- PHP Nuke ile İlgili Görüş, Öneri ve İsteklerinizi Lütfen DiÄŸer Sitemize Yapınız...       - PHP Nuke ArÅŸiv Sitemiz Yenilenmektedir. Ana Sitemizde Bulunan PHP Nuke İle İlgili Bölümler ve Dosyalar ArÅŸiv Sitemize Taşınmıştır...      
Ana Sayfa
  Ana Sayfa | Haberler | Dosyalar | Sunumlar | Forum | Ä°letiÅŸim Açılış Sayfası Yap  Sık kullanılanlara Ekle  Ä°letiÅŸim  Arkadaşınıza Önerin
 
 
  Ana Sayfa
  Haberlerimiz
  Haber BaÅŸlıkları
  Köşe Yazıları
  Üyelik
  Åžiirler
  Videolarımız
  Resim Galerimiz
  Tarihte Bugün
  Atatürk
  Nutuk
  A-Z Bilgisayar
  Sivil Savunma
  Atasözlerimiz
  Gif ArÅŸivi
  Rüya Tabirleri
  Burçlar
  EÄŸlence
  Testler
  MSN
  Rehberlik
  Bize Yazın
  Forum
  Ziyaretçi Defteri
  Dilek Kutusu
  Anketler
  E-Devlet
  Oyunlar
  Fıkralar
  Flashlar
  Google Map
  Sunumlar
  Tüm Dosyalar
  Dosyalar
  PHP İpucu   Künye
 
 
  Kullanıcı GiriÅŸi
 Â» Üye Adı
 Â» Åžifreniz
 Â» Üye Ol
Ziyaretçi: 103
Üye: 0
Toplam: 103
Toplam Uye: 16675
 Son Üye:  bendenizme..
 
 
Pazartesi527
Salı470
Çarşamba404
PerÅŸembe392
Cuma142
Cumartesi308
Pazar311
Toplam:152338
En Çok:2461
 
   Yazarlarımız 
 
Yılmaz Öğretmen
Yılmaz Öğretmen
Yılmaz Öğretmen
Yılmaz Öğretmen
 
    ANKET
 
Kullandığınız Yazılımlar Lisanslı mı?

Evet
Hayır
Bir Kısmı
Bilmiyorum



Sonuçlar
Anketler

Toplam Oy: 69
Yorum: 0
 
 
  *  MEB
*  MEBBİS
*  OSYM
*  TC No Sorgulama
*  Emekli Sandığı
Yemek Tarifleri *
Milli Piyango Sonuçları *
Askerlik İşlemleri *
Memurlar.Net *
ADSL Kota Öğrenme *
TTNet A.Åž. *
 
   REKLAM   Gazeteler
 

 
 Rehberlik Servisi |Aile ve Rehberlik | Ailenin Temel Gereksinimleri

AÝLE ve REHBERLÝK...

AÝLENÝN TEMEL GEREKSÝNÝMLERÝ

1. Deðerli olma duygusu: Aile içindeki etkileþim çocuklarý ya “ben deðerliyim” ya da “deðersizim” duygusuna götürür. Bu gereksinim aile içinde yerine getirilmezse çocuk her türlü davranýþla bu duyguyu elde etmeye çalýþýr. Ergenlik çaðýndaki erkek çocuklarýn çete (gang) kurarak çoðu kez ölümle sonuçlanan çatýþmalarý da, kendilerini önemli görmeyen aile ortamlarýna bir tepki olarak yorumlanýr. ”Ben deðerliyim” duygusunu aile içinde elde eden birey kendisini kanýtlamak için aþýrý davranýþlarda bulunmaya gerek duymaz.

2. Güven ortamý: Aile içindeki bireylerin emniyette olduðu, dýþarýdaki tehlikeli olaylarýn aile içine girmeyeceði duygusu, bu gereksinmenin temel nedenidir. Eðer çocuk ev içinde kendisini güven içinde bulmuyorsa çocuk ailenin dýþýnda bir yere yönelir. Aile ile olan baðlarýný koparýr.

3. Yakýnlýk ve dayanýþma duygusu: Aile içinde temel güven ve dayanýþma varsa aile dýþýnda bireyin karþýlaþtýðý stres getirici olumsuz olaylar yýkýcý etkisini pek göstermez. Güven duygusunun baskýn olduðu aile dýþ dünyanýn yaratmýþ olduðu sýkýntý ve kaygýlarýndan kendisini kurtarýr. Bu tür aile içinde olan kimseler kendilerine olduðu gibi çevresine de güvenirler. Eðer aile içinde güven ve dayanýþma saðlanmamýþsa bu insanlar yoðun stres ve gerginlik yaþarlar. Bu kiþiler kendilerine dahi güvenemezler. Dolayýsýyla çevresinde yakýn iliþkiler kuramazlar.

4. Sorumluluk duygusu: Aile sistemi içindeki anne ve babalar davranýþ ve sözleri ile sorumluluk duygusunu ifade ederler. Aile içinde sadece anne baba deðil herkes sorumluluk duygusunu paylaþýr. Elbette ki çocuklara yaþlarý oranýnda sorumluluk yüklenmelidir. Tüm sorumluluðu kendi üzerine alan, çocuðunu sorumluluktan kurtaran anne ve babalar kendi yaþamýný biçimlendirmekten aciz sürekli baþkalarýnýn yönetiminde olmaya yönelik bireyler yetiþtirirler Bu tür tutumlar sonucunda yetiþmiþ bireyler yaþamlarýnda yer alan olaylardan sürekli baþkalarýný sorumlu tutarlar. Geliþimsel dönemi göz önüne alýnarak çocuðun odasýný toparlamasý, ev iþlerine yardým etmesi gibi konularda sorumluluðu saðlanabilir. Bunu yaparken kýz ve erkek iþleri kesin çizgilerle ayrýlmamalýdýr. 5.Zorluklarla mücadele ederek onlarýn üstesinden gelmeyi öðrenme: Çocuða her þey hazýr verilmemelidir. Sorumluluk duygusunun geliþimi ile ilgili anlatýlanlar zorluklarla mücadele etme ile ilgilidir. Çocuðun içinde bulunduðu geliþimsel dönem göz önünde bulundurularak çocuk kendi sorunlarý ile baþ baþa býrakýlmalýdýr. Bu durum onlarýn zor sorunlarý ile mücadele ederek, uðraþmasýna olanak vermek, kendisine güvenli sorun çözme becerileri geliþmiþ bireyler olarak yetiþmeleri için gereklidir. Karþýlaþtýðý her zorluða aþýrý yardým eden ana babalarýn çocuklarý sürekli baþkalarýna muhtaç, kendilerine güvensiz olur. Böyle kiþiler yetenek becerilerini keþfedemezler. 6.Mutluluk ve kendisini gerçekleþtirme ortamý: Aile ortamý bir mutluluk ortamýdýr. Þimdiye kadar anlatýlan gereksinimlerin karþýlanmasý mutlu olmayý getirir. Evde deðerli olduðu duygusunu tadan birey mutlu olur ve yaptýðý þeylerden doyum alýr, kendini gerçekleþtirme olanaðý bulur. 7.Saðlýklý manevi yaþamýn temellerini oluþturma ortamý: Katý din kurallarý altýnda yetiþtirilmiþ çocuk sürekli yargýlanacaðý, cezalandýrýlacaðý korkusunu yaþar. Kendi yaþantý ve deneyimlerini zenginleþtirecek iç ve dýþ dünyasýný araþtýrýp keþfedeceði yerine körü körüne itaati, kendi düþünce ve duygularýndan utanmayý öðrenir. Saðlýklý manevi yaþam ailenin çocuðuna verebileceði en önemli süreçtir. Saðlýklý bir manevi temeli olan insanlar kendisi ile barýþýk, insan iliþkileri olumlu ve kuvvetli saygýlý bireyler olarak yetiþirler.

KORUNMASI GEREKEN BEÞ TEMEL ÖZGÜRLÜK

1. Þimdi ve burada olaný duyma ve görme (algýlama) özgürlüðü
2. Kendi düþündüðünü olduðu gibi ifade edebilme özgürlüðü
3. Kendi duygularýný olduðu gibi ifade edebilme özgürlüðü
4. Kendi arzularýna göre bir þeyi isteme ya da reddetme özgürlüðü
5. Olmak istediði yönde geliþerek kendi özünü gerçekleþtirme özgürlüðü 

Tanrým bana
Deðiþtiremeyeceðim þeyleri kabul etmek için
SÜKÛNET 

Deðiþtirebileceklerimi deðiþtirmek için
CESARET 

Ýkisini birbirinden ayýrabilmek için de
AKIL VER

AÝLE ÝÇÝ ÝLETÝÞÝM 

Etkili iletiþimin temelinde bireyin kendisini tanýmasý, kendi deðerlerinin ve tutumlarýnýn farkýnda olmasý ve kendine güven yatar. Ýyi bir iletiþimci ipuçlarýný anýnda görür (jestler, mimikler, beden duruþu) ve onlarý gerçekçi olarak deðerlendirir. 

 ÝLETÝÞÝM ENGELLERÝ 

1. Emir vermek, Yönlendirmek: Bu iletiler kiþinin duygularýnýn önemsiz olduðu mesajýný verir. Kiþi diðer kiþinin istediðini yapma zorunluluðunu hisseder.     

2. Uyarmak, Gözdaðý vermek: Bu iletiler de emir verme ve yönlendirmeye benzer; ancak kiþinin vereceði yanýtýn karþýlýðý olacak tümceleri de içerir. Kiþinin isteklerine saygý duyulmadýðý mesajýný verir. Bu durum kiþide öfke ve düþmanlýk yaratýr.

3. Ahlak dersi vermek: Bu tür iliþkilerde otoritenin ve zorunluluklarýn gücü kiþiye karþý kullanýlýr. “yapmalýsýn, etmelisin” mesajlarýný iletir ve bireyi karþý koymaya zorlar.

4. Öðüt vermek ve çözüm önerileri getirmek: Kiþinin sorunlarýný kendi kendisine çözeceði yeteneðinin olmadýðýna inanýldýðýný gösterir.

5. Öðretme, nutuk çekme, mantýklý düþünceler önerme: Bu durum aile içinde o anda herhangi bir sorun yokken çocuklar tarafýndan kabul edilebiliyor; ancak, sorun anýnda bu durum kabul edilmiyor ve daha fazla çatýþmalara neden oluyor. Mantýklý düþünceler önerme çocuðun mantýksýz ve bilgisiz olduðuna dair mesaj iletir.

6. Yargýlamak, eleþtirmek, suçlamak,ayný düþüncede olmamak: Bu iletiler çocuk üzerinde diðerlerinden daha fazla olumsuz etki yapar. Bu deðerlendirmeler çocuðun benlik saygýsýný düþürür. Çocuklar hakkýnda yapýlan olumsuz deðerlendirmeler çocuðun kendisini deðersiz, yetersiz görmesine neden olur.

7. Övmek, ayný düþüncede olmak, olumlu deðerlendirmeler yapmak: Genel inanç olarak bu durumun çocuða zarar vereceði hiç düþünülmez. Çocuðun öz imgesine uymayan deðerlendirmelerin yapýlmasý çocukta kýzgýnlýk yaratýr. Çocuklar bu iletileri anne babanýn kendilerini yönlendirme ve isteðini yaptýrma giriþimi için kurnazlýk olarak yorumlarlar. “Siz böyle söyleyince sanki ben daha çok mu çalýþacaðým?” gibi düþünürler. Övgü ise baþkalarýnýn yanýnda yapýlýyorsa çocuðu utandýrýr. Aþýrý övgü sonucunda çocuk buna alýþýr ve övülmeye gereksinim duymaya baþlar.

8. Ad takmak, alay etmek: Çocuðun benlik saygýsý üzerinde olumsuz etki yapar.

9. Yorumlamak, analiz etmek, taný koymak: Bu durum çocuðun konuþmasýný, kendi duygularýný ifade etmesini engeller.

10. Güven vermek, desteklemek, avutmak, duygularýný paylaþmak: Anne babalar çocuklarýnýn duygularýný tam olarak anlamadýklarýnda ortaya çýkar. Böyle bir durumda sorun hiç yokmuþ gibi algýlanýp avutma eðilimine gidilir.” Üzülme yarýn her þey düzelecek, kendini daha iyi hissedeceksin” gibi mesajlarýn verilmesi çocuðun önemsenmediði hissini verir.

11. Soru sormak, sýnamak, sorgulamak: Çocuk sorgulanýyor hissine kapýldýðýnda bu durum onda güvensizlik, kuþku oluþturur.

12. Sözünden dönmek, oyalamak, alay etmek, þakacý davranmak, konuyu saptýrmak: Böyle iletiler yüzünden çocuk anne babasýnýn onunla ilgilenmediðini, duygularýna saygý göstermediðini belki de onu dýþladýðýný, dikkâte almadýðýný düþünür. Çocuklar sorunlarýný dile getirdiklerinde çok ciddidir. Þaka ve espriyle karþýlýk vermek onlarý incitebilir ve itilmiþlik kenara atýlmýþlýk duygusunu verir.

ANA BABALAR ON ÝKÝ ÝLETÝÞÝM ENGELÝNÝ KULLANINCA...

 YANIT

ÝLETÝÞÝM ENGELÝ

* “Benim oðlum okulu býrakamaz. Buna izin vermem.”

EMÝR VERME - YÖNLENDÝRME

* “Okulu býrakýrsan benden para mara bekleme.”

UYARMA - GÖZDAÐI VERME

* “Okumak herkese nasip olmayan ödüllendirici bir deneyimdir.” 

AHLAK DERSÝ VERME 

* “Ödevini yapmak için neden bir program yapmýyorsun?” 

ÖÐÜT VERME - ÇÖZÜM GETÝRME 

* “Üniversite mezunu lise mezunundan yüzde elli fazla kazanýr.” 

NUTUK ÇEKME - ÖÐRETME 

* “Uzak görüþlü deðilsin. Düþüncelerin henüz yeterince olgunlaþmamýþ.” 

YARGILAMA - ELEÞTÝRME - SUÇLAMA 

* “Her zaman gelecek için umut veren iyi bir öðrenci oldun.” 

ÖVME 

* “Hippi gibi konuþuyorsun.” 

AD TAKMA - ALAY ETME 

* “Çaba göstermediðin için okuldan hoþlanmýyorsun.” 

YORUMLAMA - ANALÝZ ETME 

* “Duygularýný anlýyorum, ama son sýnýfta daha iyi olacak.” 

GÜVEN VERME - DUYGULARINI PAYLAÞMA 

* “Eðitimsiz ne yapacaksýn? Nasýl geçineceksin?” 

SINAMA - SORU SORMA - SORGULAMA 

* “Yemekte sorun istemiyorum.” 

KONUYU SAPTIRMA 

Bu alýþtýrma çocukta sorun olduðunda ana babanýn tipik tavrýnýn iletiþim engelli sözler söylemek olduðunu göstermiþtir. Ana babalar bu tür yanýtlar kullanýnca aralarýndaki iletiþim aþaðýdaki gibi gösterilir. 

ÇOCUK 

ÝLETÝ 

ANNE / BABA 

Gönderici 

"Sorunum Var" 

¾ ¾ ¾ ¾ ¾ ¾ ¾ ¾ ¾ ¾ ¾ ®  

Alýcý

........................................................

ÇOCUK 

ENGEL

ANNE/ BABA 

Alýcý 

"Yanýt" 

 ¾ ¾ ¾ ¾ ¾ ¾ ¾ ¾ ¾ ¾ ¾  

Gönderici 

 Bu tür yanýtlar çocuktan gelecek bir sonraki iletiþimi engeller; ana-baba çocuk iliþkisi gibi çocuðun benlik saygýsýný da olumsuz engeller. Çocuklar üzerinde aþaðýdaki olumsuz sonuçlarý oluþturma tehlikesi taþýr:  

•Konuþmalarýný engeller
•Savunmaya geçirir
•Kavgacý yapar, karþý saldýrýya yöneltir
•Yetersiz olduklarýný hissettirir
•Kýzdýrýr, küstürür
•Olduklarý gibi kabul edilemedikleri duygusunu uyandýrýr
•Sorunlarýný çözmede kendilerine güvenilmediðini hissettirir
•Anlaþýlmadýklarýný hissettirir
•Duygularýnýn yersiz olduðunu hissettirir
•Kýzdýrýr, yýlgýnlýða uðratýr
•Sorgulanýyor duygusunu yaratýr
•Anne ve babasýnýn kendisiyle ilgilenmediði duygusunu uyandýrýr. 

 AÝLE KURALLARI

Her aile gerek açýk gerekse kapalý olarak kurallarýný belirlemiþtir. Saðlýklý ailede kurallar gizli deðil açýk olarak belirlenmiþtir. Aile içindeki bireyler birbirlerinin iyi tanýrlar, duygular karþýlýklý olarak hissedilir. Evde eþitlik söz konusudur. 

Mutlaka ki zaman zaman her evde küçük de olsa çatýþmalar yaþanýr. Hiç çatýþma yaþanmayan bir evde büyük olasýlýkla maskeler takýlýdýr. Yani sosyal maskeler iletiþimde bulunuyordur.

Çatýþma uzun süreli iliþki içinde olan kiþiler arasýnda doðal olarak ortaya çýkar. Önemli olan çatýþmanýn çýkmasýný önlemek deðil, çatýþma çýktýðý zaman kiþilerin birbirleriyle nasýl etkileþim kuracaðýnýn bilinmesidir. Aralarýnda çýkan çatýþmayý birbirlerini kýrmadan çözebilme becerisini gösteren çiftler saðlýklý bir aile kurar. 

SAÐLIKLI BÝR AÝLEDE

SORUNLARI ÇÖZMEK ÝÇÝN KULLANILAN YÖNTEMLER:

 •Duygu ve düþünceler olduðu gibi, abartýlmadan ortaya konulmalýdýr (Bu tutuma kendine güvenli ve kendine saygýlý tutum diyoruz. Bu tutum içinde olan kiþiler hem kendilerine hem de baþkalarýna saygý gösterirler.)
•Sorunlar þimdiki baðlam içinde ele alýnmalý ve eski birikimler iþin içine sokulmamalýdýr.
•Kesinlikle öðüt verme kullanýlmamalý, davranýþlar somut bir biçimde ayrýntýlý olarak ele alýnmalýdýr.
•Yargýlamaya gidilmemeli, kiþiler kendi duygu ve düþüncelerini ifade edebilmelidirler.
•Duygu ve düþünceler, ne az ne eksik, olduðu gibi olduðu gibi ifade edilmelidir; karþýsýndakinin ne beklediðine ya da en mükemmel olmasý gerektiðine göre ifadeler aranmamalýdýr.
•Konunun özü ile konuya iliþkin olmayan ayrýntýlar birbirinden ayýrt edilmelidir. Örneðin siz çocuðunuza “iki saat geciktin” dediðinizde, çocuðunuz size: “hayýr bir saat kýrk beþ dakika geciktim” dememelidir.
•Sorun çözmede etkin dinleme kullanýlmalýdýr. (daha sonraki bölümde ayrýntýlý olarak anlatýlacak)
•Belirli bir zaman konusu içinde ancak bir çatýþma üzerinde durulmalý, baþka çatýþma konularý çatýþmaya katýlmamalý.
Örneðin: “hem geç kalýyorsun hem de bana yardým etmiyorsun” diyerek iki konuyu birden ortaya atmamak gerekir.
•Birinin haklý çýkmasý yerine her iki tarafýn da anlaþabileceði bir çözüme yönelmek gerekir. “ben haklýyým, sen yanlýþ hareket ediyorsun” tarzýnda davranmamak gerekir. 

Saðlýksýz ailede gizli kurallar: 

Saðlýksýz ailede kurallar bilinçaltýndadýr. Gizli ve açýða çýkmamýþtýr. Bu kurallarý kimse tartýþamaz. Ýþte saðlýksýz ailede geçerli olan kurallar þunlardýr: 

1.Denetleme: çocuk duygu ve düþüncelerini ifade ederken hep korku içindedir. Ya da duygularýný ifade edemez, bastýrýr. Söyleyeceklerini hep önceden kestirmek zorundadýr. Kendiliðinden ortaya çýkan davranýþ kötüdür, affedilmez. Bu tür ailelerde saðlýklý bir güven ortamý söz konusu deðildir. 

2.Mükemmeliyetçilik: Yapýlan her iþte, girilen her sýnavda kiþinin mükemmel olmasý beklenir. Her þey göstermeliktir, baþkasýnýn beðenmesi için yapýlýr. Mükemmeliyetçilik kiþinin kendi gerçeðinin hiçbir deðeri olmadýðýný kendi düþünüþ ve deðerlendiriliþinin önemsiz olduðunu ifade eder. Bu ortamda yetiþen çocuðun temel duygusu umutsuzluktur. Kendilerini deðersiz, yetersiz bulurlar. 

3.Suçlama: Suçlama olaylarý olduðu gibi kabul etmemenin bir sonucudur. Yapýlan suçlamalar her þeyin denetim altýnda tutulmasý gerektiði ve yapýlan her þeyin mükemmel olmasýnýn zorunlu olmasý gerektiðini ortaya çýkarýr. Bu durum ise kiþide kaygý ve utanç duygularýný yaratýr. 

4.Beþ temel özgürlüðün inkârý: Saðlýksýz ailede kiþilerin doðal olarak geliþtirdikleri algýlama, duygu, düþünce, davranýþ, arzu ve amaçlarý inkâr edilir. “içinden geldiði gibi deðil; mükemmeliyetçi kurala uyarak, baþkalarýnýn senden beklediði biçimde algýla, duygulan, düþün,davran, arzu et, ve amaç edin.” Bu durum kiþini kendi gerçeðini inkâr etmesine neden olur. Böylece kiþi tamamen dýþa baðýmlý, kendi iç dünyasýyla iliþkisi kopuk, robot gibi yaþar. Böyle bir kiþinin mutlu olmasý da söz konusu olmaz. 

5.Konuþmanýn yasak olmasý: Saðlýksýz bir ailede özellikle çocuklarýn duygu ve düþüncelerini ifade etmesine olanak verilmez. Bu duru çocuklarda deðersizlik duygularýna neden olur. 

6.Küskünlük ve kýrgýnlýklarýn sürdürülmesi: Aile içindeki kýrgýnlýk ve küskünlüklerin sürdürülmesi, kiþilerin birbirlerini anlamasýný ve sorunun çözülmesini engeller. 

7.Kimseye güvenmeme: Saðlýksýz bir ailede kimse kimseye güvenmez. Aslýnda güven var gibi görünse de temelde güvensizlik vardýr. Saðlýksýz ailede yetiþen kiþi kimseden saygý ve gerçek sevgi görmediði için kimsenin kendisine yardým edemeyeceðine inanýr. Yardým etmek isteyenlerin “mutlaka art düþüncesi vardýr, çýkarý vardýr” diye düþünür. 

Saðlýksýz ailede yetiþen kiþilerin kendilerine güveni olmaz. Bu kiþiler mutlaka dýþtan denetimli bireyler olurlar. 

“Temelinde sevgi olan hiçbir eðitim baþarýsýzlýða uðramaz”

Pestallozi

 DÝNLEME BECERÝLERÝ 

Edilgin dinleme (sessizlik): karþýsýndakinin konuþmasýna olanak verme. Edilgin dinleme kiþiye:  

•Duygularýný duymak istiyorum
•Duygularýný kabul ediyorum
•Benimle paylaþmak istediðin konuda vereceðin karara güveniyorum
•Bu senin sorunun sorumlu sensin gibi güçlü mesajlarý verir. 

Kabul ettiðini gösteren tepkiler: Sessizlik iletiþimi engellemesine karþýn çocuða kabul edilmediði izlenimini verir. Ona gerçekten tüm dikkâtimizi verdiðimizi göstermeliyiz.

§Bunu yapmak içinse karþýmýzdakine sözlü ve sözsüz mesajlar iletmeliyiz.

§Hý hý, evet, seni anlýyorum..... gibi sözlü mesajlarla;

§baþ sallama, jestler ve mimiklerle, beden duruþu gibi sözsüz mesajlarla karþýmýzdakine onu dinliyor hissini vermemiz gerekir. 

Konuþmaya açýk davet: Çocuklar sorun ve duygularýný dile getirmekte güçlük çekerler. Konuþmak için yüreklendirilmek isterler. Þu örnek cümlelerle konuþmaya davet saðlanabilir: 

•O konuda konuþmak ister misin?
•Bu olay karþýsýnda neler hissettin?
•Bana örnek verir misin?
•Bu konuda neler düþünüyorsun? 

ETKÝN DÝNLEME: 

Etkin dinlemede kiþinin söylediklerinin gerçek anlamlarýnýn kavranmasý gerekir. Etkin dinleme çocuklarýn duygu boþalýmýna yardým eder. Çocuklarýn duygularýný keþfetmelerine yardýmcý olur. Etkin dinleme çocuklarýn olumsuz duygulardan korkmamalarýna yardým eder, ana-baba-çocuk arasýnda sýcak bir dostluk geliþtirir. Duyulduðunu ve anlaþýldýðýný bilmek öylesine hoþ bir duygudur ki, konuþan dinleyene karþý bir yakýnlýk duyar. Çocuklar sevgiye tepki verirler. Kiþi empati kurup doðru olarak dinleyince karþýsýndakini anlar. Bir anlamda kiþi kendisini karþýsýndaki kiþinin yerine koyar. Empati kurmayý öðrenen anne ve babalar çocuklarýna daha fazla anlayýþ göstermiþtir. 

Etkin dinleme için: 

•Çocuðun söylediðini duymak istemelisiniz. Bu onun için zaman ayýrmak anlamýna gelir. Zamanýnýz yoksa bunu çocuðunuza söylemelisiniz.
•O andaki soruna yardýmcý olmayý gerçekten istemelisiniz. Ýstemezseniz isteyinceye kadar bekleyin.
•Duygularý ne olursa olsun, sizin duygularýnýzdan ne denli farklý olursa olsun onun duygularýný gerçekten kabul etmelisiniz.
•Çocuðun duygularýný tanýdýðýna, onlarla baþ edebileceðine ve sorunlarýna çözüm bulma yeteneðine tam olarak güvenmelisiniz. Bu güveni çocuðunuz sorunlarý kendi baþýna çözdüðünü gördükçe kazanacaksýnýz.
•Duygularýn sürekli deðil, geçici olduðunu anlamalýsýnýz. Duygular geçicidir.
•Çocuðunuzu diðerlerinden farklý ayrý bir birey olarak algýlamalýsýnýz. Bu “ayrýlýk” çocuðun kendi duygularýnýn olmasýna, nesneleri kendisine göre algýlamasýna “izin” vermenize destek olur. “Ayrýlýk” ý, yalnýzca hissetseniz bile çocuða yardýmcý olabilirsiniz. Çocuðun sorunlarý olduðunda onun yanýnda olmalý ancak karýþmamalýsýnýz. 

Etkin dinlemenin en uygun zamaný çocuðun sorunu olduðunu gösterdiði andýr. Ana-babalar çocuklarýnýn duygularýný dile getireceklerini duyacaklarý iþin çoðunlukla bu aný kolaylýkla yakalayacaklardýr. 

Tüm çocuklarýn öðretmenleri, arkadaþlarý, ana- babalarýyla, kardeþleri hatta kendileri ile ilgili problemleri olabilir. Bu sorunlar onlarýn stres yaþamalarýna neden olabilir. Bu tür sorunlarýn çözümü için yardým alan çocuklar daha kendine güvenli ve daha güçlü olurlar. Yardým almayanlarsa duygusal açýdan sorunlar yaþarlar.

Etkin dinlemenin uygun zamanýný bilmek için ana-babalarýn “bir sorunum var” türünden tümceleri duymaya açýk olmalarý, ancak önce çok önemli olan “SORUN KÝMÝN?”ilkesini bilmelidirler.  

Ana-baba-çocuk iliþkisinde aþaðýdaki gibi üç durum vardýr: 

1. Çocuðun herhangi bir gereksinimi engellenmiþse sorunu var demektir. Çocuðun o anki davranýþý anne-babanýn gereksinimini karþýlamasýna somut bir biçimde engel yaratmadýðý için sorun ana-babanýn deðil, SORUN ÇOCUÐUNDUR.            

2. Çocuðun gereksinimleri engellenmeyip karþýlanmakta ve davranýþý anne-babasýnýn gereksinimini karþýlamada somut bir engel de yaratmamaktadýr. Bu nedenle ÝLÝÞKÝDE SORUN YOKTUR

3. Çocuðun gereksinimleri karþýlanmakta ancak davranýþý anne-babasýnýn gereksiniminin karþýlanmasýný somut bir biçimde engellemektedir. Þimdi SORUN ANNE-BABADADIR. 

Çocuðun sorunu olduðu zaman anne-babanýn ETKÝN DÝNLEMESÝ için en uygun zamandýr. Ancak sorun anne babadayken uygun deðildir. Çocuk sorun yaþýyorsa etkin dinleme ile onun kendi sorunlarýna çözüm bulmasýna yardým edebilirsiniz. 

Etkin dinlemenin aþýrý kullanýlmasý ya da uygun zamanda ve durumda kullanýlmamasý iþlerlik saðlamaz. Bu nedenle daha öncede belirtildiði gibi zamanlamanýn ve koþullarýn saðlanmasý gerekir. 

Çocuk insanýn babasýdýr”

W. Wordsworth

 BEN DÝLÝ: 

Genellikle anne ve babalar iletiþimde “sen dili”ni kullanýyorlar sen iletileri duygu ifade etmez . genellikle emir verme yargýlama, öðüt verme gibi iletiþim engellerini içerir. Örneðin:  

•Konuþma artýk
•Yapmamalýsýn
•Dersine çalýþmazsan
•Yaramazlýk yapýyorsun
•Bebek gibisin
•Dikkât çekmek istiyorsun
•Daha iyi öðrenmelisin...... 

Ana-baba çocuðun davranýþýný kabul etmediði zaman o davranýþ nedeniyle ne hissettiðini çocuða söylerse ileti “SEN ÝLETÝSÝ”nden “BEN ÝLETÝSÝ” ne dönüþür. Yani ben dilinde duygular konuþur. 

•Yorgun olduðum zaman caným oyun oynamak istemiyor
•Eðer bugün çok yaramazlýk yaparsan ben çok üzülürüm
•Akþam yemeðini zamanýnda yetiþtiremeyeceðim diye endiþeleniyorum 

Gerçekten de çocuktan beklediðimiz davranýþlarýn oluþmasýnda “ben dili”nin ne kadar etkili ve doðru bir iletiþim aracý olduðunu göreceksiniz. 

Ben dili çocuðun ana babasýnýn kabul edemediði davranýþýný deðiþtirmesinde daha etkili olduðu gibi çocuk- ana baba iliþkisi için de daha saðlýklýdýr. Ben dili çocuðu direnmeye, isyan etmeye yöneltmez. 

Örneðin dýþarý çýkmak için direnen bir çocuða: 

“Hayýr, hemen odana git, sokaða çýkamazsýn” demek mi doðrudur; yoksa “hava karardýðý için sokaða çýkman beni endiþelendiriyor. Bu yüzden gitmeni istemiyorum ama, yarýn erken saatte arkadaþlarýnla birlikte olmana izin verebilirim.” demek mi doðrudur? Tabii ki ilk cümle sen iletilerini içerdiði için çocukta bir direnme ya da isyana yol açacaktýr. Ancak ikinci cümlede duygularýn ifadesi söz konusu olduðu için ben dilini kullanmak daha etkilidir. Çünkü ben dili davranýþý deðiþtirme sorumluluðunu çocuða devreder.

SORUN ÇÖZME BECERÝSÝ

Kýzgýnlýk ve öfke duygusu, farkýnda olunan ya da olunmayan çatýþmalardan kaynaklanýr. Sadece kýsa süreli duygusal gerginlikleri deðil uzun süreli çatýþmalarý çözmek de, yaþamýn önemli bir parçasýný oluþturur.

Çatýþma deðiþik nedenlerden kaynaklanabiliyor çatýþmalarýn çözümüne iki temel tutum içinde yaklaþýlabilir. 

1.Ben kazanacaðým, o kaybedecek. (KAZAN / KAYBET)
2.Her ikimizin de sonuçtan memnun olmasý gerekir. (KAZAN / KAZAN ya da KAYBEDEN YOK ) yaklaþýmlarý. 

Kazan / Kaybet Yaklaþýmý:

Ýki kiþiden biri varýlan sonuçtan hoþnut kalmaz. Bu tutumda en güçlü olan, hileli davranan kazanýr. Bu yöntem beraberinde karþýlýklý iliþkilerde güvensizliði getirir. Karþýsýndakini kaybetme pahasýna tartýþma taraflardan birince kazanýlýr.

Kaybeden Yok Yaklaþýmý:

Bir çatýþma konusu ortaya çýktýðý zaman, taraflardan her biri sadece kendi isteðinin yapýlmasýna olanak verecek bir çözümde ýsrar edecek yerde, her ikisi de yaratýcý bir biçimde iki tarafý birden tatmin edecek bir çözüm yolu bulmaya çalýþýrlar. Çatýþmayý çözebilecek deðiþik yollar düzenli bir biçimde gözden geçirilerek bu gerçekleþtirilebilir. 

Sorun çözebilmek için kullanýlabilecek aþamalar:  

1.Birinci aþama:  

ÇATIÞMAYI TANIYIN: Sizce sorun nedir? Bu konuda kendinizi nasýl hissediyorsunuz? Burada “BEN DÝLÝ” kullanmayý ve her ikinizi de memnun edecek bir çözüme ulaþma tutumu içinde olduðunuzu belirtmeyi ihmal etmeyin.            

2.Ýkinci aþama:  

BÝR ÇOK ÇÖZÜM YOLU ORTAYA KOYUN: beþ yada on dakika gibi belirli bir zaman süresi içinde aklýnýza gelen çözümleri. Ýyi ya da kötü, mümkün ya da deðil gibi süzgeçlerden geçirmeden olduðu gibi ortaya koyun. Bu aþamada amaç sorunla ilgili olabildiði kadar çok sayýda çözüm yolunu bir liste halinde ifade edebilecek duruma gelmenizdir.           

3.Üçüncü aþama: 

ÇÖZÜM YOLLARINI DEÐERLENDÝRÝN: Bu aþamada her çözüm yolunu deðerlendirerek, bu çözüm yollarýnýn her birinizi tatmin ettiðini tartýþacaksýnýz. Bu evrede kiþilerin dürüstçe düþüncelerini ifade etmeleri önemlidir. Bir çözüm tarzýný istemediði halde karþýsýndaki memnun olsun diye kabul etmek, iki kiþinin arasýndaki iliþkinin saðlýðý bakýmýndan sakýncalýdýr.           

4.Dördüncü aþama:  

EN ÝYÝ ÇÖZÜMDE ANLAÞIN: Þu ana dek bütün seçenekleri gözden geçirmiþ bulunuyorsunuz. Þimdi her ikinizi de en çok tatmin edecek kararý verme durumudur bu karara ulaþtýktan sonra çözümün ne anlama geldiði bir kez daha her iki kiþi tarafýndan ifade edilir.           

5.Beþinci aþama: 

ÇÖZÜMÜ UYGULAMAYA KOYUN: Bu evrede çözümün ayrýntýlarýný konuþmaya baþlarsýnýz. Burada ayrýntýlardan kastedilen, çözüm uygulamaya konduðunda her iki tarafça ne gibi uyarlamalar ve ayarlamalar yapýlmasý gerektiðinin konuþulmasýdýr. Çözüm bir planlamayý gerektiriyorsa hemen planlamaya baþlayýn. Burada üzerinde durulmasý gereken nokta çözümün uygulanmaya geçebilmesi için gerekli iþlemlerin her iki kiþi tarafýndan anlaþýlmýþ olmasýdýr. 

6.Altýncý aþama: 

ÇÖZÜMÜ GÖZDEN GEÇÝRME: Bir çözümün gerçekten uygulanabilir ve uygulanamaz olduðunu denemeden anlamak zordur. Çözümü bir süre uyguladýktan sonra gözden geçirmek üzere bir araya gelmekte büyük fayda var. Bu durumdan sonra çözüm tarzýnda bazý deðiþiklikler önerilebilir. Hatta öyle bir durum olabilir ki çözümü her iki taraf tatmin edici bulmayýp yeniden gözden geçirmek gereði duyulabilir. 

 Önemli olan sorunun altýnda ezilmek yerine her iki tarafý da hoþnut edecek bir çözüme ulaþýncaya kadar yaratýcý bir biçimde sorunla uðraþmak yapýcý çözüm önerileri getirmektir. Zaten anlatýlan tüm bu bilgiler yerine geldiðinde iliþkiler daha yapýcý olacak ve karþýlýklý olarak birbirini anlama söz konusu olacaktýr.

 KAYNAKÇA 

§ACAR, Nilüfer Voltan Terapötik Ýletiþim
§AKBOY, Rengin Eðitim Psikolojisi
§ATTAR, Handan Çocuk Suçluluðu ve Eðitimi
§BAÞARAN, Ýbrahim Ethem Görüþme Ýlke ve Teknikleri
§CÜCELOÐLU, Doðan Ýçimizdeki Çocuk
§CÜCELOÐLU, Doðan Yeniden Ýnsan Ýnsana
§DÖKMEN, Üstün Ýletiþim Çatýþmalarý ve Empati
§EKÞÝ, Aysel Çocuk Genç Ana Babalar
§GANDER, J. Mary Çocuk ve Ergen Geliþimi
§GORDON, Thomas E. A. E Aile iletiþim Dili
§GORDON, Thomas E. A. E Uygulamalar
§YAVUZER, Haluk Çocuk Psikolojisi
§YAVUZER, Haluk Çocuk ve Suç
§YÖRÜKOÐLU, Atalay Çocuk Ruh Saðlýðý
§YÖRÜKOÐLU, Atalay Gençlik Çaðý
§YÖRÜKOÐLU, Atalay Deðiþen Toplumda Aile ve Çocuk
§D.E.Ü Eðitim Bilimleri Bölüm Geliþim Psikolojisi Ders Notlarý
§D.E.Ü Eðitim Bilimleri Bölümü Eðitim Psikolojisi Ders Notlarý
§D.E.Ü Eðitim Bilimleri Bölümü Ýnsan Ýliþkileri Ders Notlarý

 

<-  Geri

 

REHBERLÝK SERVÝSÝ

 www.egitiminsesi.com © 2006

 
Ana Sayfa | Dosyalar | Sunumlar | Forumlar | Haberler | Ä°letiÅŸim |  Haber Bandı  
 

Sitemiz PHPNuke alt yapısı kullanılarak tarafımızca hazırlanmıştır. Her hakkı saklıdır.
1024x768 pixsel görüntü boyutuna göre düzenlenmiştir.
WebMaster: Yılmaz Öğretmen © 2011
EÄŸitimin Sesi  PHP-Nuke Resmi Sitesi