1.
Deðerli olma duygusu: Aile içindeki etkileþim çocuklarý ya “ben
deðerliyim” ya da “deðersizim” duygusuna götürür. Bu gereksinim aile içinde
yerine getirilmezse çocuk her türlü davranýþla bu duyguyu elde etmeye
çalýþýr. Ergenlik çaðýndaki erkek çocuklarýn çete (gang) kurarak çoðu kez
ölümle sonuçlanan çatýþmalarý da, kendilerini önemli görmeyen aile
ortamlarýna bir tepki olarak yorumlanýr. ”Ben deðerliyim” duygusunu aile
içinde elde eden birey kendisini kanýtlamak için aþýrý davranýþlarda
bulunmaya gerek duymaz.
2.
Güven ortamý: Aile içindeki bireylerin emniyette olduðu, dýþarýdaki
tehlikeli olaylarýn aile içine girmeyeceði duygusu, bu gereksinmenin temel
nedenidir. Eðer çocuk ev içinde kendisini güven içinde bulmuyorsa çocuk
ailenin dýþýnda bir yere yönelir. Aile ile olan baðlarýný koparýr.
3.
Yakýnlýk ve dayanýþma duygusu: Aile içinde temel güven ve dayanýþma
varsa aile dýþýnda bireyin karþýlaþtýðý stres getirici olumsuz olaylar
yýkýcý etkisini pek göstermez. Güven duygusunun baskýn olduðu aile dýþ
dünyanýn yaratmýþ olduðu sýkýntý ve kaygýlarýndan kendisini kurtarýr. Bu tür
aile içinde olan kimseler kendilerine olduðu gibi çevresine de güvenirler.
Eðer aile içinde güven ve dayanýþma saðlanmamýþsa bu insanlar yoðun stres ve
gerginlik yaþarlar. Bu kiþiler kendilerine dahi güvenemezler. Dolayýsýyla
çevresinde yakýn iliþkiler kuramazlar.
4.
Sorumluluk duygusu: Aile sistemi içindeki anne ve babalar davranýþ ve
sözleri ile sorumluluk duygusunu ifade ederler. Aile içinde sadece anne baba
deðil herkes sorumluluk duygusunu paylaþýr. Elbette ki çocuklara yaþlarý
oranýnda sorumluluk yüklenmelidir. Tüm sorumluluðu kendi üzerine alan,
çocuðunu sorumluluktan kurtaran anne ve babalar kendi yaþamýný
biçimlendirmekten aciz sürekli baþkalarýnýn yönetiminde olmaya yönelik
bireyler yetiþtirirler Bu tür tutumlar sonucunda yetiþmiþ bireyler
yaþamlarýnda yer alan olaylardan sürekli baþkalarýný sorumlu tutarlar.
Geliþimsel dönemi göz önüne alýnarak çocuðun odasýný toparlamasý, ev
iþlerine yardým etmesi gibi konularda sorumluluðu saðlanabilir. Bunu
yaparken kýz ve erkek iþleri kesin çizgilerle ayrýlmamalýdýr. 5.Zorluklarla
mücadele ederek onlarýn üstesinden gelmeyi öðrenme: Çocuða her þey hazýr
verilmemelidir. Sorumluluk duygusunun geliþimi ile ilgili anlatýlanlar
zorluklarla mücadele etme ile ilgilidir. Çocuðun içinde bulunduðu geliþimsel
dönem göz önünde bulundurularak çocuk kendi sorunlarý ile baþ baþa
býrakýlmalýdýr. Bu durum onlarýn zor sorunlarý ile mücadele ederek,
uðraþmasýna olanak vermek, kendisine güvenli sorun çözme becerileri geliþmiþ
bireyler olarak yetiþmeleri için gereklidir. Karþýlaþtýðý her zorluða aþýrý
yardým eden ana babalarýn çocuklarý sürekli baþkalarýna muhtaç, kendilerine
güvensiz olur. Böyle kiþiler yetenek becerilerini keþfedemezler. 6.Mutluluk
ve kendisini gerçekleþtirme ortamý: Aile ortamý bir mutluluk ortamýdýr.
Þimdiye kadar anlatýlan gereksinimlerin karþýlanmasý mutlu olmayý getirir.
Evde deðerli olduðu duygusunu tadan birey mutlu olur ve yaptýðý þeylerden
doyum alýr, kendini gerçekleþtirme olanaðý bulur. 7.Saðlýklý manevi yaþamýn
temellerini oluþturma ortamý: Katý din kurallarý altýnda yetiþtirilmiþ çocuk
sürekli yargýlanacaðý, cezalandýrýlacaðý korkusunu yaþar. Kendi yaþantý ve
deneyimlerini zenginleþtirecek iç ve dýþ dünyasýný araþtýrýp keþfedeceði
yerine körü körüne itaati, kendi düþünce ve duygularýndan utanmayý öðrenir.
Saðlýklý manevi yaþam ailenin çocuðuna verebileceði en önemli süreçtir.
Saðlýklý bir manevi temeli olan insanlar kendisi ile barýþýk, insan
iliþkileri olumlu ve kuvvetli saygýlý bireyler olarak yetiþirler.
KORUNMASI GEREKEN BEÞ TEMEL ÖZGÜRLÜK
1.
Þimdi ve burada olaný duyma ve görme (algýlama) özgürlüðü
2. Kendi düþündüðünü olduðu gibi ifade edebilme özgürlüðü
3. Kendi duygularýný olduðu gibi ifade edebilme özgürlüðü
4. Kendi arzularýna göre bir þeyi isteme ya da reddetme özgürlüðü
5. Olmak istediði yönde geliþerek kendi özünü gerçekleþtirme özgürlüðü
Tanrým bana
Deðiþtiremeyeceðim þeyleri kabul etmek için
SÜKÛNET
Deðiþtirebileceklerimi
deðiþtirmek için
CESARET
Ýkisini birbirinden
ayýrabilmek için de
AKIL VER
AÝLE ÝÇÝ ÝLETÝÞÝM
Etkili iletiþimin temelinde bireyin kendisini tanýmasý, kendi deðerlerinin
ve tutumlarýnýn farkýnda olmasý ve kendine güven yatar. Ýyi bir iletiþimci
ipuçlarýný anýnda görür (jestler, mimikler, beden duruþu) ve onlarý gerçekçi
olarak deðerlendirir.
ÝLETÝÞÝM
ENGELLERÝ
1. Emir vermek, Yönlendirmek:
Bu iletiler kiþinin duygularýnýn önemsiz olduðu mesajýný verir. Kiþi diðer
kiþinin istediðini yapma zorunluluðunu hisseder.
2. Uyarmak, Gözdaðý vermek:
Bu iletiler de emir verme ve yönlendirmeye benzer; ancak kiþinin vereceði
yanýtýn karþýlýðý olacak tümceleri de içerir. Kiþinin isteklerine saygý
duyulmadýðý mesajýný verir. Bu durum kiþide öfke ve düþmanlýk yaratýr.
3. Ahlak dersi vermek: Bu tür iliþkilerde otoritenin ve zorunluluklarýn gücü
kiþiye karþý kullanýlýr. “yapmalýsýn, etmelisin” mesajlarýný iletir ve
bireyi karþý koymaya zorlar.
4. Öðüt vermek ve çözüm önerileri getirmek:
Kiþinin sorunlarýný kendi kendisine çözeceði yeteneðinin olmadýðýna
inanýldýðýný gösterir.
5. Öðretme, nutuk çekme, mantýklý düþünceler önerme:
Bu durum aile içinde o anda herhangi bir sorun yokken çocuklar tarafýndan
kabul edilebiliyor; ancak, sorun anýnda bu durum kabul edilmiyor ve daha
fazla çatýþmalara neden oluyor. Mantýklý düþünceler önerme çocuðun mantýksýz
ve bilgisiz olduðuna dair mesaj iletir.
6. Yargýlamak, eleþtirmek, suçlamak,ayný düþüncede olmamak:
Bu iletiler çocuk üzerinde diðerlerinden daha fazla olumsuz etki yapar. Bu
deðerlendirmeler çocuðun benlik saygýsýný düþürür. Çocuklar hakkýnda yapýlan
olumsuz deðerlendirmeler çocuðun kendisini deðersiz, yetersiz görmesine
neden olur.
7. Övmek, ayný düþüncede olmak, olumlu deðerlendirmeler yapmak:
Genel inanç olarak bu durumun çocuða zarar vereceði hiç düþünülmez. Çocuðun
öz imgesine uymayan deðerlendirmelerin yapýlmasý çocukta kýzgýnlýk yaratýr.
Çocuklar bu iletileri anne babanýn kendilerini yönlendirme ve isteðini
yaptýrma giriþimi için kurnazlýk olarak yorumlarlar. “Siz böyle söyleyince
sanki ben daha çok mu çalýþacaðým?” gibi düþünürler. Övgü ise baþkalarýnýn
yanýnda yapýlýyorsa çocuðu utandýrýr. Aþýrý övgü sonucunda çocuk buna alýþýr
ve övülmeye gereksinim duymaya baþlar.
8. Ad takmak, alay etmek: Çocuðun benlik saygýsý üzerinde olumsuz etki
yapar.
9. Yorumlamak, analiz etmek, taný koymak: Bu durum çocuðun konuþmasýný,
kendi duygularýný ifade etmesini engeller.
10. Güven vermek, desteklemek, avutmak, duygularýný paylaþmak: Anne
babalar çocuklarýnýn duygularýný tam olarak anlamadýklarýnda ortaya çýkar.
Böyle bir durumda sorun hiç yokmuþ gibi algýlanýp avutma eðilimine gidilir.”
Üzülme yarýn her þey düzelecek, kendini daha iyi hissedeceksin” gibi
mesajlarýn verilmesi çocuðun önemsenmediði hissini verir.
11. Soru sormak, sýnamak, sorgulamak: Çocuk sorgulanýyor hissine
kapýldýðýnda bu durum onda güvensizlik, kuþku oluþturur.
12. Sözünden dönmek, oyalamak, alay etmek, þakacý davranmak, konuyu
saptýrmak: Böyle iletiler yüzünden çocuk anne babasýnýn onunla
ilgilenmediðini, duygularýna saygý göstermediðini belki de onu dýþladýðýný,
dikkâte almadýðýný düþünür. Çocuklar sorunlarýný dile getirdiklerinde çok
ciddidir. Þaka ve espriyle karþýlýk vermek onlarý incitebilir ve itilmiþlik
kenara atýlmýþlýk duygusunu verir.
ANA BABALAR ON ÝKÝ ÝLETÝÞÝM ENGELÝNÝ KULLANINCA...
YANIT
ÝLETÝÞÝM ENGELÝ
*
“Benim oðlum okulu býrakamaz. Buna izin vermem.”
EMÝR
VERME -
YÖNLENDÝRME
*
“Okulu býrakýrsan benden para mara bekleme.”
UYARMA -
GÖZDAÐI VERME
*
“Okumak herkese nasip olmayan ödüllendirici bir
deneyimdir.”
AHLAK DERSÝ VERME
*
“Ödevini yapmak için neden bir program yapmýyorsun?”
ÖÐÜT
VERME -
ÇÖZÜM GETÝRME
*
“Üniversite mezunu lise
mezunundan yüzde elli fazla kazanýr.”
NUTUK ÇEKME -
ÖÐRETME
*
“Uzak görüþlü deðilsin. Düþüncelerin henüz yeterince olgunlaþmamýþ.”
YARGILAMA -
ELEÞTÝRME - SUÇLAMA
*
“Her zaman gelecek için umut veren iyi bir öðrenci oldun.”
ÖVME
*
“Hippi gibi
konuþuyorsun.”
AD
TAKMA -
ALAY ETME
*
“Çaba göstermediðin için
okuldan hoþlanmýyorsun.”
YORUMLAMA -
ANALÝZ ETME
*
“Duygularýný anlýyorum,
ama son sýnýfta daha iyi olacak.”
GÜVEN VERME -
DUYGULARINI PAYLAÞMA
*
“Eðitimsiz ne yapacaksýn? Nasýl geçineceksin?”
SINAMA -
SORU SORMA -
SORGULAMA
*
“Yemekte sorun
istemiyorum.”
KONUYU SAPTIRMA
Bu
alýþtýrma çocukta sorun olduðunda ana babanýn tipik tavrýnýn iletiþim
engelli sözler söylemek olduðunu göstermiþtir. Ana babalar bu tür yanýtlar
kullanýnca aralarýndaki iletiþim aþaðýdaki gibi gösterilir.
ÇOCUK
ÝLETÝ
ANNE
/ BABA
Gönderici
"Sorunum Var"
¾ ¾
¾ ¾ ¾ ¾ ¾ ¾ ¾ ¾ ¾ ®
Alýcý
........................................................
ÇOCUK
ENGEL
ANNE/ BABA
Alýcý
"Yanýt"
¾
¾ ¾ ¾ ¾ ¾ ¾ ¾ ¾ ¾ ¾
Gönderici
Bu
tür yanýtlar çocuktan gelecek bir sonraki iletiþimi engeller; ana-baba çocuk
iliþkisi gibi çocuðun benlik saygýsýný da olumsuz engeller. Çocuklar
üzerinde aþaðýdaki olumsuz sonuçlarý oluþturma tehlikesi taþýr:
•Konuþmalarýný engeller
•Savunmaya geçirir
•Kavgacý yapar, karþý saldýrýya yöneltir
•Yetersiz olduklarýný hissettirir
•Kýzdýrýr, küstürür
•Olduklarý gibi kabul edilemedikleri duygusunu uyandýrýr
•Sorunlarýný çözmede kendilerine güvenilmediðini hissettirir
•Anlaþýlmadýklarýný hissettirir
•Duygularýnýn yersiz olduðunu hissettirir
•Kýzdýrýr, yýlgýnlýða uðratýr
•Sorgulanýyor duygusunu yaratýr
•Anne ve babasýnýn kendisiyle ilgilenmediði duygusunu uyandýrýr.
AÝLE
KURALLARI
Her
aile gerek açýk gerekse kapalý olarak kurallarýný belirlemiþtir. Saðlýklý
ailede kurallar gizli deðil açýk olarak belirlenmiþtir. Aile içindeki
bireyler birbirlerinin iyi tanýrlar, duygular karþýlýklý olarak hissedilir.
Evde eþitlik söz konusudur.
Mutlaka ki zaman zaman her evde küçük de olsa çatýþmalar yaþanýr. Hiç
çatýþma yaþanmayan bir evde büyük olasýlýkla maskeler takýlýdýr. Yani sosyal
maskeler iletiþimde bulunuyordur.
Çatýþma uzun süreli iliþki içinde olan kiþiler arasýnda doðal olarak ortaya
çýkar. Önemli olan çatýþmanýn çýkmasýný önlemek deðil, çatýþma çýktýðý zaman
kiþilerin birbirleriyle nasýl etkileþim kuracaðýnýn bilinmesidir. Aralarýnda
çýkan çatýþmayý birbirlerini kýrmadan çözebilme becerisini gösteren çiftler
saðlýklý bir aile kurar.
SAÐLIKLI BÝR AÝLEDE
SORUNLARI ÇÖZMEK ÝÇÝN
KULLANILAN YÖNTEMLER:
•Duygu ve düþünceler olduðu gibi, abartýlmadan ortaya konulmalýdýr (Bu
tutuma kendine güvenli ve kendine saygýlý tutum diyoruz. Bu tutum içinde
olan kiþiler hem kendilerine hem de baþkalarýna saygý gösterirler.)
•Sorunlar þimdiki baðlam içinde ele alýnmalý ve eski birikimler iþin içine
sokulmamalýdýr.
•Kesinlikle öðüt verme kullanýlmamalý, davranýþlar somut bir biçimde
ayrýntýlý olarak ele alýnmalýdýr.
•Yargýlamaya gidilmemeli, kiþiler kendi duygu ve düþüncelerini ifade
edebilmelidirler.
•Duygu ve düþünceler, ne az ne eksik, olduðu gibi olduðu gibi ifade
edilmelidir; karþýsýndakinin ne beklediðine ya da en mükemmel olmasý
gerektiðine göre ifadeler aranmamalýdýr.
•Konunun özü ile konuya iliþkin olmayan ayrýntýlar birbirinden ayýrt
edilmelidir. Örneðin siz çocuðunuza “iki saat geciktin” dediðinizde,
çocuðunuz size: “hayýr bir saat kýrk beþ dakika geciktim” dememelidir.
•Sorun çözmede etkin dinleme kullanýlmalýdýr. (daha sonraki bölümde
ayrýntýlý olarak anlatýlacak)
•Belirli bir zaman konusu içinde ancak bir çatýþma üzerinde durulmalý, baþka
çatýþma konularý çatýþmaya katýlmamalý.
Örneðin: “hem geç kalýyorsun hem de bana yardým etmiyorsun” diyerek iki
konuyu birden ortaya atmamak gerekir.
•Birinin haklý çýkmasý yerine her iki tarafýn da anlaþabileceði bir çözüme
yönelmek gerekir. “ben haklýyým, sen yanlýþ hareket ediyorsun” tarzýnda
davranmamak gerekir.
Saðlýksýz ailede gizli kurallar:
Saðlýksýz ailede kurallar bilinçaltýndadýr. Gizli ve açýða çýkmamýþtýr. Bu
kurallarý kimse tartýþamaz. Ýþte saðlýksýz ailede geçerli olan kurallar
þunlardýr:
1.Denetleme:
çocuk duygu ve düþüncelerini ifade ederken hep korku içindedir. Ya da
duygularýný ifade edemez, bastýrýr. Söyleyeceklerini hep önceden kestirmek
zorundadýr. Kendiliðinden ortaya çýkan davranýþ kötüdür, affedilmez. Bu tür
ailelerde saðlýklý bir güven ortamý söz konusu deðildir.
2.Mükemmeliyetçilik:
Yapýlan her iþte, girilen her sýnavda kiþinin mükemmel olmasý beklenir. Her
þey göstermeliktir, baþkasýnýn beðenmesi için yapýlýr. Mükemmeliyetçilik
kiþinin kendi gerçeðinin hiçbir deðeri olmadýðýný kendi düþünüþ ve
deðerlendiriliþinin önemsiz olduðunu ifade eder. Bu ortamda yetiþen çocuðun
temel duygusu umutsuzluktur. Kendilerini deðersiz, yetersiz bulurlar.
3.Suçlama:
Suçlama olaylarý olduðu gibi kabul etmemenin bir sonucudur. Yapýlan
suçlamalar her þeyin denetim altýnda tutulmasý gerektiði ve yapýlan her
þeyin mükemmel olmasýnýn zorunlu olmasý gerektiðini ortaya çýkarýr. Bu durum
ise kiþide kaygý ve utanç duygularýný yaratýr.
4.Beþ temel özgürlüðün inkârý:
Saðlýksýz ailede kiþilerin doðal olarak geliþtirdikleri algýlama, duygu,
düþünce, davranýþ, arzu ve amaçlarý inkâr edilir. “içinden geldiði gibi
deðil; mükemmeliyetçi kurala uyarak, baþkalarýnýn senden beklediði biçimde
algýla, duygulan, düþün,davran, arzu et, ve amaç edin.” Bu durum kiþini
kendi gerçeðini inkâr etmesine neden olur. Böylece kiþi tamamen dýþa
baðýmlý, kendi iç dünyasýyla iliþkisi kopuk, robot gibi yaþar. Böyle bir
kiþinin mutlu olmasý da söz konusu olmaz.
5.Konuþmanýn yasak olmasý:
Saðlýksýz bir ailede özellikle çocuklarýn duygu ve düþüncelerini ifade
etmesine olanak verilmez. Bu duru çocuklarda deðersizlik duygularýna neden
olur.
6.Küskünlük ve kýrgýnlýklarýn sürdürülmesi:
Aile içindeki kýrgýnlýk ve küskünlüklerin sürdürülmesi, kiþilerin
birbirlerini anlamasýný ve sorunun çözülmesini engeller.
7.Kimseye güvenmeme:
Saðlýksýz bir ailede kimse kimseye güvenmez. Aslýnda güven var gibi görünse
de temelde güvensizlik vardýr. Saðlýksýz ailede yetiþen kiþi kimseden saygý
ve gerçek sevgi görmediði için kimsenin kendisine yardým edemeyeceðine
inanýr. Yardým etmek isteyenlerin “mutlaka art düþüncesi vardýr, çýkarý
vardýr” diye düþünür.
Saðlýksýz ailede yetiþen kiþilerin kendilerine güveni olmaz. Bu kiþiler
mutlaka dýþtan denetimli bireyler olurlar.
“Temelinde sevgi olan
hiçbir eðitim baþarýsýzlýða uðramaz”
Pestallozi
DÝNLEME
BECERÝLERÝ
Edilgin dinleme (sessizlik):
karþýsýndakinin konuþmasýna olanak verme. Edilgin dinleme kiþiye:
•Duygularýný duymak istiyorum
•Duygularýný kabul ediyorum
•Benimle paylaþmak istediðin konuda vereceðin karara güveniyorum
•Bu senin sorunun sorumlu sensin gibi güçlü mesajlarý verir.
Kabul ettiðini gösteren tepkiler:
Sessizlik iletiþimi engellemesine karþýn çocuða kabul edilmediði izlenimini
verir. Ona gerçekten tüm dikkâtimizi verdiðimizi göstermeliyiz.
§Bunu
yapmak içinse karþýmýzdakine sözlü ve sözsüz mesajlar iletmeliyiz.
§Hý
hý, evet, seni anlýyorum..... gibi sözlü mesajlarla;
§baþ
sallama, jestler ve mimiklerle, beden duruþu gibi sözsüz mesajlarla
karþýmýzdakine onu dinliyor hissini vermemiz gerekir.
Konuþmaya açýk davet:
Çocuklar sorun ve duygularýný dile getirmekte güçlük çekerler. Konuþmak için
yüreklendirilmek isterler. Þu örnek cümlelerle konuþmaya davet
saðlanabilir:
•O
konuda konuþmak ister misin?
•Bu olay karþýsýnda neler hissettin?
•Bana örnek verir misin?
•Bu konuda neler düþünüyorsun?
ETKÝN DÝNLEME:
Etkin dinlemede kiþinin söylediklerinin gerçek anlamlarýnýn kavranmasý
gerekir. Etkin dinleme çocuklarýn duygu boþalýmýna yardým eder. Çocuklarýn
duygularýný keþfetmelerine yardýmcý olur. Etkin dinleme çocuklarýn olumsuz
duygulardan korkmamalarýna yardým eder, ana-baba-çocuk arasýnda sýcak bir
dostluk geliþtirir. Duyulduðunu ve anlaþýldýðýný bilmek öylesine hoþ bir
duygudur ki, konuþan dinleyene karþý bir yakýnlýk duyar. Çocuklar sevgiye
tepki verirler. Kiþi empati kurup doðru olarak dinleyince karþýsýndakini
anlar. Bir anlamda kiþi kendisini karþýsýndaki kiþinin yerine koyar. Empati
kurmayý öðrenen anne ve babalar çocuklarýna daha fazla anlayýþ
göstermiþtir.
Etkin dinleme için:
•Çocuðun söylediðini duymak istemelisiniz. Bu onun için zaman ayýrmak
anlamýna gelir. Zamanýnýz yoksa bunu çocuðunuza söylemelisiniz.
•O andaki soruna yardýmcý olmayý gerçekten istemelisiniz. Ýstemezseniz
isteyinceye kadar bekleyin.
•Duygularý ne olursa olsun, sizin duygularýnýzdan ne denli farklý olursa
olsun onun duygularýný gerçekten kabul etmelisiniz.
•Çocuðun duygularýný tanýdýðýna, onlarla baþ edebileceðine ve sorunlarýna
çözüm bulma yeteneðine tam olarak güvenmelisiniz. Bu güveni çocuðunuz
sorunlarý kendi baþýna çözdüðünü gördükçe kazanacaksýnýz.
•Duygularýn sürekli deðil, geçici olduðunu anlamalýsýnýz. Duygular
geçicidir.
•Çocuðunuzu diðerlerinden farklý ayrý bir birey olarak algýlamalýsýnýz. Bu
“ayrýlýk” çocuðun kendi duygularýnýn olmasýna, nesneleri kendisine göre
algýlamasýna “izin” vermenize destek olur. “Ayrýlýk” ý, yalnýzca hissetseniz
bile çocuða yardýmcý olabilirsiniz. Çocuðun sorunlarý olduðunda onun yanýnda
olmalý ancak karýþmamalýsýnýz.
Etkin dinlemenin en uygun zamaný çocuðun sorunu olduðunu gösterdiði andýr.
Ana-babalar çocuklarýnýn duygularýný dile getireceklerini duyacaklarý iþin
çoðunlukla bu aný kolaylýkla yakalayacaklardýr.
Tüm
çocuklarýn öðretmenleri, arkadaþlarý, ana- babalarýyla, kardeþleri hatta
kendileri ile ilgili problemleri olabilir. Bu sorunlar onlarýn stres
yaþamalarýna neden olabilir. Bu tür sorunlarýn çözümü için yardým alan
çocuklar daha kendine güvenli ve daha güçlü olurlar. Yardým almayanlarsa
duygusal açýdan sorunlar yaþarlar.
Etkin dinlemenin uygun zamanýný bilmek için ana-babalarýn “bir sorunum var”
türünden tümceleri duymaya açýk olmalarý, ancak önce çok önemli olan “SORUN
KÝMÝN?”ilkesini bilmelidirler.
Ana-baba-çocuk iliþkisinde aþaðýdaki gibi üç durum vardýr:
1.
Çocuðun herhangi bir gereksinimi engellenmiþse sorunu var demektir. Çocuðun
o anki davranýþý anne-babanýn gereksinimini karþýlamasýna somut bir biçimde
engel yaratmadýðý için sorun ana-babanýn deðil, SORUN ÇOCUÐUNDUR.
2.
Çocuðun gereksinimleri engellenmeyip karþýlanmakta ve davranýþý
anne-babasýnýn gereksinimini karþýlamada somut bir engel de yaratmamaktadýr.
Bu nedenle ÝLÝÞKÝDE SORUN YOKTUR
3.
Çocuðun gereksinimleri karþýlanmakta ancak davranýþý anne-babasýnýn
gereksiniminin karþýlanmasýný somut bir biçimde engellemektedir. Þimdi SORUN
ANNE-BABADADIR.
Çocuðun sorunu olduðu zaman anne-babanýn ETKÝN DÝNLEMESÝ için en uygun
zamandýr. Ancak sorun anne babadayken uygun deðildir. Çocuk sorun yaþýyorsa
etkin dinleme ile onun kendi sorunlarýna çözüm bulmasýna yardým
edebilirsiniz.
Etkin dinlemenin aþýrý kullanýlmasý ya da uygun zamanda ve durumda
kullanýlmamasý iþlerlik saðlamaz. Bu nedenle daha öncede belirtildiði gibi
zamanlamanýn ve koþullarýn saðlanmasý gerekir.
“Çocuk insanýn
babasýdýr”
W. Wordsworth
BEN
DÝLÝ:
Genellikle anne ve babalar iletiþimde “sen dili”ni kullanýyorlar sen
iletileri duygu ifade etmez . genellikle emir verme yargýlama, öðüt verme
gibi iletiþim engellerini içerir. Örneðin:
•Konuþma artýk
•Yapmamalýsýn
•Dersine çalýþmazsan
•Yaramazlýk yapýyorsun
•Bebek gibisin
•Dikkât çekmek istiyorsun
•Daha iyi öðrenmelisin......
Ana-baba çocuðun davranýþýný kabul etmediði zaman o davranýþ nedeniyle ne
hissettiðini çocuða söylerse ileti “SEN ÝLETÝSÝ”nden “BEN ÝLETÝSÝ” ne
dönüþür. Yani ben dilinde duygular konuþur.
•Yorgun olduðum zaman caným oyun oynamak istemiyor
•Eðer bugün çok yaramazlýk yaparsan ben çok üzülürüm
•Akþam yemeðini zamanýnda yetiþtiremeyeceðim diye endiþeleniyorum
Gerçekten de çocuktan beklediðimiz davranýþlarýn oluþmasýnda “ben dili”nin
ne kadar etkili ve doðru bir iletiþim aracý olduðunu göreceksiniz.
Ben
dili çocuðun ana babasýnýn kabul edemediði davranýþýný deðiþtirmesinde daha
etkili olduðu gibi çocuk- ana baba iliþkisi için de daha saðlýklýdýr. Ben
dili çocuðu direnmeye, isyan etmeye yöneltmez.
Örneðin dýþarý çýkmak için direnen bir çocuða:
“Hayýr, hemen odana git, sokaða çýkamazsýn” demek mi doðrudur; yoksa “hava
karardýðý için sokaða çýkman beni endiþelendiriyor. Bu yüzden gitmeni
istemiyorum ama, yarýn erken saatte arkadaþlarýnla birlikte olmana izin
verebilirim.” demek mi doðrudur? Tabii ki ilk cümle sen iletilerini içerdiði
için çocukta bir direnme ya da isyana yol açacaktýr. Ancak ikinci cümlede
duygularýn ifadesi söz konusu olduðu için ben dilini kullanmak daha
etkilidir. Çünkü ben dili davranýþý deðiþtirme sorumluluðunu çocuða
devreder.
SORUN ÇÖZME BECERÝSÝ
Kýzgýnlýk ve öfke duygusu, farkýnda olunan ya da olunmayan çatýþmalardan
kaynaklanýr. Sadece kýsa süreli duygusal gerginlikleri deðil uzun süreli
çatýþmalarý çözmek de, yaþamýn önemli bir parçasýný oluþturur.
Çatýþma deðiþik nedenlerden kaynaklanabiliyor çatýþmalarýn çözümüne iki
temel tutum içinde yaklaþýlabilir.
1.Ben kazanacaðým, o kaybedecek. (KAZAN / KAYBET)
2.Her ikimizin de sonuçtan memnun olmasý gerekir. (KAZAN / KAZAN ya da
KAYBEDEN YOK ) yaklaþýmlarý.
Kazan / Kaybet Yaklaþýmý:
Ýki
kiþiden biri varýlan sonuçtan hoþnut kalmaz. Bu tutumda en güçlü olan,
hileli davranan kazanýr. Bu yöntem beraberinde karþýlýklý iliþkilerde
güvensizliði getirir. Karþýsýndakini kaybetme pahasýna tartýþma taraflardan
birince kazanýlýr.
Kaybeden Yok Yaklaþýmý:
Bir
çatýþma konusu ortaya çýktýðý zaman, taraflardan her biri sadece kendi
isteðinin yapýlmasýna olanak verecek bir çözümde ýsrar edecek yerde, her
ikisi de yaratýcý bir biçimde iki tarafý birden tatmin edecek bir çözüm yolu
bulmaya çalýþýrlar. Çatýþmayý çözebilecek deðiþik yollar düzenli bir biçimde
gözden geçirilerek bu gerçekleþtirilebilir.
Sorun çözebilmek için kullanýlabilecek aþamalar:
1.Birinci aþama:
ÇATIÞMAYI TANIYIN:
Sizce sorun nedir? Bu konuda kendinizi nasýl hissediyorsunuz? Burada “BEN
DÝLÝ” kullanmayý ve her ikinizi de memnun edecek bir çözüme ulaþma tutumu
içinde olduðunuzu belirtmeyi ihmal etmeyin.
2.Ýkinci aþama:
BÝR ÇOK ÇÖZÜM YOLU ORTAYA KOYUN:
beþ yada on dakika gibi belirli bir zaman süresi içinde aklýnýza gelen
çözümleri. Ýyi ya da kötü, mümkün ya da deðil gibi süzgeçlerden geçirmeden
olduðu gibi ortaya koyun. Bu aþamada amaç sorunla ilgili olabildiði kadar
çok sayýda çözüm yolunu bir liste halinde ifade edebilecek duruma
gelmenizdir.
3.Üçüncü aþama:
ÇÖZÜM YOLLARINI DEÐERLENDÝRÝN:
Bu aþamada her çözüm yolunu deðerlendirerek, bu çözüm yollarýnýn her
birinizi tatmin ettiðini tartýþacaksýnýz. Bu evrede kiþilerin dürüstçe
düþüncelerini ifade etmeleri önemlidir. Bir çözüm tarzýný istemediði halde
karþýsýndaki memnun olsun diye kabul etmek, iki kiþinin arasýndaki iliþkinin
saðlýðý bakýmýndan sakýncalýdýr.
4.Dördüncü aþama:
EN ÝYÝ ÇÖZÜMDE ANLAÞIN:
Þu ana dek bütün seçenekleri gözden geçirmiþ bulunuyorsunuz. Þimdi her
ikinizi de en çok tatmin edecek kararý verme durumudur bu karara ulaþtýktan
sonra çözümün ne anlama geldiði bir kez daha her iki kiþi tarafýndan ifade
edilir.
5.Beþinci aþama:
ÇÖZÜMÜ UYGULAMAYA KOYUN:
Bu evrede çözümün ayrýntýlarýný konuþmaya baþlarsýnýz. Burada ayrýntýlardan
kastedilen, çözüm uygulamaya konduðunda her iki tarafça ne gibi uyarlamalar
ve ayarlamalar yapýlmasý gerektiðinin konuþulmasýdýr. Çözüm bir planlamayý
gerektiriyorsa hemen planlamaya baþlayýn. Burada üzerinde durulmasý gereken
nokta çözümün uygulanmaya geçebilmesi için gerekli iþlemlerin her iki kiþi
tarafýndan anlaþýlmýþ olmasýdýr.
6.Altýncý aþama:
ÇÖZÜMÜ GÖZDEN GEÇÝRME:
Bir çözümün gerçekten uygulanabilir ve uygulanamaz olduðunu denemeden
anlamak zordur. Çözümü bir süre uyguladýktan sonra gözden geçirmek üzere bir
araya gelmekte büyük fayda var. Bu durumdan sonra çözüm tarzýnda bazý
deðiþiklikler önerilebilir. Hatta öyle bir durum olabilir ki çözümü her iki
taraf tatmin edici bulmayýp yeniden gözden geçirmek gereði duyulabilir.
Önemli olan sorunun altýnda ezilmek yerine her iki tarafý da hoþnut edecek
bir çözüme ulaþýncaya kadar yaratýcý bir biçimde sorunla uðraþmak yapýcý
çözüm önerileri getirmektir. Zaten anlatýlan tüm bu bilgiler yerine
geldiðinde iliþkiler daha yapýcý olacak ve karþýlýklý olarak birbirini
anlama söz konusu olacaktýr.
KAYNAKÇA
§ACAR, Nilüfer Voltan Terapötik Ýletiþim
§AKBOY, Rengin Eðitim Psikolojisi
§ATTAR, Handan Çocuk Suçluluðu ve Eðitimi
§BAÞARAN, Ýbrahim Ethem Görüþme Ýlke ve Teknikleri
§CÜCELOÐLU, Doðan Ýçimizdeki Çocuk
§CÜCELOÐLU, Doðan Yeniden Ýnsan Ýnsana
§DÖKMEN, Üstün Ýletiþim Çatýþmalarý ve Empati
§EKÞÝ, Aysel Çocuk Genç Ana Babalar
§GANDER, J. Mary Çocuk ve Ergen Geliþimi
§GORDON, Thomas E. A. E Aile iletiþim Dili
§GORDON, Thomas E. A. E Uygulamalar
§YAVUZER, Haluk Çocuk Psikolojisi
§YAVUZER, Haluk Çocuk ve Suç
§YÖRÜKOÐLU, Atalay Çocuk Ruh Saðlýðý
§YÖRÜKOÐLU, Atalay Gençlik Çaðý
§YÖRÜKOÐLU, Atalay Deðiþen Toplumda Aile ve Çocuk
§D.E.Ü Eðitim Bilimleri Bölüm Geliþim Psikolojisi Ders
Notlarý
§D.E.Ü Eðitim Bilimleri Bölümü Eðitim Psikolojisi Ders
Notlarý
§D.E.Ü Eðitim Bilimleri Bölümü Ýnsan Ýliþkileri Ders
Notlarý