SORULAR:
1- DOÐACAK BÝR BEBEK HAYATIMIZI
NASIL ETKÝLER?
2- YENÝ DOÐAN BÝR BEBEK NEDEN SIK SIK AÐLAR ?
3- BEBEÐÝME NE KADAR ANNE SÜTÜ VERMELÝYÝM ?
4- KATI GIDALARI BAZI BEBEKLERÝN ÝSTEMEMESÝNÝN SEBEBÝ NEDÝR?
5- ÇOCUÐUMA NE ZAMAN VE NASIL TUVALET EÐÝTÝMÝ VERMELÝYÝM?
6- KARDEÞ KISKANÇLIÐININ ÖNÜNE NASIL GEÇEBÝLÝRÝM?
7- ÇOCUÐUMA DÝSÝPLÝNLÝ OLMALI MIYIM YOKSA HOÞGÖRÜNÜN SINIRI NE OLMALI?
8- ÇOCUÐUM HER ÞEYE ÝTÝRAZ EDÝYOR NE YAPMALIYIM?
9- ÇOCUÐUM DEVAMLI YANIMIZDA YATMAK ÝSTÝYOR NASIL VAZGEÇÝREBÝLÝRÝM?
10-ÇOCUÐUM YEMEK YEME KONUSUNDA BANA ZORLUK ÇIKARIYOR NE YAPMALIYIM?
11-ÇOCUÐUM GECE KALDIRMAMA RAÐMEN ALTINI ISLATIYOR NE YAPMALIYIM?
12-ÇOCUÐUM ÇOK FAZLA ÝÇÝNE KAPANIK NE YAPMALIYIM?
CEVAPLAR:
1-
DOÐACAK BÝR BEBEK
Anne babalarýn en sýk sorduklarý sorulardan bir tanesi de yeni doðacak
bebeðin kendi hayatlarýný nasýl etkileyeceðidir. Anne babalar yeni gelecek
aile bireyine karþý sevgi dolu beklentiler içerisinde olmalýdýrlar. Yani
hamilelik planlý ve istenen bir hamilelik olmalýdýr. Yeni bebek onlara anne
veya baba olma duygusunu hissettirecek ve anne babalar bu durumdan büyük bir
keyif alacaklardýr. Yeni doðacak bebeðin en büyük ihtiyacý sevgi dolu bir
aile ortamýdýr. Bu sevgi dolu ortam, doðacak bebek için daha anne karnýnda
iken hissettirilmelidir. Unutmayýnýz ki çocuðun dýþ ortam yani dünya ile ilk
etkileþimi anne karnýnda baþlar. Bu dönemdeki ruh hali ve sevgi kesinlikle
bebeði etkiler. Anne baba adaylarýnýn bebek olayýný kendi düzenlerini
bozacak yeni bir hayat evresi þeklinde görüp, bu olayý büyütmeden, kendilerini bu evreye hazýrlamalarý gerekmektedir. Unutmayýnýz ki belki
sizin sorumluluk alanýnýza bir kiþi daha eklenecek, hayatýnýza yeni eklenen
kiþi programlarýnýzý deðiþtirebilecek, belki de bazý geceler uykusuz
kalacaksýnýz ama o minik yüzün size gülümseyiþi, dokunuþu, sesleniþi
size her þeyi unutturacaktýr. Eðer bebek sahibi olmak ve o bebeði büyütmek
çok zor olsa idi herhalde insan nesli 2000 li yýllara gelemeyecekti. Anne
babalara bebek sahibi olmadan önce en büyük tavsiyemiz, daha anne karnýnda
iken mutlu ve huzurlu, ayný zamanda sevgi dolu aile ortamýný hazýrlayýp,
minik misafiri beklemeye koyulmalarý olacak ve hayatýn bu yeni evresinin
keyfini çýkarmaya çalýþmalarý olacaktýr.
2- NEDEN SIK SIK AÐLAR
Yeni doðan bir bebeðin aðlama nedenleri sýk sýk anne babalarýn merak
konusudur. Anne babalar kendini kelimeler ile ifade edemeyen bu minik
canlýnýn aðlamasýndan genelde son derece huzursuz olurlar. Bebeklerin aðlama
nedenleri genelde bir kaç tanedir. Ama bazý anne ve babalarýn yanlýþ
tutumlarý bu aðlamalarýn sýklýðýný ve süresini artýrabilir.
Bebeklerin aðlama nedenlerinden en önemlisi herhangi bir aðrýya yada
bedensel bir rahatsýzlýða verilen tepki þeklinde olanýdýr. Genelde bu
durumda bebeklerin ateþi olabilir. Ateþi olduðunda akla herhangi bir yerde
enfeksiyon kaynaðý akla gelmeli ve doktora müracaat etmelidir. Yüksek ateþ
ile çocuðunuz havale geçirebilir. Bebeklerin kulak, boðaz enfeksiyonuna
baðlý aðrýlarý da olabileceði de göz önüne alýnmalýdýr. Ayrýca piþiklere
baðlý ve kabýzlýða ve gaz sancýlarýna baðlý aðrýlardan dolayý aðlamalarda
sýktýr.
Aðrýnýn haricinde aðlama nedenleri arasýnda annenin aþýrý ilgili
olmasý da sayýlabilir. Çocuðunun her mýzmýzlanmasýnda çocuðun yanýna koþup
teselli etmeye çalýþan anne babalarýn çocuklarý genelde ilgiyi devam
ettirmek için sýk sýk aðlarlar. Çocuk aðladýðý zaman çok erken veya çok geç
olmadan müdahale edilmelidir.
Bebeklerin diðer aðlama nedenleri arasýnda; acýkmalarý, üþümeleri,
altlarýnýn ýslanmasý da sayýlabilir.
Aþýrý ilgisizlikten anne babaya öfke duyan bebek de sýk sýk aðlar ve anne
babaya olan öfkesini belli eder. Ayný zamanda korkma, aþýrý gürültü ve
kaygýlý olmada bebeðin aðlamasýný saðlayan nedenlerdir. Anne babalarýn güven
dolu olmalarý ve rahat davranýþlarý bebeklerin o güveni ve rahatlýðý
hissetmeleri ile susmalarýna ve sakin olmalarýna neden olur. Bebeðin kucaða
alýnmasý ile sakinleþtiði ve güven dolu duygular ile rahatladýðý görülür.
3- ANNE SÜTÜ
Bebeklere genelde 1-1,5 yýl arasýnda anne sütü verilir. Ama bu
genelde annenin ve çocuðun durumuna göre deðiþir. Annelerin en az 6 ay- 1
sene anne sütü vermeleri önerilir. Ortalama bu süre bir yýl olabilir. Anne
sütü çocuklarýn psikolojik ve fizyolojik olarak ciddi bir ihtiyacýdýr. Anne
bebek etkileþimi ve baðlanmasý açýsýndan anne sütünün ciddi bir fonksiyonu
vardýr. Ýlk 4-6 ay yalnýzca anne sütü ile beslenme yeterlidir. Yeterli
miktarda anne sütü ile beslenme imkaný varsa, bebekler için su dahil ek bir
gýdaya ihtiyaç yoktur. Ek gýda ve katý gýdalara 5-6 ay civarýnda yavaþ yavaþ
geçmek faydalý olacaktýr. Bu dönemden daha geç baþlamak ise çocuklarýn katý
gýdalara uyumunu güçleþtirir. Katý gýdalarý vermeye baþlarken yiyecek
alerjilerine karþý anne babalarýn uyanýk olmalarý gerekir. Anne sütünü
býrakýrken biberon aracý olarak kullanýlabilir. Yalnýz bebeklerin biberon
ile beslenmeleri de belli bir süreyi aþmamasý gerekir. Biberonun fazla
kullanmasý çocuðun ek gýdalarý almasýný zorlaþtýrdýðý gibi çocuðun yaþýna
uygun geliþimini de engeller. Ayný zamanda çocuðun aðýz yapýsýný
bozabileceði için konuþma yönünden ileride problem çýkabilir.
4- KATI GIDALAR
Katý gýdalara 5-6 aydan itibaren yavaþ yavaþ geçilmesi önemlidir. Çocuðun
beslenme ve damak tadýnýn geliþimi açýsýndan bu önemlidir. Ayný zamanda
yalancý emzik ve biberonlarýnda çok fazla kullanýlmasý durumunda çocuklarýn
katý gýdalara kolay uyum saðlamasýný güçleþtir. Anneler özellikle sulu
yiyeceklerden baþlayarak katý gýdalara geçiþi kolaylaþtýrabilirler. Muz gibi
sindirimi ve yemesi kolay meyveler baþlangýç olarak verilebilir. Ayný
zamanda sebze çorbasýnýn verilmesi, yumuþak sebzelerin piþirilmesi ile
çocuklarýn katý gýdalara geçiþi kolaylaþtýrýlýr.
Katý gýdalara aþýrý direnç gösteren çocuklar bazen otistik
olabilmektedir. Bu nedenle çocuklarda görülen psikiyatrik durumlar
sayfamýzdan bu konuyu da okursanýz erken teþhis açýsýndan faydalý olabilir.
5- TUVALET
EÐÝTÝMÝ
Tuvalet eðitimi genelde çocuklar için 1,5 - 2,5 yaþ arasýnda
olmalýdýr. Bu süreden erken bir tuvalet eðitimi vermek veya geç kalmak
çocuklarda genelde tuvalet alýþkanlýðý problemlerine yol açar . Bu döneme
gelen çocuk genelde tuvalet eðitimine hazýr olduðunun bazý iþaretlerini
verir. Bunlardan bazýlarý þu þekilde sýralanabilir; Çocuk 1-2 saat kuru
kalabilmektedir, tuvalet zamaný geldiðinde bu durumun farkýna vardýðýnýn
iþaretlerini verir, ara sýra gündüz uykularýndan kuru kalkmaya baþlar ve
asýl olarak genel geliþim seviyesi olarak yaþýnda seyir izliyorsa bu eðitimi
almaya hazýr diyebiliriz. Genelde çocuðun tuvalet eðitimi tuvalete girmeden
önce dýþarýda bir lazýmlýk aracýlýðý ile olursa bu duruma alýþmasý kolay
olabilir. Çocuðun tuvaleti geldiðini tahmin ettiðimiz bir zamanda lazýmlýða
oturtulur. Tuvaletini yaptýðýnda bu durum ödüllendirilir. Çocuða bu konuda
çok ýsrarcý ve disiplinli olmamak gerekir. Zamanla çocuk bu durum ile
eðitimini alýp bu alýþkanlýðýný düzene koyacaktýr. Uygun yönlendirme ile
olayý zamana býrakmak gerekir.
Çok katý ve titiz, aþýrý disiplin er uygulamalar çocuklarýn anneye
öfke duyarak ve kendi özgüvenini kaybederek tuvalet alýþkanlýðýný engeller .
Ayný zamanda sürekli bez baðlamak ve çocuða yaþýna uygun davranmamak
(bebeksi davranýþlarý desteklemek) da tuvalet alýþkanlýðýnýn gecikmesine
neden olabilir. Ayný zamanda bedensel ve genetik etkileri de unutmamak
gerekir. Belli bir yaþa (beþ yaþ) gelindiði halde, bazý çabalara raðmen
hala bu alýþkanlýðýn kazanýlamamasý durumunda ise bir çocuk psikiyatrisine
müracaat etmek gerekmektedir.
6- KARDEÞ
KISKANÇLIÐI
Kardeþ kýskançlýðý genelde anne babalarýn çok sýk olarak sorduklarý
sorularýn baþýnda gelir. Özellikle kardeþler arasýndaki yaþ farkýnýn
azaldýðý durumlarda bu özellik belirgin olarak ortaya çýkabilir. Kýskançlýk
tepkisi aslýnda çocuðun verdiði normal bir tepkidir. Çocuklarda bazen
kendine yönelmiþ olan ilgi, sevgi ve dikkatin baþkalarý ile paylaþýlmasýnda
problem olabilir. Kardeþ kýskançlýðý genelde aileye yeni bir üye katýldýðý
zaman kendini gösterir. Bazý durumlarda küçük çocuðun büyük olaný kýskandýðýný da görmekteyiz.
Kardeþ kýskançlýðýnýn engellenmesi için anne babalarýn
davranýþlarýnýn çok büyük önemi vardýr. Daha yeni birey doðmadan büyük
kardeþ bu yeni bireye karþý sevgi dolu hisler ile hazýrlanmalýdýr. Kardeþ
doðumundan sonra ise anne babalarýn tutarlý ve dengeli tavýrlarý ile bu
problem hiç yaþanmayabilir. Genelde minik olan kardeþ ilgi ve alakayý kendi
üzerine çeker , bu zaten bakým açýsýndan da gerekli bir olaydýr. Anne
babanýn bu ilgi daðýlýmý diðer kardeþi ihmal derecesine varýr ise o zaman
kýskançlýk ciddi bir seviyede yaþanýr. Hatta bu durumu belli etmeyen büyük
kardeþte depresyon gibi veya anormal davranýþ deðiþiklikleri gibi durumlara
bile yol açabilir. Anne babalarýn büyük çocuða yönelik olarak ayrýlan
vakit, verilen deðer, ara sýra tamamen ona yönelik iltifatlar ile bu
dengeyi saðlamalarý gerekir. Özellikle cinsiyet beklentisi ve farklýlýðý
gözetilen ailelerde bu kýskançlýk olayý daha da artabilir. Anne baba ve
diðer aile üyelerinin bu konuda dikkatli olmalarý gerekir.
Kýskançlýðý aþmak için doðumdan önce hazýrlýk, diðer çocuða sevgi ve
ilgide azalma olmamasý, yeni doðan bebeðe ait bazý sorumluluklarýn büyük
kardeþe verilmesi (bebeðin günlük iþlerinde anneye yardým etme gibi), aile
olmanýn altýnýn çizilerek sürekli birlik mesajlarý verilmesi önemlidir. Aðýr
kýskançlýk durumunda büyük kardeþ küçük kardeþe fiziksel zarar da verebilir.
Anne babalarýn bu konuda dikkatli davranarak, gerekirse çocuk
psikiyatrisinden yardým almalarý önerilir.
7- DÝSÝPLÝN VE
HOÞGÖRÜ
Çocuklarda disiplin ve hoþgörü birlikte olmalýdýr. Unutulmamalýdýr ki
çocuk hayatýnýn ilk gününden beri öðrenme sürecinde olan bir varlýktýr.
Öðrenme sürecinde olan kiþi sýk sýk hata yapar. Mühim olan bu hatalarýn
çocuða gerekli açýklamalarý yaparak öðrenmeye deðiþtirilmesidir. Çocuða
aþýrý disiplin uygulanmasý, çocuðun bazý noktalarda sýkýlmasýný ve kendini
ortaya koyma noktasýnda tereddütler yaþamasýna neden olur. Aþýrý disiplin
çocuklarda kaygý belirtilerine yol açar ve çocuk kendisini devamlý gergin ve
huzursuz hisseder. Çocuðun yaptýðý hatalar hiçbir zaman görmemezlikten
gelinmemeli, görmezlikten gelinen davranýþlar çocuklarda pekiþecektir. Bu
nedenle uygun bir þekilde çocuðun yaptýðý hatalar anlatýlmalýdýr.
Aþýrý hoþgörülü anne baba tutumunda ise, neyin doðru neyin yanlýþ, neyin yapýlmasý gereken neyin yapýlmamsý gereken davranýþ olduðunu
bilemeyen bir çocuk haline gelmesine neden olur. Aþýrý hoþgörü çocukta
gevþek ve tutarsýz bir yapýnýn ortaya çýkmasýna ve çocuðun sýnýrlarý devamlý
geniþletme gayretleri içine girmesine yol açar. Bu þekilde aþýrý gevþetilmiþ
sýnýrlar çocuklarda davranýþ problemlerine yol açarak belli bir süre sonra
anne baba için çocuðun davranýþlarýnýn anne baba için çok büyük bir problem
haline gelmesine neden olabilir. Bu nedenle anne babanýn her ikisinin de
disiplin ve hoþgörü konusunda sözbirliði içinde olmalarý birbirinden farklý
tutumlara girmemeleri gerekir. Özellikle evde yaþayan veya çocuk üzerinde
etkinliði olan büyükanne ve büyükbabanýn da bu konuda sýnýrlarý gevþetmek
yerine, anne babaya yardýmcý olmaya çalýþmalarý gerekir. Bu tutarsýz durum
çocuðun, nasýl davranacaðýný bilememesine ve davranýþ problemlerinin daha
da artmasýna neden olur.
Anne babalarýn bu konuda disiplin ve hoþgörü dozunu tam olarak
ayarlamalarý önemlidir. Çocuðun normal psiko-sosyal geliþimi için bu durum
çok önemli bir noktadýr.
8- HER ÞEYE ÝTÝRAZ
Çocuklarýn anne babalarýna karþý gelmesi çok sýk karþýlaþýlan bir
problemdir. Anne babanýn her dediðini olumlu veya olumsuz taraflarýný
düþünmeden sürekli karþý gelme durumu varsa bu durumda karþý gelme
bozukluðundan bahsedebiliriz. Genelde çocuklarda çabuk sinirlenme karþý
gelmeye eþlik eden durumdur. Normal yaþýn verdiði karþý gelme bazý
dönemlerde çocuklarda gözükür. Anne babanýn dengeli tutumu ile bu problem
kýsa sürede aþýlabilir.
Çabuk sinirlenme ve karþý gelme durumu genelde çocuklarda kaygý
halinin belirtisidir. Bazý noktalarda içsel çatýþmalarý olan ve kaygý hali
olan çocuklar çok çabuk tepki ortaya koyarak sýk sýk anne babalarýna karþý
gelirler. Kardeþ kýskançlýðý, çocuða karþý anne veya babanýn ilgisizliði,
diðer kardeþin çok fazla ön plana geçmesi, çocuðu yönlendirme eksikliðine
baðlý boþ kalma, okul problemleri, çocukluk çaðý depresyonlarý, sýk sýk
eleþtirilme, aþýrý derecede disiplin uygulamalarý, çocuðu etkileyen psiko-sosyal stres faktörleri ilk akla gelen çocuða anksiyete (kaygý)
oluþturacak nedenlerdir. Ayný zamanda bu kaygý durumundan çocuða uygulanan
sýnýrlarýn çok gevþetilmesi ile baþ gösteren davranýþ problemlerine baðlý
karþý gelme ve mevcut kurallara itiraz da karþý gelme davranýþý þeklinde
görülebilir.
Karþý gelen ve çabuk sinirlenen çocuða genelde yapýlmasý gereken þey
çocuðun kaygý durumuna neden olan etkeni bulmaktýr. Çocuða dengeli ve
düzenli devam ettirilen sevgi ve hoþgörü durumu da çocuðun kaygý halini
alacak ve onu anne babaya iþbirliðine zorlayacaktýr. Çocuklarýn karþý gelme
ve tutturmacýlýk ile anne babalarýný yönlendirmeleri yerine, anne babanýn
biraz daha bilinçli davranýp basit psikolojik kurallarý uygulayarak
çocuklarýný istedikleri gibi yönlendirebilmeyi öðrenmeleri gerekir.
Bazý çocukluk çaðý psikiyatrik problemlerinde karþý gelme ve çabuk
sinirlenme durumunun görülebileceði unutulmamalý ve bu yöndeki tespitler ve
eþlik eden diðer problemlerin varlýðýnda, psikiyatrik yardým için anne
babalarýn çocuk psikiyatrisine baþvurmalarý önerilir.
9- ANNE BABANIN
YANINDA YATMAK ÝSTEME
Çocuklarda anne babanýn yanýnda yatmak isteme bazý psikiyatrik durumlarda
görülebilir.Bu durumda çocuðun aþýrý bir korku hali, yalnýz kalmak istememe,
uykusunda sýk sýk sayýklama ve korkulu rüyalar, anne babaya bir þey olma
korkusu, iþtah deðiþiklikleri, ufak tefek uyaranlara karþý aþýrý tepki
verme, sese ve gürültüye hassasiyet ve bunun gibi bazý durumlar eþlik
edebilir. Bu durumda çocuða psikiyatrik yardým ve destek gerekir.
Yukarýda sayýlan durumlarýn eþlik etmediði isteklerde ise çocuðun bu
davranýþý uygun bir þekilde yönlendirilmelidir. Genellikle bu durumun uygun
olmadýðý yaþýna uygun psiko-sosyal geliþim için ayrý yatakta ve odada yatmasý
gerekliliði çocuða anlatýlmalýdýr. Bu açýklamadan sonra basamak basamak
çocuðun odasýna geçmesi saðlanýr. Bu basamaklar önce anne babanýn yataðýndan
ayrý yatma (ayný odada), daha sonra farklý odada yatma þeklinde saðlanmaya
çalýþýlýr. Her basamaktan sonra çocuðun davranýþý takdir edilip,
ödüllendirilir. Çocuðun yalnýz kalmaktan korktuðu durumlarda, anne veya baba
çocuðu uyumadan önce yataðýna götürür. Masal anlatarak veya bir miktar
onunla konuþarak sakinleþmesini ve ortama uyum saðlamasýný kolaylaþtýrýr.
Odanýn kapýsý açýk tutulur ve çocuðun bu þekilde kendi odasýna adaptasyonu
saðlanmaya çalýþýlýr. Çocuðun anne babanýn odasýnda yatmasý ise sýra dýþý
durumlarda ve eþlik eden stres faktörleri döneminde geçici olarak izin
verilebilir. Ama bu durumun geçici olduðu asýl yerinin kendi yataðý ve odasý
olduðu izah edilmelidir.
Bu gibi durumlarda eþlik edebilecek psikiyatrik problemler
unutulmamalý, çocuðun yaþýna uygun psiko-sosyal geliþimi açýsýndan bu ve
buna benzer tutumlar, dengeli ve sevgi dolu yönlendirmeler ile zaman
geçirilmeden çözümlenmeye çalýþýlmalýdýr.
10- YEMEK YEME
KONUSUNDA ÝTÝRAZ
Yemek olayýný bazý çocuklar annelerine karþý koz olarak
kullanabilirler. Genelde çocuklar anne babayý yönlendirebildikleri konularda
ýsrarcý olarak o konuda problem çýkarýrlar. Bazý durumlarda anne babanýn
yanlýþ tutumu bu durumun pekiþmesine neden olur. Normalde bir yaþýndan sonra
çocuðun sofraya eriþkinler ile beraber oturmasý ve yaþýna uygun yemekleri
yemesi beklenir. Belli bir dönem sonra yemek alýþkanlýðý geliþir. Çocuðun
çok yönlü beslenmesi açýsýndan, normal sosyal geliþimi açýsýndan, psikomotor geliþimi açýsýndan bu durum önemlidir.
Bazý annelerin ''çocuðum yemek yemiyor'' diye çocuða ýsrarcý ve yanlýþ
tutumlarý da bu davranýþ probleminin pekiþmesine neden olur. Genelde
bedensel ve psikiyatrik problem olmadýkça her çocuk acýkýr ve öðün vakti
geldiðinde yemeðini yer. Ama çocukta iþtahsýzlýk gerçekten var ise o zaman
bazý hastalýklarý düþünmek gerekir.
Yemek yeme konusunda anne babalara þu tavsiyelerde bulunacaðýz; En baþta
öðün vaktine bir iki saat kala dönemden itibaren çocuða kesinlikle ufak
tefek gýda vermeyin, ikinci olarak yemek konusunda çocuk sofraya
çaðýrýlmalý, tabak önüne konduktan sonra kesinlikle iki -üç kereden fazla
yemek yeme konusunda ýsrar edilmemeli, üçüncü olarak yemek yeme konusunda
çocuk ile çok fazla konuþulmamalý. Unutmayýnýz ki yemek yeme o çocuðun sýra
dýþý yapmasý gereken bir olay deðil, onun fizyolojik bir ihtiyacý. Bu
yaþamsal ihtiyacý ve zevkle yapýlmasý gereken bir þeyi iþkence haline
getirmemeli. Bir baþka nokta da yemek yapmadan önce çocuðun fikri (yemek
çeþidi konusunda) alýnabilir. Önemli besin kaynaklarýný almasý için ayný tür
yemek deðiþik þekiller ile önüne getirilebilir. Ayný zamanda iþtahý azaltan
bol þekerli bisküvi ve çikolatalarý belli miktarda almasý saðlanabilir.
Bütün bu önlemlere raðmen devam eden iþtah problemlerinde, doktora
baþvurarak altta yatan (varsa ) nedeni bulmak gerekebilir.
11- ALTINI
ISLATMA
Altýný ýslatma anne babalarýn en çok karþý karþýya kaldýklarý
problemlerin baþýnda gelir. Özellikle belli bir tuvalet eðitimini aldýktan
ve tuvalet alýþkanlýðý kazandýktan sonra, çocuðun altýný ýslatmaya baþlamasý
daha çok psikolojik nedenleri akla getirir. Eðer her hangi bir stres etkeni
var ise bu durum görülebilir. Ancak çocuk bebekliðinden beri hiç tuvalet
kontrolü saðlayamamýþsa, o zaman genetik ve bedensel etkileri dýþladýktan
sonra psikolojik etkilere bakmak gerekir.
Çocuðun altýný ýslatmaya baþlamasýnda anne babalar endiþeye
kapýlmadan çocuðun durumunu gözden geçirmelidirler. En önemlisi bu çocuðun
herhangi bir stres etkeni var mý yok mu (kardeþ doðumu, anne baba
geçimsizliði, arkadaþ sorunlarý, okula veya kreþe baþlama, göç, yakýn
kaybý, anne babadan ayrý kalma, kronik hastalýklar, doðal afetler vb.) bu
deðerlendirilmeli ve stres etkeni ortadan kaldýrýlmaya çalýþýlmalýdýr.
Burada yakýn geçmiþte somut olarak gördüðüm bir örneði vermek istiyorum.
Adapazarý'nda deprem sonrasý bir kýsým çocukta daha önce olmamasýna raðmen
altýný ýslatma probleminin oluþtuðunu gözlemledim. Bu durum yaþanan olayýn
stresine verilen çocuðun psikolojik bir reaksiyonu idi. Çocuðun sevgi
ihtiyacý var ise ilgi çekmek için bu problemi çýkarabilir. Özellikle bu
durumla birlikte daha çok dikkat çektiðinin farkýna varan çocuk davranýþýnda
ýsrarcý olabilir. Yeni doðan kardeþinin durumunu gözlemleyen ve ona yönelik
ilgiyi gören çocuk da da bu türlü bir davranýþ görülmekte.
Çocuðun bu davranýþýný altýna bez baðlamak destekleyeceði için bu türlü
bir tavýrdan kaçýnýlmalýdýr. Anne baba çocuðu aþýrý
cezalandýrýcý ve suçlayýcý bir tavýrdan kaçýnarak bu durumu onun ile
konuþmalarý uygun olur. Çocuðun altýný ýslatmadýðý zaman takdir ve övgü dolu
sözler söylenmelidir. Ufak bir çizelge ile çocuða bulut ve güneþ çizdirmek
de duruma yardýmcý olur.
Ýdrar yolu enfeksiyonlarýnda çocuðun idrarýný tutamama durumu söz
konusu olabilir. Ýdrar yolu enfeksiyonu çocuðun altýnýn ýslak kalmasýna
baðlý olarak da ikincil olarak geliþebilir. Bu durumu anne babalarýn göz ardý
etmemeleri gerekir.
Israr eden durumlarda altta yatan neden ve genel durumu
deðerlendirmek için doktor yardýmý gerekebilir.Çocuðun yaþýna uygun, normal psiko-sosyal geliþimi için bu durumun tedavi edilmesi gereklidir.
12- ÝÇE
KAPANIKLIK
Çocuklar devamlý psiko-sosyal bir geliþim gösterir. Normal sosyal
geliþim içerisinde baþta aile üyeleri olmak üzere diðer insanlar ile
iletiþim ve etkileþim önemlidir. Bu normal geliþim için kaçýnýlmaz bir
durumdur. Bazý çocuklar gerek kiþilik özellikleri gerekse ikincil olarak
etki eden faktörler sonucunda içe dönük, sosyal ortamlara ve alýþýlmadýk
mekanlara kolay adapte olamayan, genelde duygusal paylaþýma girmeyen,
yabancý insanlardan tedirgin olan bir yapýda olabilirler.
Bu durum bazý psikiyatrik durumlarda görülebilir. Bu durumda çocuðun bu
nedene yönelik tedavisi gereklidir.
Anne babalarýn bu durumda yapmalarý gereken sýk sýk çocuða söz hakký
tanýmalarý, hemen her konuda onun kendisini ve duygularýný ifade etmesini
saðlamalarý, ona sýk sýk ne hissettiðini ve düþündüðünü sormalarý, çocuðun
kendisine deðer vermeleri, konuþtuðu zaman dinlemeleri, sýk sýk sosyal
ortamlarla irtibatýný saðlamalarý, onu olduðu gibi kabul ederek sevgilerini
sýk sýk belli etmeleri, çocuðun her þeyine müdahale etmeden ve çok
müdahaleci olmadan onun kendini ortaya koymasýný saðlamalarý önerilir.
Devam eden durumlarda bazý psikiyatrik tablolardan söz edilebilir. Bu
durumun tedavisi gerekir. Özellikle okul çaðý ile beraber sosyal iliþkilerde
problem olmamasý için durumun çözümlenmeye çalýþýlmasý önem kazanýr.