesinin tek yolu budur.
ÇOCUÐU
KABULLENMEK
Çocuðunuzu olmasýný istediðiniz gibi deðil, olduðu gibi kabul edin. Böylece
olabileceklerinin en iyisi olmalarýna imkan verirsiniz.
Çocuðunuzu deðiþtiremezsiniz. Onu ancak deðiþim için cesaretlendirebilir ve
isteklendirebilirsiniz.
Küçük
çocuðunuzu deðiþtirmeye çalýþmak, onun üzerine oturmaya benzer. Ýstediðinizi
elde ettiðinizi düþündüðünüz sýrada, altta kalanýn enkaz olduðunu fark
edersiniz.
Çocuðunuzun sahip olmadýðý özelliklere üzülmek yerine, sahip olduklarýna
sevinin.
Çocuðunuzun yansýttýðý kiþiliði kabul edin.
Çocuðunuzun yaptýðý, elinden gelendir. Çocuðunuzun sýnýrlarýný kabullenin.
Sizin
istediðiniz ve Çocuðunuzun yapamadýðý birçok þey, gerçekte Çocuðunuzun
elinden gelmediði için yapamadýðý þeylerdir.
Çocuðunun “çok akilli, ama tembel” olduðunu düþünen anne-babalarýn çoðu ya
birinci, ya ikinci yargýlarýnda yanýlýyorlardýr.
“Çok
akýl” mutlaka herhangi bir alanda çocuðun ortaya yaþýtlarýndan çok farklý
bir þey koymasýna imkan verir. (Ýste size Çocuðunuzun çok akilli olup
olmadýðýný sýnayacak bir ölçü)
OYUN -
OYUNCAK
Hangi
yasta olursa olsun, çocuðunuzla oynadýðýnýz oyunlarý kaybedin. Çocuðunuzun
“yenile yenile yenmeyi öðreneceðini” düþünüyorsanýz yanýlýyorsunuz. Çocuklar
yenildikleri zaman daima oyuna ilgilerini kaybederler.
Çocuðunuza pahalý elektronik oyuncaklar almak isteðiniz zaman iki kere
düþünün. Bozar diye oynamasýna izin vermediðiniz zaman, hem sevincini, hem
giriþimciliðini engellemiþ olursunuz.
Pahalý
elektronik oyuncaklar büyük çoðunlukla kullanýþlý oyuncaklar deðildir. Çünkü
verdikleri ilk sevincin ötesinde birçok sýkýntý getirirler.
ÝLETÝÞÝM
Küçük
Çocuðunuza bir þey söylerken, diz çökerek onunla ayni hizaya gelmeye
çalýsýn. Sizinle iþbirliði yapmaya daha istekli olduðunu göreceksiniz.
Çocuðunuzun her yasta anlattýðýný, sýkýntýdan patlasanýz bile can kulaðýyla
dinleyin.
Söyleyeceklerini bilseniz bile çocuðunuzu iyi dinleyin. Vaktiniz yoksa bunu
ona söyleyin ve sonra dinleyin.
Çocuðunuzun anlattýklarýný dinlemiyorsanýz, bir süre sonra onun da sizi
dinlemediðini fark edersiniz.
çocuðunuzu yargýlamadan dinleyin. Böylece onun gerçek duygu ve problemlerini
öðrenme þansýnýz olur.
Çocuðunuzun duygularýna karþý çýkmayýn. Düþüncenin doðrusu, yanlýþý olsa
bile, duygunun doðrusu, yanlýþý olmaz.
Korkuyorum, diyorsa “Ne var bunda korkacak?” diye karþý çýkmak yerine,
“Demek korkuyorsun” diyerek sarilin. Göreceksiniz hem korkusunu anlatacak,
hem de onu yenme þansý artacaktýr.
Kendisini sýkýntýya sokan her yaþantýsýndan sonra, “ne sonuç çýkarttýðýný”
sorarak, “ders almasýna” ve “tecrübe kazanmasýna” yardýmcý olun. O sýrada
onunla asla tartýþmayýn. Ders vermeye kalkmayýn. Mutlaka gerekiyorsa bunlarý
daha sonra, duygularý yatýþtýktan sonra yapýn.
Çocuðunuzu hatasýný görmesi için zorlamayýn. Böylece aradan zaman geçince
gerçeði görmesini kolaylaþtýrmýþ olursunuz.
Çocuðunuzu kendinize düþman etmek istemiyorsanýz, bir baþarýsýzlýðýndan
sonra “Ben sana demedim mi?” demeyin.
Çocuðunuza emir vermeyin. Ondan isteyin.
Çocuðunuza bir satýcýdan istediði tenzilatý veya tavizi kavga etmeden
almasýný öðretin.
Haksýzlýða uðradýðýnýza inandýðýnýz bir yerde, hakkinizi arayýþ biçiminize
Çocuðunuzun tanýk olmasýný saðlayýn. Ona kavga etmeden ve baðýrmadan
haksýzlýklara karþý çýkmanýn mümkün olduðunu gösterin.
Çocuðunuzu dinlerken, mutlaka yüzüne bakin ve onunla göz iliþkisi içinde
olun. Kendisine önem verildiðini hissedecektir.
Çocuðunuzla iddialaþmayýn. yumuþak bir sesle “Ben böyle düþünüyorum” deyin
ve susun.
Dediðinizi kabul etme ihtimali artar (hemen deðilse bile, biraz sonra).
“Ne”
söylediðinizden çok daha önemli olan “nasýl” söylediðinizdir. Ýliþkiniz
istemediðiniz gibi geliþiyorsa, ifadenizi ve beden dilinizi kontrol edin.
Ýletiþim
kiþiye deðil, kiþiyle yapýlýr. Siz konuþurken Çocuðunuz susup dinliyorsa,
boþa konuþuyorsunuz demektir.
Kimse
duymak istemeyen biri kadar saðýr deðildir.
Çocuðunuza düþünce ve duygularýný ifade etme fýrsatý verin ve cevap veriyor
diye ona kýzmayýn.
Çocuðunuza doðru bilgi verin. “nasýl olsa anlamaz”, “bunu onun iyiliði için
yapýyorum” gibi gerekçelerin arkasýna sýðýnmayýn. Kaybolan güven geri
gelmez.
Çocuklarla anlaþmanýn en iyi yolu, onlara iyi niyetle yaklaþmaktýr.
Çocuðunuzla aranýzdaki duygusal çatýþma, istemediðiniz boyutlara varýyorsa,
“kimin hakli olduðunu” düsünmek yerine, varmak istediðiniz amacý düþünün ve
davranýþýnýzý gözden geçirin.
Çocuðunuzun yaptýðý bir þeyden hoþlandýðýnýzda, bunu sebebiyle belirtin.
Böylece “otomatik” teþekkür yerine, insanlarý mutlu eden “özel teþekkür”e
geçebilirsiniz.
Bir
tartýþma sýrasýnda asla birkaç problemi birlikte çözmeye çalýþmayýn.
Konularý teker teker ele alin.
Gazeteden okuduðunuz haberi, size tekrar okusa da, ilgiyle dinleyin. Böylece
ortak bir duygu paylaþmýþ olursunuz.
Çocuðunuzun ilgilendiði konulardan, kitaplardan, müzikten zevk almaya
çalýsýn. Ýyi arkadaþlýk, paylaþýlan ortak heyecanlarla gerçekleþir.
Çocuklarýnýzý spor, tiyatro gösterisi, diploma töreni gibi özel günlerinde
yalnýz býrakmayýn.
EÐÝTÝM
Eðitmek
doðru tepki vermektir.
Eðitim
doðrularý söylemek deðil, doðrularý yapmaktýr. Çocuðunuza örnek olmaya
gayret edin. Gerisi gelir.
Çocuðunuza vereceðiniz eðitimin amacý, onun sorumluluk düzeyini geliþtirmek
ve olgunlaþmasýný saðlamak olmalýdýr.
Basarili
terbiye sisteminin özelliði ödüllendirici ve keyiflendirici olmasýdýr.
Çocuðunuza “aferin” demekte cömert olun.
Çocuðunuza size islerinizde yardim etme fýrsatý verin.
Onun
için en iyi seçimi yapmýþ olmanýz önemli deðildir. Çocuðunuza seçme hakki
verin.
Çocuklarýnýzýn yanlýþlarýný deðil, doðrularýný yakalayýn.
Çocuðunuza iyi sözler söylemekten ve onu övmekten korkmayýn. Þýmaran
çocuklarý hayat hizaya sokar.
Þýmartmaktan kaçýnayým derken güvenini zedelediðiniz çocuklara güven
kazandýrmak çok daha zordur.
Çocuklarý istediðiniz yönde geliþtirmenin yolu, doðru yaptýklarý zaman fark
etmek ve olumlu konuþmaktýr. “Aferin, ellerini yýkadýn”, “seni ders
çalýþýrken görmek beni çok memnun etti” gibi sözler, doðrularýn fark
edilmesidir ve olumlu davranýþlarýn kazanýlmasý için çok önemlidir.
Takdir
edilen ve övülen çocuklar, anne-babalarýný ve arkadaþlarýný takdir etmeyi
öðrenirler.
Atalarýmýz “taç giyen bas akýllanýr” demiþler. Çocuðunuza küçük baþarýlarý
karsýsýnda olumlu sýfatlarla yaklaþýrsanýz ona en büyük hazine olan, kendine
güven duygusunu kazandýrýrsýnýz.
Çocuðunuza ne derseniz, öyle olma ihtimalini artýrýrsýnýz. “Tembel”,
“sorumsuz”, “asi”, “inatçi” gibi olumsuz sýfatlar, bu özellikleri
geliþtirir.
çocuðunuzu hiçbir zaman baþkasýyla kýyaslamayýn.
Önemli
olan Çocuðunuzun kardeþine veya arkadaþlarýna kýyasla ne kadar basarili
olduðu deðil, kendi yapabileceklerine kýyasla ne kadar basarili olduðudur.
Çocuðunuzun hatasýný asla baþkalarýnýn yanýnda konuþmayýn. çocuðunuzu asla
baþkalarýnýn yanýnda eleþtirmeyin.
Sýk
eleþtirilen çocuklar içe kapanýk ve güvensiz olurlar.
Çocuðunuzun dýþ görünüþ ve özellikleri ile ilgili hep olumlu sözler
söyleyin. “Þisko, cýlýz, göbeðine bak, kemiklerin sayýlýyor” gibi sözler
söylemekten kaçýnýn. Bu tür sözler yalnýzca hayat boyu sürecek bir
yetersizlik duygusu yerleþtirmeye yararlar.
Suçlanan
ve her konuda kabahat bulunan çocuklar, suçlamayý ve yalan söylemeyi
öðrenirler.
Çocuklarýnýzla asla alay etmeyin, onlarý küçük düþürmeyin ve utandýrmayýn.
Alay
edilen çocuklar, utanmayý öðrenirler.
Davranýþlar davranýþlarý doðurur. Ne kadar hakli sebeplere dayanýrsa
dayansýn, kýzgýn ve öfkeli bir tarz, Çocuðunuzun da ayni özelliklere sahip
olmasýna sebep olur. Kendinizi bu halinizle aynada görmekten mutlu
olacaksanýz devam edin.
Kavgacýlýk ve hýrçýnlýk, sevimsiz ve daima öðrenilmiþ özelliklerdir.
Çocuðunuzda bu davranýþlarý görürseniz, aile içindeki iliþki ve örnekleri
gözden geçirin.
Çocuklar
kýzgýn insanlarý sevmezler. Ne kadar hakli sebeplere dayanýrsa dayansýn,
ortada kýzmaya hazýr bir insan gibi dolaþmayýn.
Kýzgýn
olduðunuz bir sýrada, hayat dersi vermeye kalkmayýn.
Kýrgýnlýðýnýzý ve kýzgýnlýðýnýzý fazla uzatmayýn. Çocuðunuza hiçbir zaman ve
hiçbir sebeple küsmeyin.
Bütün
çocuklar birbirlerine benzer gibi gözükürler ama her çocuðun diðerinden
farký vardýr.
Bunlarý
fark etmeye çalýþýn ve dile getirin.
Çocuklarýnýzýn çevresine çeþitli vesilelerle sizin için ne kadar deðerli
olduklarýný belirten notlar yazýn.
Çocuklarýnýza asla küfretmeyin, onlara kötü dua etmeyin.
Çocuðunuzun hayattan zevk almasýna yardim edin. Onu mutlu eden etkinlikleri
destekleyin ve bunu dile getirin.
Öðrendiðiniz fýkralarý Çocuðunuza anlatýn. Onun size anlattýklarýný can
kulaðýyla dinleyin.
Çocuðunuzun yaptýðýna “Bu yanlýþ” demek yerine, “Þu bölümü iyi, acaba diðer
bölümü daha farklý olabilir miydi?” diye yaklaþýn. Yanlýþýný söyleyerek
Çocuðunuzu düzeltemezsiniz.
Olumsuz
konuþarak motivasyon artýrma yöntemi tarihe karýþmýþtýr. Çocuðunuzu gayrete
getirmek için olumlu bir tavýr içinde olun.
Çocuðunuza olumsuz bir söz söylemeniz gerekiyorsa, sözü olumlu ve ona
güveninizi belirten bir cümleyle bitirin.
Tahammül
edebildiðiniz hatalarý görmezden gelin.
Hiçbir
eleþtiriyi çocuðun kiþiliðini hedef alarak yapmayýn. Davranýþý eleþtirin.
Adama deðil, topa vurun. “Tembel” yerine “ödevini neden yapmadýn?”,
“sorumsuz” yerine “odan toplanmamýþ” deyin.
Çocuðunuzun beðendiðiniz özelliklerini dile getirmek için fýrsat beklemeyin.
Bunu baþkalarýnýn yanýnda yapmaktan çekinmeyin.
Çocuðunuzun baþarýlarýný övün. Ama överken aþýrýya kaçmayýn.
Samimiyetinizden þüpheye düþebilir.
Çocuðunuza ulaþabileceði hedefler koyun ve bunlara ulaþtýðýnda onu
ödüllendirin.
Çocuðunuz kýz da olsa, erkek de olsa pasta, kek, ekmek, kurabiye yapmasýný
öðretin. Somut bir þey meydana getirmek kendine olan güven ve saygýsýný
geliþtirir.
Çocuðunuzu olgunlaþtýracak olan sorumluluk almasýdýr. Bunun için de hata
yapýlmasýný göze almak ve bunu kabullenmek gerekir.
Çocuðunuzun okul basarisi arzu ettiðiniz kadar yüksek deðilse tasalanmayýn,
okul basarisi hayat basarisi konusunda orta derecede fikir verir.
Baþarýlý
olanlar kendilerini sevenler, kendilerine güvenenler ve kendileriyle barýþýk
olanlardýr.
Çocuðunuza bunlarý kazandýrýn.
Çocuðunuza bulunduðu yastan daha büyükmüþ gibi davranýrsanýz, olgunlaþmasýna
yardýmcý olursunuz.
Çocuðunuzun cinsellikle ilgili sorularýna cevap verin. Cevabiniz onun
sorduðu soruyla ilgili olsun, bütün bildiklerinizle deðil.
ALKOL-SÝGARA-KÖTÜ ALIÞKANLIKLAR
Çocuðunuz büyüdüðünde sigara içmesini istemiyorsanýz yanýnda içtiðiniz
sigara miktarýný azaltýn, ya da en iyisi siz de sigarayý býrakýn.
Özellikle arabada çocuðunuzla birlikteyken sigara içmeyin.
KARDEÞ
ÝLÝÞKÝLERÝ
Çocuðunuza verdiðiniz ve kulak asmadýðýný düþündüðünüz bir öðüdün onu nasýl
etkilediðini bilmek istiyorsanýz, kardeþine verdiði öðütleri dinleyin.
Kardeþlerin yüzleri benziyor diye kiþiliklerinin de benzemesi gerekmez.
Kardeþleri birbirine düþman etmenin en kestirmek yolu, onlarý birbirine
örnek gösterip, olumsuz yargýda bulunmaktýr.
Kardeþi
ile sorununa hemen müdahale etmeyin. Çözebilmelerine veya çözemiyorlarsa
çatýþmalarýna sabýr gösterin. Ýkisi de bir þeyler öðrenecektir.
Kardeþler arasýnda çatýþma çýktýðýnda biri diðerini hýrpalýyorsa bile hemen
karýþmayýn. Sakin bir sesle ayna tutun. “Amacin kardeþinin aðlamasý mýydý?”
deyin.
ÖDEVLERÝNE
YARDIM
Ne yazýk
ki, okullarda verilen ödevler çocuðun boyunu asar. Ev ödevlerinde çocuðunuza
ölçülü bir þekilde yardýmcý olmaya hazýr olun.
Bütün
çocuklarýn ödev konusundaki ihtiyaçlarý farklý olmakla birlikte, çocuða ev
ödevinde yardim etmenin, onun yerine ödevi yapmak veya ödevi onunla yapmak
olmadýðýný unutmayýn.
Ödevinde
yardýmcý olmanýn yolu çocuðunuzun derse baþlamasýný saðlamak ve onun çalýþma
ortamýný düzenlemekten geçer.
Çalýþma
ortamýný düzenlemek için çalýþma masasý çevresindeki oyuncak, poster vb.
dikkat daðýtýcý öðeleri uzaklaþtýrýn, televizyonu kapatýn.
Çalýþmaya baslarken Çocuðunuza yüreklendirici sözler söyleyin. Örneðin; ona
geçmiþ baþarýlarýndan veya ödevi bittikten sonra zevk alacaðý bir
etkinlikten söz edin.
ERGENLÝK
Çocuðunuza hep kendi istediklerinizi söylerseniz, ergenlik çaðýndan itibaren
istemediklerinizi iþitirsiniz.
Ergenlik
dönemindeki çocuklar ailelerinin baskýsýndan þikayet etseler de, en büyük
baskýyý akranlarýndan görürler.
Arkadaþlarýna karþý çýktýðýnýz zaman, Çocuðunuzu kendinizden uzaklaþtýrýr,
onlara yaklaþtýrýrsýnýz.
Ona
uygun görmediðiniz için sevgilisine karþý çýktýðýnýz zaman, çocuðunuz
enerjisini sizinle mücadeleye yöneltir, gerçek problemleri görmesi zorlaþýr.
Problemleri evlendikten sonra görmeye baþlayýnca da is isten geçer.
Çocuðunuzu kaybetmenin en kestirme yolu, müstakbel eþine karþý çýkmaktýr.
Çocuðunuz 13 yasini geçtikten sonra, tatillerde günde birkaç saat
çalýþtýrýn. Kendi iþ yeriniz olsa bile, Çocuðunuzun baþkalarý yanýnda
çalýþmasýna imkan hazýrlayýn.
Erken
yaþta çalýþmak, Çocuðunuzun insanlardan bir þey istemek ve “sýnýrlarýn
nereden geçtiðini” öðrenmek konusunda, hayat boyu yararlanacaðý essiz
bilgiler kazanmasýný saðlar.
Ergenlik
döneminin ilk yýllarýndan itibaren Çocuðunuzu para kazanmaya teþvik edin.
Gerekirse ücretini haberi olmadan siz ödeyin. Kazandýðý tecrübe bütün hayati
boyunca isine yarayacaktýr.
Resmi
dairelerdeki bazý problemlerin çözümü sýrasýnda Çocuðunuzu yanýnýza alin.
Böylece, çok basit gibi gözüken birçok konuyu çözmek için ne kadar gayret
etmek gerektiðini anlar.
Ergenlik
çaðýndaki Çocuðunuzun telefon konuþmalarýna sabýr gösterin.
Çocuðunuz tarafýndan cimrilikle suçlanmak istemiyorsanýz, telefon
faturalarýný fazla sýzlanmadan ödeyin. Faturalar sinirlerinizi zorluyorsa,
bu konuyu onunla kýzgýnlýðýnýzý kontrol ederek baðýrmadan konuþun ve
yardýmýný isteyin.
Ergenlik
çaðýndaki Çocuðunuz için mümkünse yeni bir telefon hattý alin ve onun
faturasýný harçlýðýndan ödemesi için, harçlýðýna belirli bir miktar zam
yapýn.
Ana-babalarla çocuklar arasýndaki kuþak farký sanýldýðý kadar derin
deðildir. Kuþak çatýþmasý gibi görülenlerin çoðu, saç, müzik, giyim gibi
yüzeysel konulardaki farklardýr.
Giyim
konusunun ergenlik dönemindeki çocuðunuzla iliþkinizi zedelemesine fýrsat
vermeyin.
Size
karþý mücadele vermek zorunda kalmazsa, birkaç kere denedikten sonra uygun
olmayan giyimde ýsrar etmeyecektir.
Çocuðunuzun kimlik arayýþýna saygýlý olun. Bütün gençler, 20 yasini
geçtikten sonra ana-babalarýnýn ahlaki, sosyal, dini ve politik deðerlerini
benimserler (aileleri tarafýndan dýþlananlar hariç).
Çocuðunuzun istediði mesleði seçmesine izin verin.
Çocuðunuza, en büyük mutluluðun sevdiði isi yapmak, yaptýðý iþi sevmek
olduðunu aþýlayýn.
Çocuðunuza mesleðin adinin deðil, yaptýðý isi iyi yapmanýn saygýnlýk
getirdiðini anlatýn.
Çocuðunuza namusuyla çalýþan herkese saygý duymasý gerektiðini öðretin. Bunu
öðretmenin yolu, bu yönde davranarak örnek olmaktan geçer.
DÝSÝPLÝN-CEZA
Çocuðunuzla ilgili kurallarý onunla birlikte koyun. Onu isin içine
kattýðýnýz konularýn, sorun olmadan çözüldüðünü göreceksiniz.
Kural
koyarken kliþelerden kaçýnýn. Her çocuðun yapýsý ve ihtiyaçlarý farklýdýr.
Kural koyduðunuz konularda, çocuðunuzun ihtiyaçlarýný da hesaba katin.
Çocuðunuza ceza vermek zorunda kalýrsanýz, öfkenizi kontrol edin, yumuþak
olun ve üzüldüðünüzü ifade edin. “Sen dediðimi yapmazsan, oh iste böyle
olur!” demeyin.
Çocuðunuza ceza vereceðiniz zaman, ikinci bir kere daha düþünün. Öfkeniz
geçtikten sonraki düþünceleriniz her zaman daha iyidir.
Çocuðunuza çok kýzdýðýnýz zaman, tepki vermeden önce yavaþ yavaþ iki derin
nefes alin.
Çocuðunuza hesap sormak veya olumsuz bir eleþtiri yöneltmek için asla yemek
saatini ve masasýný seçmeyin. Yemek sofrasý her zaman eðlenceli bir ortam
olmalýdýr.
Ceza,
neyin yapýlmayacaðýný söyler, ödül ne yapýlýrsa daha iyi olacaðýný gösterir.
Mümkün olan her durumda ödülü tercih edin.
Çocuðunuzun ihtiyaçlarýný hesaba katmadan dile getireceðiniz taleplerde,
çatýþma yasayacaðýnýzý ve iliþkinizin bozulacaðýný unutmayýn.
Kurallarýn çok fazla veya belirsiz olduðu ortamlarda çatýþmalar artar.
Çocuðunuza ne kadar çok kural koyarsanýz, o kadar çok çatýþýr, kýzar,
disiplin sorunu yaþarsýnýz.
Çocuðunuzu ilgilendiren bütün konularda kararý onunla birlikte verin.
Hangi
yasta olursa olsun, her fýrsatta Çocuðunuzun fikrini sorun.
Düþünce
ve deðerler zorla benimsetilemez. Çocuðunuzu bu konularda zorladýkça sizden
uzaklaþýr.
Önemli
bulduðunuz deðerler üzerinde aranýzda problem yokken konusun.
Problemleri çözmek için güç kullanýrsanýz, Çocuðunuz büyüdükçe dozunu
artýrmak zorunda kalýrsýnýz.
Çocuðunuza verdiðiniz eðitim güce ve zorlamaya dayanýyorsa, baðýmlýlýk
geliþir ve olgunlaþmamýþ bir çocuk yetiþtirmiþ olursunuz.
Dövülen
çocuklar, kavga, geçimsizlik ve düþmanlýðý öðrenirler.
Güce
dayanan otorite, çocuklarý uzaklaþtýrýr. Bilgi ve hoþgörüye dayanan otorite
yakýnlaþtýrýr, danýþma ihtiyacý doðurur. Size yakin insanlarý daha kolay
etkilersiniz.
Bir
ana-babanýn çocuðunun gözünde ulaþabileceði en yüksek nokta, danýþman olarak
seçilmektir(fikirlerine gönüllü olarak baþvurulmaktýr). Bunun için her
konuda ders vermekten vazgeçin.
“Bir tek
doðru var, o da benim söylediðimdir” tavrýnda olmak, çocuklarýnýzý sizin
doðrularýnýzdan uzaklaþtýrýr.
Güce
baþvurulmayan evlerde herkes zevkle yasar, görevlerini istekle yapar,
sorumluluklarýný yerine getirirken zorlanmaz.
Ceza,
geliþmeye engel; ödül, geliþmeye katký saðlar.
YAPICILIÐI
DESTEKLEME
çocuðun
kabiliyetini körletmek için geçerliliði sýnanmýþ formül, onun farklý bir
görüþ geliþtirdiði durumlarda;
“Sana mi
kaldý?”
“Dünyanin neresinde görülmüþ?”
“Senden
baþka bunu söyleyen var mi?”
“Bacak
kadar boyunla bunlarý býrak da kendi isinle uðraþ” demektir.
Çocuðunuza, cinsiyet gibi doðuþtan sahip olduðu özelliklerinin önemsiz
olduðunu, asil önemli olanýn kendi geliþtireceði özellikler olduðunu
vurgulayýn.
Çocuðunuzun kendisi olmasýna izin verin.
Deðiþik
ve yeni bir þeyler yapmýþ insanlarý örnek gösterin.
Farklý
ve deðiþik fikirler ileri sürenleri Çocuðunuzun yanýnda eleþtirip,
kýnamayýn, tam tersine fikri kabul etmeseniz bile, deðiþikliðin hoþunuza
gittiðini söyleyin.
ÇOCUKLARDAN
ÖÐRENMEK
Eðitim
tek yönlü bir yol deðildir. Çocuklarýnýzdan bir þeyler öðrenme fýrsatýný
kaçýrmayýn.
Çocuklar
iyi vakit geçirmeyi çok iyi bilirler. Mesela sebepsiz yere gülerler, çünkü
gülmek hoþlarýna gider. Siz de gülün.
Çocuklar
kararlýlýk konusunda rakipsizdir. Çocuk bir þeyi isterse vazgeçmez.
Çocuklar
önyargýsýzdýr. Onlara güler yüzle ve sýcak bir ifadeyle yaklaþan herkesi
olduðu gibi kabul ederler.
Çocuðunuzla birlikte olun ve onunla vakit geçirin. Dünyaya onun gözünden
bakmaya çalýsýn. Göreceksiniz daha çok gülecek, daha içinizden geldiði gibi
davranacak, daha meraklý, daha önyargýsýz, daha kararlý olacaksýnýz.
“Kullanma yönergesi olmadan sahip olduðumuz en deðerli varlýk çocuðumuzdur.”
Hayatla ilgili
genel bilgiler çocuklarla iliþkilerde çok az ise yarar. Bu sebeple birçok
ana-baba, çocuk yetiþtirmekle ilgili temel gerçekleri öðrenip, tecrübe ve
derinlik duygusu kazandýklarýnda, çocuklarý üzerinde birçok olumsuz iz
býrakmýþ olurlar.