Bu bölümde bazý kavramlar
üzerinde duracaðýz. Bu bölümü okurken, kelimelerin açýklanan anlamlarý ile
zihninizdeki anlamýný karþýlaþtýrýnýz. Aralarýndaki benzerlikleri
pekiþtiriniz. Varsa, aralarýndaki çeliþkileri gidermeye çalýþýnýz...
ERGENLÝK
Bu dönem 12-14 yaþlarýnda
baþlar ve 20'li yaþlarýna kadar devam edebilir. Ergenlik dönemi birey için
çocukluktan yetiþkinliðe geçiþ dönemidir.
Ergenlik dönemi, gencin arayýþlarýnýn yoðun olduðu, anne-baba ve yakýn
çevresine ters düþtüðü, kendisiyle toplum arasýnda kendine göre var olan
çeliþkileri en yoðun yaþadýðý devredir, çünkü geliþmekte olan bireyin kendi
benliðini bulmasý ve tanýmlamasý ergenliðin en önemli adýmýdýr.
Bu dönemde genç, daha önce inandýðý deðer ve yargýlarý gözden geçirir.
Her þeyin eleþtirildiði, sorgulandýðý ve kendine özgü bir dünya kurma
çabalarý da yine bu döneme rastlar.
Genç, çocukluk döneminde geniþ ölçüde ailenin deðerleri etkisindedir.
Ancak ergenlik süreciyle birlikte yaþýtlarýnýn deðerleri de önem kazanmaya
baþlar.
Kýsaca bu döneme ait bazý özellikleri aktarmaya çalýþmamýzýn amacý siz
deðerli velilerin çocuðunuzun davranýþlarýnýn temelindeki çatýþma ve
arayýþlarý fark edebilmenizdir.
ÝLETÝÞÝM
Bireylerin birbirlerini tanýma
ve anlamalarýnýn en etkili yolu, kurduklarý saðlýklý iletiþimdir. Genel
anlamda iletiþim, bireylerin düþünce alýþveriþi içinde bulunmasýdýr.
Gencin anne baba ile olan iletiþimi, geliþimi Üzerinde önemli bir
etkiye sahiptir, iletiþim sadece konuþma ile sýnýrlandýrýlmamalýdýr.
Dinlemenin yaný sýra yüz ifadeleri, el kol hareketleri, bedenin duruþ þekli,
ses tonu gibi sözsüz mesajlar da iletiþimin bir parçasýdýr. Dinleme sadece
konuþulanlarý duyma deðil; ayný zamanda gencin duygu ve düþüncelerine saygý
gösterme, onu anlamaya çalýþmaktýr.
Anne ve babalarýn bu þekildeki yaklaþýmlarý, gencin onlara kendi iç
dünyasýný açmasýný saðlayacaktýr.
Genci yargýlamadan kendi duygu ve düþüncelerinizi aktarmanýz, gençle
aranýzdaki iletiþim köprüsünü saðlamlaþtýracaktýr. Böylece genç hem güvenli
bir ortamda kendini rahatça ifade edebilecek, hem de anne-baba-çocuk
iletiþiminde oluþabilecek engelleri ortadan kalkacaktýr.
MESLEK ve MESLEK SEÇÝMÝ
Her insan daha okula gitmeden
ne olacaðýný düþünmeye baþlar, zaman zaman geleceði hakkýnda bazý planlar
kurar. Ancak baþlangýçta tamamen duygusal ve hayali olan düþüncelerin zaman
ilerledikçe daha gerçekçi temellere dayandýrýlmasý gereklidir.
Hepimizin bildiði gibi meslek; belli bir eðitim ile edinilen,
bireylerin yaþamlarýný sürdürmeleri için yaptýklarý iþ olarak
tanýmlanabilir.Özellikle üniversite sýnavýna ve liselere giriþ sýnavlarýna
hazýrlanan gençlerin bu seçimlerini saðlýklý ve bilinçli yapmasý oldukça
önemlidir.
Kimi zaman aileler gençlerin kiþilik özelliklerini, yeteneklerini ve ilgilerini
dikkate almaksýzýn gençleri kendi ideallerindeki mesleklere yönlendirme eðilimi
içinde bulunabilirler. Bu da bireyin ileride mesleki baþarýsýný ve verimliliðini
tehlikeye sokabilir, bunu engelleyebilmek için anne babalar gencin meslek seçimi
için gerekli özelliklerini destekleyici bir tutum içinde olmalýdýrlar.
MOTÝVASYON
Hepimizin
bildiði bir gerçek var ki; bizler ancak bizimle ilgili olaný sahiplenir ve onu
benimseriz. Gençlerimiz için de bu gerçek geçerlidir. Gelmek istedikleri
noktanýn kendi yaþamlarý ve kendi seçimleri olduðunu hissettiklerinde buna
ulaþma gayreti gösterecekler, bu sýrada karþýlaþtýklarý zorluklardan
yýlmayacaklardýr.
Motivasyon ancak bireyin kendi ihtiyaçlarý ve
amaçlarý doðrultusunda olursa destekleyicidir. Ancak anne baba olarak sizler yaþamak isteyip de
yaþayamadýklarýnýzdan ötürü onlarýn geleceðini planlarsanýz sonuç her iki
taraf için de hayal kýrýklýðý stres ve çatýþmalarla dolu olacaktýr. Gençler
yönlendirilmeye ya da herhangi bir konu üzerinde bilgilendirilmeye ihtiyaç
duyduklarýnda onlara desteðimizi sevgi, saygý ve güvenimizi vurgulayarak
sunmalýyýz.
KAYGI
Bireyin
olumsuz düþünce ve inanýþlarýnýn ürünü olan kaygý, psikolojik bir durum veya
süreçtir. Kaygý, insan davranýþýný yönlendiren, motive eden bir özelliðe
sahiptir; ancak yüksek düzeyde kaygý bireyi olumsuz yönde de etkileyebilir.
Sýnava hazýrlanan gençlerimizde görülen ve sýnav performansýný olumsuz yönde
etkileyen sýnav kaygýsý, gençlerimizin sýnava gerçek dýþý anlamlar yüklemesinden
meydana gelir. Burada gerçek dýþý anlamlarla ifade etmek istediðimiz,
öðrencinizin çalýþkan bir öðrenci olduðunu ispat etme, ailesinin emeklerini boþa
çýkarmama düþüncesi veya arkadaþ grubu tarafýndan dýþlanýrsam gibi birtakým
yanlýþ saplantýlardýr.
Gençlerimizin, sýnavý daha önce belirlemiþ olduðu amaçlara ulaþmada bir araç
olarak görmesi, çalýþmalarýný bu duygu ve düþüncelere göre yönlendirmesi doðru
bir yaklaþým olacaktýr. Veliler olarak sizlerin bu süreçte, gencin kaygý
düzeyini dengeleyici bir tutum ve davranýþ sergilemeniz, onu rahatlatýp sýnava
hazýrlýk dönemini saðlýklý bir þekilde geçirmesini saðlayacaktýr.
ÇALIÞMA ALIÞKANLIÐI
Bireylerin
yaþamdan beklentileri ya da amaçlarý birbirinden farklýlýk gösterir.
Ders çalýþmaya baþlamak ve sürdürmek için de öncelikle bir amacýn
belirlenmiþ olmasý gereklidir. Belirlenen bu amacýn açýk, net, kolay ve
anlaþýlýr olmasý önemlidir.
Etkili öðrenmenin gerçekleþmesi için öðrenilecek olanlarýn planlanmasý da
öðrenmeyi kolaylaþtýracak ve belli bir düzen içerisinde sürdürülmesini
saðlayacaktýr.
Anne ve baba olarak belirlenen amaçlar için yapýlacak olan bu çalýþmanýn
bireyin kendi sorumluluðu olduðu vurgulanmalýdýr. "Ders çalýþman
gerekiyor.", "Ne zaman derse baþlayacaksýn?", "Yeterince çalýþmadýn." ,"hala
televizyonun karþýsýnda mýsýn?" gibi ifadeler yerine "Ders çalýþma ile
ilgili plan hazýrlamýþ miydin? Programýn nasýl gidiyor? " gibi ifadeler
kullanýlarak bu sorumluluðun gence ait olduðunu vurgulanabilir.
BAÞARI
Günlük
yaþamýmýzda ne sýk kullanýrýz baþarý sözcüðünü: baþarýlý öðrenci, baþarýlý
iþ adamý, baþarýlý...
Sözlüðe baktýðýmýzda ise baþarýnýn bir iþi istenilen biçimde bitirmek
anlamýna geldiðini görürüz.
Baþarý, her birey için doðasý gereði mutlu olabilme, hazza ulaþma
yollarýndan biridir.
Bir baþka deyiþle; "Baþarý, gidilecek bir yerden ziyade bir
yolculuktur."
Her anne babanýn en büyük arzusu çocuklarýný kendilerinden daha iyi
yerlerde görmektir.
Elbette ki her bireyin de arzusu, geliþim gösterip olduðu noktadan daha ileriye
gitmektir. Veliler olarak çocuklarýmýza "Yapabileceðini düþündüðünden daha
fazlasýný yapamayacak bir insan yoktur." düþüncesini yerleþtirirsek, onlarda
istenen noktaya hep birlikte ulaþacaklardýr.
SINAV
Sýnav,
baþarýyý ölçme ve deðerlendirmede sýklýkla kullanýlan bir araçtýr.
Sýnav sadece çocuk ya da gençlerimizin deðil, yaþamýn her döneminde
herkesin karþýlaþabileceði bir ölçme aracýdýr. Sýnav hayattaki basamaklardan
yalnýzca biridir. Bir ölüm kalým savaþý deðildir.
Hayat bir maratondur, bazen hýzlý koþu gerektirir. Sýnavlar, kesinlikle
bir kiþilik testi olarak algýlanmamalýdýr. Baþarý beklenen her alanda olduðu
gibi, sýnavlarda da bir anda istenilen noktaya varýlmasý tesadüftür.
Anne-baba olarak unutulmamasý gereken nokta; Sürekli olan baþarýlarýn,
tesadüf olmadýðýdýr.
Önemli olan siz anne-babalarýn, çocuðunuza hayatý boyunca karþýlaþabileceði
sýnavlar için gereken ilgi, yetenek, bilgi ve becerileri kazandýrmanýn yaný
sýra; mücadeleden yýlmayan, özgüvenli, geliþime açýk tutumlarý da
kazanabilmesine yardýmcý olmanýzdýr.