- PHP Nuke ile İlgili Görüş, Öneri ve İsteklerinizi Lütfen DiÄŸer Sitemize Yapınız...       - PHP Nuke ArÅŸiv Sitemiz Yenilenmektedir. Ana Sitemizde Bulunan PHP Nuke İle İlgili Bölümler ve Dosyalar ArÅŸiv Sitemize Taşınmıştır...      
Ana Sayfa
  Ana Sayfa | Haberler | Dosyalar | Sunumlar | Forum | Ä°letiÅŸim Açılış Sayfası Yap  Sık kullanılanlara Ekle  Ä°letiÅŸim  Arkadaşınıza Önerin
 
 
  Ana Sayfa
  Haberlerimiz
  Haber BaÅŸlıkları
  Köşe Yazıları
  Üyelik
  Åžiirler
  Videolarımız
  Resim Galerimiz
  Tarihte Bugün
  Atatürk
  Nutuk
  A-Z Bilgisayar
  Sivil Savunma
  Atasözlerimiz
  Gif ArÅŸivi
  Rüya Tabirleri
  Burçlar
  EÄŸlence
  Testler
  MSN
  Rehberlik
  Bize Yazın
  Forum
  Ziyaretçi Defteri
  Dilek Kutusu
  Anketler
  E-Devlet
  Oyunlar
  Fıkralar
  Flashlar
  Google Map
  Sunumlar
  Tüm Dosyalar
  Dosyalar
  PHP İpucu   Künye
 
 
  Kullanıcı GiriÅŸi
 Â» Üye Adı
 Â» Åžifreniz
 Â» Üye Ol
Ziyaretçi: 100
Üye: 0
Toplam: 100
Toplam Uye: 16675
 Son Üye:  bendenizme..
 
 
Pazartesi527
Salı470
Çarşamba404
PerÅŸembe392
Cuma148
Cumartesi308
Pazar311
Toplam:152344
En Çok:2461
 
   Yazarlarımız 
 
Yılmaz Öğretmen
Yılmaz Öğretmen
Yılmaz Öğretmen
Yılmaz Öğretmen
 
    ANKET
 
Hangi İşletim Sistemini Kullanıyosunuz?

Win XP
Win Vista
Win 7
Linux
DiÄŸer



Sonuçlar
Anketler

Toplam Oy: 181
Yorum: 0
 
 
  *  MEB
*  MEBBİS
*  OSYM
*  TC No Sorgulama
*  Emekli Sandığı
Yemek Tarifleri *
Milli Piyango Sonuçları *
Askerlik İşlemleri *
Memurlar.Net *
ADSL Kota Öğrenme *
TTNet A.Åž. *
 
   REKLAM   Gazeteler
 

 
 Rehberlik Servisi |Aile ve Rehberlik | Çocuðunuzun Hayatýný Güzelleþtirmek Ýster misiniz?

AÝLE ve REHBERLÝK...

ÇOCUÐUNUZUN HAYATINI GÜZELLEÞTÝRMEK ÝSTER MÝSÝNÝZ?


1. Çocuk olmanýn nasýl bir þey olduðunu hatýrlayýn. (iyisiyle - kötüsüyle) O yaþtayken siz neler hissederdiniz?

2. Anne babanýz sizinle ilgilenemeyecek kadar meþgul olduðunda ne düþünürdünüz? Çocuðunuza zaman ayýrýn, böylece hayatlarýný þekillendirirlerken onlarýn yanýnda olur ve ellerinden tutarsýnýz.

3. Yalan söylediðinizde ve anne babanýzda yalanýnýzý yakaladýðýnda onlarýn size nasýl davranmasýný istemiþtiniz? Peki ya anne babanýz size yalan söylediðinde?... Çocuðunuza dürüst ve açýk davranýn

4. Anne babanýz birbirleriyle tartýþtýklarýnda üzülür müydünüz?

5. Sizi yanlarýnda özel bir yere götürdüklerinde nasýl mutlu olmuþtunuz?

6. Anne babanýzla yemek yediðiniz sofralarý hatýrlayýn. Ýyi günleri (nedenlerini) ve kötü günleri (nedenlerini) hatýrlayabiliyor musunuz?

7. Yatma zamanlarýnýzý hatýrlýyor musunuz?

8.Ýlk kez kýz ya da erkek arkadaþýnýzla dýþarý çýktýðýnýzda ne kadar heyecanlandýðýnýzý hatýrlýyor musunuz?

9.  Çocuk ve yeniyetme çaðlarýnýzda yaþadýðýnýz cinsel tecrübelerinizi ve duygularýnýzý hatýrlýyor musunuz?

10.  En kötü öðretmenlerinizi hatýrlamaya çalýþýn, þimdi çocuðunuzun þikayetlerini anlayabiliyor musunuz?

11.  En iyi öðretmenlerinizi hatýrlayýn, böylece ona okulun ne kadar güzel bir yer olduðunu anlatabilirsiniz.

12.  Çocuklarýnýza öyle davranýn ki büyüyüp evden gittikten sonra sizi görmek için geri gelsinler!

13.  Onlara baðýrmayýn. Size baðýrýldýðýnda neler hissettiðinizi aklýnýza getirmeye çalýþýn.

14.  Her gün çocuðunuza “özel bir zaman” ayýrýn; 15-20 dakika yalnýzca onlarýn sizinle birlikte yapmak istedikleri bir þey yapýn.

15.  Onlarla konuþurken yumuþak bir ses tonu ile konuþun sizi daha iyi duyacaklardýr.

16.  Verdiðiniz sözleri her ne pahasýna olursa olsun tutmaya çalýþýn.

17.  Ona, “seni seviyorum” demekten utanmayýn, çekinmeyin.

18.  Onu her gün en az bir kez kucaklayýn.

19.  Sizin için zor olsa da(!) dinledikleri müziði dinleyin.

20.  Televizyonda her gösterilen programý seyretmesine izin vermeyin. Seyredebileceði programlarý siz saptayýn.

21.  Ailecek oynanan oyunlara zaman ayýrýn.

22.  Aileniz için bir anayasa hazýrlayýn ve þu maddelere yer verin;

DOÐRU SÖYLE

BAÞKALARINA SAYGILI OL

ANNE BABAYLA TARTIÞMA

BAÞKALARININ MALINA SAYGILI OL

ANNE BABANIN SÖYLEDÝKLERÝNÝ HEMEN YAP

(þikayet etmeden ve öfkeyle kendini yere atmadan)

BÝR YERE GÝTMEDEN ÖNCE ANNE BABADAN ÝZÝN AL

KULLANDIÐIN EÞYALARI ÝÞÝN BÝTTÝKTEN SONRA YERÝNE KOY

ÇEVRENDEKÝLERE YARDIMCI OL

23.  Koyduðunuz kurallara uyan çocuðunuzu takdir etmeyi sakýn ihmal etmeyin. Farkýna varýlmayan iyi davranýþlar tekrarlanmamaya mahkumdur.

24.  Çocuðunuzun iyi davranýþlarýný, kötü davranýþlarýna oranla on kez daha fazla görün. Böylece onlarýn kendilerini aþaðý gören bir yetiþkin yerine iyi yanlarý ile gurur duyan bir yetiþkin olmalarýný saðlarsýnýz.

25.  Bir þeyi on kere söylemeyin, bir kez söylediðinizde yapýlmasýný saðlayýn.

26.  Çocuðunuzu asla öfkeliyken disipline etmeyin. Öfkeniz geçene kadar bekleyin.

27.  Disiplin, çocuðunuzu cezalandýrmak için deðil öðretmek için bir araçtýr.

28.  Yalancýlýk ve hýrsýzlýk suçlarý ile hiç vakit kaybetmeden ilgilenin.

29.  Ne yapacaklarý, giyecekleri ve yiyecekleri konusunda emir vermekten ziyade seçenekler önerin. Onun yerine karar verirseniz, karar vermeyi öðrenmesini bekleyemezsiniz.

30.  Çocuðunuzun okulu ile yakýn iliþki içinde olun. Öðretmeni ile tanýþýn, sýnýf aktivitelerine yardýmcý olun. Anne babalar genellikle sýnýfta yaþanan kötü olaylarý en son öðrenen kiþilerdir, okul ile yakýn iliþki bu durumu önler.

31.  Karþýlýklý güven, geçmiþte yaþanan tecrübelere dayanýr. Çocuðunuza, kazanacaðý özgürlüklerin ne kadar güvenilir bir birey olduðu ile doðru orantýda olduðunu açýkça anlatýn.

32.  Anne babalar bir arada olmaya ve konuþmaya ihtiyaç duyarlar. Çocuklar anne baba otoritesini ikiye böldükleri zaman kendileri zararlý olacak bir güce sahip olurlar. Çocuðunuza verebileceðiniz en güzel hediye eþinizi sevmektir.

33.  Çocuklar onlara yakýþtýrdýðýmýz etiketlerle yaþarlar, onlara lakap takarken ya da aile arasýnda isim yakýþtýrýrken çok dikkatli olmalýsýnýz.

34.  Bir çocuðun kendine olan güveninin geliþmesi yaptýðý ödevlerin kalitesinden daha önemlidir.

35.  Meraklarý doðrultusunda bir ustalýk kazanmasýna yardýmcý olun. (spor, müzik vs.) Kendine güven kiþinin kendisini “usta” hissetmesi ile baðlantýlýdýr.

36.  Çocuklar toplumsal deðerleri anne babalarýný izleyerek öðrenirler, onlara örnek olmaya çalýþmalýsýnýz.

37.  Çocuðunuzu cinsellik ve uyuþturucular konusunda kendiniz eðitin, sakýn sorumluluðu okula býrakmayýn. Bizim gençliðimiz ile onlarýnkinin çok farklý olduðunu aklýnýzdan çýkarmamalýsýnýz.

38.  Hatalarýndan ders çýkarmalarýna yardýmcý olun; onlarý aþaðýlayarak ya da azarlayarak deðil, kendinizi onlarýn yerine koyarak onlarla konuþun.

39.  Çocuklarýnýza kendi kendileri için en iyisini beklemeyi öðretin.

40.  Baþýna gelenler için baþkalarýný suçlamamayý erken yaþtan itibaren aþýlayýn. Onun savaþlarýný onun için savaþmayýn ama savaþmadan anlaþabilme yollarý olduðunu anlatmaya çalýþýn.

41.  Ýþ yapmak her çocuk için yararlýdýr. Odasýný ya da çantasýný onun için toplamamalý ve asla çantasýný taþýmamalýsýnýz.

42.  Kardeþler arasý sevgi baðlarýnýn kurulmasýnda saygý çok önemlidir, çocuklarýnýza baþkalarýnýn haklarýna saygýlý olmalarý gerektiðini anlatýn.

43.  Çocuðunuzla aranýzdaki sorunlarý çözümlemekte zorlanýrsanýz, sorunlarý görmezden gelmek yerine bu iþin eðitimini almýþ profesyonellere danýþmalýsýnýz.

44.  Hata yaptýðýnýz zaman özür dilemekten çekinmeyin.

45.  Ýyi anne baba olmak öðrenilmesi gereken bir sanattýr, öðrenebileceðiniz her þeyi öðrenin.

 

DÝKKAT EKSÝKLÝÐÝ VE HÝPERAKTÝVÝTE SENDROMU OLAN ÇOCUKLARIN ANNE BABALARINA ÝPUÇLARI

 

Çocuðunuzun gününü organize etmek için bir plan yapmak çok önemlidir.

Dikkat Eksikliði ve Hiperaktivite Sendromu olan çocuklar eðer her gün, ayný zamanlarda ayný þeyleri yaparlarsa hayatlarý çok kolaylaþýr.

 

Yazýlý günlük faaliyet listesi; baþlarý sýkýþtýðýnda danýþabilecekleri bir yardým kaynaðýdýr - diþ fýrçalamak ve hatta çorap giymek gibi...

 

Küçük yaþtan baþlayarak, günlük iþlerini yazdýðý bir defter ya da takvim tutmayý aþýlayabilirsiniz.

Zamaný doðru kullanmak, Dikkat Eksikliði olan çocuklar için en zor iþtir. Erken yaþta baþlayan “zamaný etkili kullanma” eðitimi ve sürekli bu konuya önem göstermek çocuðunuza kazandýrabileceðiniz en önemli yetenektir.

 

Üzücü olan; zaman zaman Dikkat Eksikliðini bilmeyen ve kabullenmeyen öðretmenlere rastlamaktýr.

Bu öðretmenler, bilmeyen ama öðrenmek için gayret gösterenler ya da bilmeyen ve sendromun doðruluðuna hiçbir þekilde inanmayan, çocuklarýn “tembel” olduðuna inananlar olarak ikiye ayrýlýrlar.

Öðrenmeye gayret eden öðretmenler birlikte çalýþýlmasý en heyecan verici kiþilerdir. Eski sorunlara yeni çözümler bulanlar da genellikle bu öðretmenlerdir.

 

Kabullenmeyen ve ilgisiz öðretmenler özellikle ilkokul çaðýndaki çocuklarda onulmaz yaralar açarlar. Olanaðýnýz varsa çocuðunuzu bu sýnýftan almaya çalýþmalýsýnýz ama bu olanak dýþýysa o zaman okul müdürü ile bir plan yaparak, öðretmenle sürekli yakýn iliþki içinde olmayý denemelisiniz.

 

Anne babalar okulun gerektirdiði bütün kanuni yaptýrýmlarý yerine getirmeli ve bunlarýn kopyalarýný saklamalýdýr. Çocuðunuzla ilgili belgeleri düzenli ve ulaþýlabilir bir yerde saklamalýsýnýz. Ayný zamanda kanunlarýn ve okul yönetmeliðinin size tanýdýðý haklarý da iyice öðrenmelisiniz.

 

Dikkat Eksikliði Sendromunun belirtileri uzun zamandýr bilinmekte, tedavide kullanýlan uyarýcý ilaçlar 1937 yýlýndan beri araþtýrýlmaktadýr. Bu sendrom hakkýnda hemen hemen her þey bilinmektedir.

 

ANNE BABALAR NE YAPMALI?

 

Çocuklarýna, bir uzman doktor tarafýndan “Dikkat Eksikliði Sendromu” teþhisi konulan anne babalar, çocuklarýnda aþaðýdaki davranýþlarý gözlemlerler:

Birden parlayan öfke, sürekli olarak otoriteye karþý savaþ, “hayýr” cevabýný kabullenmemek, kurallarý ve yapýlmasý gereken davranýþlarý hatýrlamamak, arkadaþ edinmekte zorluk çekmek.

 

Araþtýrmalar, çocuklarýn %5inin (erkek çocuklar kýz çocuklardan fazla) bu özelliklerin bazýlarýný ya da tümünü sergilediðini ortaya koymuþtur.

 

Ýyi haber, bu çocuklarýn ayný zamanda da çok özel yetenekleri olan çok özel çocuklar olduðudur. Yaratýcý ve tartýþmaya açýktýrlar ve olaðanüstü geliþmiþ bir kiþisel adalet duygularý vardýr. Onlarýn dikkatleri “eksik” deðil “deðiþiktir” Zeka kapasitelerinde eksiklik olmadýðý ise çok açýktýr. Bu olumlu yönler onlara yetiþkin hayatlarýnda çok yardýmcý olacaktýr ama önce kazasýz belasýz çocukluk dönemlerini yaþamalarý gerekmektedir.

 

Fazla Uyarý, Dikkat Eksikliði Olan Çocuklarýn, Sorunlar Yaþamalarýna Neden Olur

 

Dikkat Eksikliði Sendromu olan çocuklar, isteyerek böyle davranmazlar. Doðal olarak bütün çocuklar anne babalarýna karþý gelirler ama onlarýn böyle davranmasýnda baþka etmenler rol oynar. Dikkat Eksikliði Sendromu olan çocuklar, uyarýlara çok açýk olmalarýnýn yarattýðý stres dolayýsýyla istenmeyen davranýþlarda bulunurlar.

 

Dikkat Eksikliði Sendromu olan çocuklar biyokimyasal olarak duyularýný, duygularýný ve akýllarýný, çevredeki uyarýlar yoðunlaþtýðý zaman kontrol edemezler. Gördükleri, kokladýklarý, duyduklarý, hissettikleri ve düþündükleri onlarý had safhada uyarmaktadýr. Bazý çocuklar ayný þeyleri “baský” karþýsýnda duyar ve bu da hiperaktif davranýþlara ya da konuþma zorluðuna yol açar.

 

Bu kadar uyarýnýn içinde çocuk, dikkatini toplayacaðý konuyu seçemez. Onda, herkesin istediði algýlama gücünden ne yazýk ki çok fazla vardýr. Böylece, öðrenim hayatý zorluklarla dolu, öðrenmenin verdiði tatmin hissinden yoksun bir hal alýr. Ve tabii bolca da stres.

 

Ýçine düþtüðü stresi yatýþtýrmak için umutsuzca çýrpýnan çocuk hiperaktif davranýþlar sergilemeye baþlar ya da baþkalarýný kendisine tepki göstermeleri için kýþkýrtmaya çalýþýr. Tehlikeli riskler almaya, ateþ, býçak ve kendisine yasaklanan her þeyle oynamaya baþlar. Sanki yaþadýðý uyarýlardan bir baþarý payý çýkarmaya çalýþmaktadýr.

 

Bir diðer grup çocuk da yaþadýðý stresten bunalarak depresyona, hayalciliðe kapýlýr ya da rahatsýz edildiðinde korkunç öfkelenir. Zorlukla bulduðu kim olduðu düþüncesine öyle sýkýca sarýlmýþtýr ki rahatsýz edilmek ona neredeyse acý verir. Kendini fazladan uyarýlara karþý korumaya çalýþmaktadýr.

Çocuðunuza ve kendinize yardýmcý olabilmenin ilk adýmý, çocuðunuzun nasýl bir tatmin duygusu aradýðýný keþfetmektir. Bunu en iyi þekilde yapmanýn yolu ise onun davranýþlarýný izleyerek bir defter tutmaktýr.

Ancak sizden yardým isterse ona yardým edin. Amacýnýz, çocuðunuzu kendinize baðýmlý kýlmak deðil sizden baðýmsýz olarak doðru kararlar alabilmesini öðretmektir.

 

BENÝM NEYÝM VAR?

 

Bu bölümdeki sorularýn tümü 4 ile 10 yaþ arasýndaki çocuklarýn merak ettikleri konulara yöneliktir. Cevaplar, çocuklara bir yetiþkin tarafýndan okunabileceði gibi; yalnýz baþlarýna da okuyabilecekleri gibi düzenlenmiþtir.

 

Soru: Dikkat Eksikliði Sendromu nedir?

Cevap: Dikkat Eksikliði Sendromu, bazýlarýmýzýn hayatý yeterince net göremediði için gözlük takmaya gereksinim duymasý gibidir. Dikkat Eksikliði Sendromu, olan bir çocuk dikkatini tek bir konuya toplamakta zorlanýr, týpký senin gibi. Sürekli hareket etmek istediðin için anlatýlaný dinlemekte zorlanýrsýn. Gözlük takanlarýn gözlüðe kimi zaman sinir olmalarý gibi Dikkat Eksikliði Sendromu olmak da seni sinir edebilir. Oysa bu sendromun hiçbir korkunç yaný yoktur; yani Dikkat Eksikliði Sendromun olmasý senin aptal olduðunu falan göstermez. Hiçte bile. Nasýl bir sürü akýllý çocuk gözlük takýyorsa, bir sürü akýllý çocuðun da Dikkat Eksikliði Sendromu vardýr.

 

Soru: Dikkat Eksikliði Sendromu olmak demek aptal olmak demek midir?

Cevap: Kesinlikle hayýr. Dikkat Eksikliði Sendromu olan pek çok akýllý insan vardýr. Elektrik ampulünün mucidi Thomas Edison bunlardan yalnýzca birisidir.

 

Soru: Arkadaþým, “Eðer Dikkat Eksikliði Sendromun varsa, demek ki sen geri zekalýsýn.” dedi. Doðru mu biliyor?

Cevap:Hayýr, doðru bilmiyor. Dikkat Eksikliði Sendromunun akýllý ya da geri zekalý olmakla hiçbir alakasý yoktur. Anne Babalarýmýzýn da Dikkat Eksikliði Sendromu olabilir. Öðretmenimizin de; okul müdürümüzün de; doktorumuzun da. Bir itfaiyecinin, polisin, postacýnýn, pilotun ya da astronotun da Dikkat Eksikliði Sendromu olmasý mümkündür. Herkesin Dikkat Eksikliði Sendromu olabilir.

 

Soru: Ritalin alan bir arkadaþým var, ondan hiç hoþlanmýyorum. Ritalin alýrsam ona mý benzeyeceðim?

Cevap: Hayýr. Ritalin senin kiþiliðini deðiþtirmeyecektir. Nasýl ki aspirin yuttuðunda her aspirin yutana benzemiyorsan. Hatta bir keresinde hoþlanmadýðýn arkadaþýnla ayný anda aspirin yutmuþ olabileceðine bahse bile girerim. Nasýl aspirin yuttuðunda ona benzemediysen þimdi Ritalin yuttuðunda da ona benzemezsin.

 

Soru: Ýlacýn bana ne faydasý var?

Cevap: Ýlaç, etkisini gösterdiðinde sana dikkatini daha iyi toplayabilmen için yardýmcý olacaktýr. Okulda ya da evde böylece daha dikkatli olabilecek ve daha kolaylýkla okuyabileceksin. Ödevlerini daha kolay yapabileceksin. Kardeþlerinle daha iyi anlaþabileceksin. Hatýrlamak istediðin þeyleri daha kolaylýkla hatýrlayabileceksin.

 

Soru: Ýlaç kötü þeyler yapar mý?

Cevap: Bazen, ama kötü þeyler o kadar da kötü deðildir; ilacý almayý kestiðinde hemen geçerler.

Bazen ilaç iþtahýný kapatýr, onun için iyi yemek yemeye dikkat etmelisin. Kimi zaman uyumaný da engeller onun için ilacýný yatma vaktine yakýn almamaya dikkat etmelisin. Çoðunlukla ilaç kötülük yerine sana çokça iyilik yapacaktýr.

 

Soru: Ýlaç almak benim deli olduðum anlamýna mý gelir?

Cevap: Kesinlikle hayýr. Baþý aðrýdýðýnda aspirin yutan insanlar ne kadar deliyse, dikkatini toplamaya yardýmcý olacak ilacý aldýðýn için sen de o kadar delisin! yani deðilsin.

 

Soru: Arkadaþým ilaç alarak zayýflýk gösterdiðimi, “erkek adamýn”, ilaca gerek duymayacaðýný söylüyor, söyledikleri doðru mu?

Cevap: Hayýr, doðru deðil. Eminim arkadaþýn hasta olmamak için aþý oluyordur, bu onun zayýflýk gösterdiði anlamýna mý gelir? Tabii ki hayýr. Örneðin; arkadaþýn, daha iyi görmek için gözlük taktýðýnda bu zayýflýk mý olur yoksa akýllýlýk mý? Ýþte Dikkat Eksikliði Sendromu için ilaç almak daha iyi görmek için gözlük takmaktan ya da daha kuvvetli olmak için vitamin almaktan farklý deðildir.

 

Soru: Ýlaç almaya daha ne kadar devam edeceðim?

Cevap: Bunu bilemiyoruz. Büyük bir olasýlýkla doktorun, yýlda bir ya da iki kez ilacý almaný durdurarak hala ihtiyacýn olup olmadýðýný kontrol edecektir. Çocuklarýn bazen yýllarca, bazen de aylarca ilaç almalarý gerekebilir.

 

Soru: Dün, bende Dikkat Eksikliði Sendromu olduðunu öðrendim, bunu erkek kardeþimden nasýl saklayabilirim?

Cevap: Sýr saklamak çok zor bir iþtir. Eðer bunu gerçekten bir sýr olarak saklamak istiyorsan, anne babanýn yardýmý ile baþarabilirsin ama bunun çok zor olacaðýný da aklýndan çýkarmamalýsýn.Neden anne ve babanla konuþup onlarýn bu durumu kardeþine uygun bir dille anlatmalarýný istemiyorsun? Eminim anne baban, kardeþinin seninle alay etmesini ya da sana aptal demesini önleyecek bir þekilde ona durumu açýklayabilirler.Kardeþin konuyu bilirse senin hayatýn kolaylaþacaktýr, ister inan ister inanma belki sana yardýmý bile dokunacaktýr.

 

Soru: Dikkat Eksikliði Sendromu olan insanlarýn garip insanlar olduðunu duydum.

Cevap: Duyduklarýn doðru deðil. Bence “garip” sözcüðünü kullanýrken çok dikkatli olmak lazým. Tanýdýðým bir sürü iyi insan sadece baþkalarýndan farklý davrandýklarý için “garip” diye adlandýrýlýyorlar. Böyle adlandýrýlmak ise onlarýn kalbini kýrýyor. Hiç kimse böyle çaðýrýlmaktan hoþlanmaz, baþkalarýnýn kalbini kýrmak iyi bir haslet deðildir.

 

Soru: Dikkat Eksikliði Sendromunuz varsa baþkalarýndan daha süratli düþündüðünüz doðru mudur?

Cevap: Bazen, ama bazen de tam tersi olur. Uzun vadede yavaþ düþünmekle hýzlý düþünmek kendi kendini dengeleyecektir. Kimi zaman, Dikkat Eksikliði Sendromu olan çocuklar o kadar hýzlý düþünürler ki; kendi düþünce hýzlarýna kendileri yetiþemezler. Çok hýzlý geçen bir trenin kompartýmanlarýný tek tek göremediðimiz gibi.

 

Soru: Ýlacýmý bazen almak istemiyorum. Bu mümkün mü?

Cevap: Ýlacý arada sýrada almak yerine her gün ayný zamanda almak daha yararlýdýr. Ýlacýný her zaman almak istemiyorsan bu konuyu anne babanla ya da doktorunla konuþmalýsýn. Belki de ilaç hakkýnda cevaplandýrýlmasýný istediðin sorular vardýr ve bu konuda sana yardýmcý olabilecek kiþiler onlardýr. Doktorun dozajý yada ilaç zamanýný ayarlayabilir.

 

Soru: Aldýðým ilaç beni daha akýllý mý yapacak?

Cevap:Hayýr. Ama dersini daha dikkatli dinlemene ve ödevlerini daha düzgün yapmana yardýmcý olacaðý için notlarýn daha iyi olacaktýr. Ýlaç seni daha akýllý yapmayacaktýr sadece olan aklýný daha iyi kullanmana yardýmcý olacaktýr.

 

KARDEÞLER ; zavallý þeyler

 

Kardeþlerin, özel ilgi gerektiren çocuklara verilen ekstra zamaný kýskanmalarý az görülen bir þey deðildir. Ayrýca hiperaktif bir kardeþ büyük bir olasýlýkla diðer kardeþin eve gelen arkadaþlarýna, oynamak istediði oyunlara ya da sevdiði eþyalara da rahat vermeyecektir. Dikkat Eksikliði ile Hiperaktivite Sendromu olan çocuklar çevrelerindeki insanlarýn sabýrlarýný en son noktaya kadar zorlarlar. Duygusal olarak baðýmlýdýrlar ve yalnýz kalmaktan nefret ederler. Bilgisayar ya da nintendo gibi oyunlarla kendilerini oyalamadýklarý süre içinde ailenin ilgisinin odak noktasý olmayý hedeflerler. Sosyal iliþkilerinin yetersizliði ve az arkadaþ sahibi olmalarý sürekli olarak anne baba tarafýndan oyalanmak isteði doðurur. Doyumsuz olmak eðiliminde olduklarý içinde “yeter” kavramý tanýmazlar.

 

Dikkat Eksikliði sendromu olan çocuðunuza ayýrdýðýnýz zamana en baþýndan bir sýnýr koyabilirseniz, örneðin; “saat beþ olduðunda sana ayýrdýðým özel zaman bitecek ve o zaman kardeþinin özel zamaný baþlayacak” derseniz, diðer çocuðunuza haksýzlýk yapmamýþ olursunuz.

 

ARKADAÞ EDÝNEBÝLMESÝ ÝÇÝN, ÇOCUÐUMA NASIL YARDIMCI OLABÝLÝRÝM?

 

Sosyal davranýþlarýn öðretilmesinde her yöntemde kullanýlan ana unsur; çocuða örnek olmaktýr. Çocuklar, sosyal davranýþlarýný taklit yoluyla öðrenirler. Konuþurken kötü sözler kullanmamak, istenen davranýþlarý övgüyle karþýlamak, selamlaþma sözcüklerini daima ve güler yüzle sarf etmek, çocuklarýn taklit yoluyla öðrendikleri geçerli sosyal davranýþlardýr.

 

Dikkat Eksikliði Sendromu olan çocuklar, ebeveynlerinin yüz ifadelerini anlamakta zorlanýrlar, ama eðer bu ifadelerin ardýndaki manayý anlamak çocuða öðretilirse; sosyal iliþkilerinde büyük bir geliþme görülür. Dikkat Eksikliði Sendromu olan çocuklarý, istenen davranýþlarý sergilediklerinde hemen övmenin yararýný akýldan çýkarmamak gerekir.

 

Doðru sosyal davranýþlar sergileyen çocuklarýný anýnda ve açýk bir þekilde öven - göz kýrparak, el iþaretleriyle ve hatta komik suratlar yaparak - anne babalar bunun yararlarýný sosyal iliþkilerin iyileþmesi þeklinde gözlemleyeceklerdir. Çocuðunuzun baþarýsýnýn sonucunu deðil, baþarmak için gösterdiði gayreti övmelisiniz.

 

DÝKKAT EKSÝKLÝÐÝ SENDROMUNUZ VARSA NELER HÝSSEDERSÝNÝZ?

 

Bu nasýl bir duygu? Ýnsan neler hisseder?

Her þeyden önce,”Dikkat Eksikliði” tanýmlamasýna karþýyým bence bizde dikkat eksikliðinden ziyade herkeste dikkat fazlalýðý var! Söylemek istediðim içinde yaþadýðýmýz hayata bir bakýn; kim tek bir konuya uzunca bir süre dikkatini verebiliyor? Banka hesabýnýzý doðru tutabilmek, sandalyenizde kýpýrdanmadan oturabilmek ve konuþmak için her zaman sýranýzý beklemek sizce gerçekten de akýl saðlýðýnýzýn yerinde olduðunun iþareti mi? Bana sorarsanýz DE olmayan insanlarýn çoðu tedavisi mümkün olmayan “Her daim sýkýcý insanlar topluluðunun” doðuþtan üyesidirler.

 

Her ne hal ise, okuduðunuz kitaba göre ad deðiþtiren “Dikkat Toplayamama Bozukluðu” yada “Dikkat Toplayamama ve Hiperaktivite Bozukluðu” adlý bir sendrom mevcuttur. Peki, bu sendromu yaþamak nasýl bir duygu? Bazýlarý böyle bir sendromun olmadýðýný savunuyorlar ama bana inanýn, böyle bir sendrom var.

 

Durumumuzu anlatabilmek için bir sürü teþbih kullanmak olasý; Sanki yaðmurlu bir havada cam silecekleri olmadan araba kullanmak gibi; her þey ýslak ve bulanýktýr ama siz önünüzü görmeden süratle gitmeye devam edersiniz. Ya da; parazitlerle dolu bir radyo istasyonunda en sevdiðiniz programý izlemek gibi; fýrtýnalý bir havada iskambil kaðýtlarýndan ev yapmaya çalýþmak gibi, önce kendinizi rüzgardan korumak için bir ev yapmanýz gerekir.

 

Baþka bir anlatýmla; her dakika omuzlarýnýza taþýyabileceðinizden fazla yük olmasý gibi. Yapmanýz gereken bir iþ vardýr ama tam o anda aklýnýza bir ikinci iþ gelir. Birinciyi býrakýp ona sarýlýrsýnýz ama ne ikinciyi ne birinciyi tamamlayamadan üçüncü bir iþ aklýnýza gelir. Aradan fazla zaman geçmeden siz baþkalarýnýn gözünde organize olamayan, aklýna geldiði gibi düþünen bir kiþi olusunuz. Oysa size yakýþtýrýlan bu hiç kibar olmayan sözcükler yersizdir çünkü aslýnda siz elinizden gelen gayreti göstererek çalýþmaktasýnýzdýr. Sanki görünmez ipler sizi bir o yana bir bu yana çekmekte ve tek bir iþin üzerinde odaklanmanýzý engellemektedir.

 

Üstüne üstlük parmaklarýnýz masada tempo tutmakta, ayaklarýnýz sallanmakta, aðzýnýz bir þarký mýrýldanmakta, gözleriniz bir o yana bir bu yana bakmakta, gerinmekte, kýpýrdanmaktasýnýz. Doðal olarak karþýnýzdaki kendisini dinlemediðinize karar verir oysa siz karþýnýzdakini dinlediðiniz zamanýn boþta kalan aralýklarýný doldurmakla meþgulsünüzdür. Ben yürürken müzik dinlerken yada kalabalýk ve gürültülü bir odada dikkatimi daha rahat toplayabilirim. Allah beni sessiz kütüphanelerden korusun, neyse ki hep gittiðim kütüphaneye gelenler DE sendromu olan kiþiler; böylece sessizlik yerine, süre gelen huzur verici bir mýrýltý var.

 

“Dikkat Eksikliði Sendromu” olmak nasýl bir þey? Hem burada, hem orada hem her yerde olmak. Bir düþünür þöyle demiþ; “Zaman her þeyin bir arada olmasýný engelleyen þeye denir.” Zaman dakikalarý küçük kýsýmlara ayýrarak, her bölümde tek bir þey yapmamýzý saðlar. Dikkat Eksikliði Sendromunda iþler böyle deðildir, zaman çöker. DE olan bir kiþide her þey bir arada olur, zaman bir kara deliktir. Bu da kiþide bir iç karýþýklýðýna ve hatta paniðe neden olur. Öncelik gerektiren iþlerin sýralanmasý olanaksýzdýr. Kiþi her þeyin üstüne yýkýlmasýný engellemek için hep hareket halinde olmak zorunda kalýr.

 

Müzeler (Nasýl da konudan konuya atladýðýmý fark ettiniz mi? Kanallarý sürekli deðiþtiriyorum. Televizyon seyrederken de ayný þey oluyor. Eþim çýlgýna dönüyor. “Bir programý sonuna kadar seyredemez miyiz?” diyor.) Her neyse müzeler, benim müze gezmem Salý Pazarýný gezmeme benziyor. Biraz ondan, biraz bundan, aman bu güzelmiþ, ama buradaki raflara ne demeli? Çabuk olmalýyým, koþturmalýyým. Sanatý sevmediðimden deðil, sanatý seviyorum. Ama benim sevme þeklimi görenler yalan söylediðime inanýyorlar. Diðer yandan bir resmin karþýsýnda uzun zaman oturduðum da oluyor. Bu dakikalarda, DE olan insanlarýn çoðu gibi bir konuya hiper odaklanabiliyorum. Ýþte buda bizim dikkatimizin eksik olduðunu yalanlýyor. Kimi zaman “turbo dikkat” gösterebiliyoruz; duruma baðlý.

 

Kuyruklar. Kuyrukta beklemem olanaksýz. Bekleyemiyorum. Düþünce ve duygularýmý hemen harekete döküyorum. Ýþte sonunda burada baþlýyor. Durup da en terbiyeli davranma þekli nasýl olur diye düþünme yeteneðinden yoksunum. DE olan kiþilerin çoðu zaman “densiz” diye nitelendirilmesinin açýklamasý iþte bu. Edepli olmak, kiþinin harekette bulunmadan önce sonuçlarýný düþünmesi ile doðru orantýlý ve DE olan kiþiler bu konuda çok yetersiz.

 

Beþinci sýnýftayken matematik öðretmeninin saç þeklini deðiþtirdiðini görüp, hemen “Mr. Cook baþýnýzdaki peruk mu?” diye yumurtladýðýmý hatýrlýyorum. Sýnýftan atýlmýþtým. O zamandan beri aklýma geleni, uygun zamanlarda ve uygun yerlerde söylemesini öðrendim; ama çok uzun zaman çalýþarak. DE nin en önemli noktasý iþte bu; hayata uyum saðlayabilmek zaman alýyor. Ama yapýlabiliyor, hem de en iyi þekilde.

 

Tahmin edebileceðiniz gibi, sürekli konularý deðiþtirerek, volta atarak, kaþýnarak ve densizlik ederek birisiyle yakýnlýk kurmayý baþarmak neredeyse olanaksýzdýr. Eþim, dalýp gitmeme artýk alýþtý, dikkatimi ona verdiðim zaman tamamýyla onun olduðumu biliyor. Ýlk tanýþtýðýmýzda deli olduðumu sanmýþtý. Birlikte çýkarken yemeðin sonunda restoranlardan fýrlayýp gider, konuþurken dalýp giderdim. Artýk gelip gitmelerime alýþtý.

 

DE olan kiþilerin çoðunluðu heyecan verici durumlarý neredeyse aþerirler. Ben bir yarýþ tutkunuyum. Mesleðim olan psikoterapistliðin, deðiþik insanlar ve durumlarla karþýlaþmamý saðlayan yeminini de çok seviyorum. Ýþte bu yüzden DE olan insanlar suçlular ve tehlikeli yaþayanlar arasýnda büyük bir çoðunluðu oluþturuyorlar. Ama ayný çoðunluðu her alanda yaratýcý, deneyci, enerjik ve üretken insanlar arasýnda da oluþturuyorlar.

 

Baþka bir deyiþle, bu iþin olumlu bir yönü de var. Genellikle DE den söz edilirken olumlu yanlara fazla dikkat çekilmiyor, çünkü daima yanlýþ giden olumsuz olana dikkat çekmek insanoðlunun doðasýnda vardýr. Bir uzman tarafýndan bir çocuða ya da yetiþkine DE teþhisi konduktan sonra anne-babalar, öðretmenler, arkadaþlar ve meslektaþlar yardýmcý olurlarsa iþte o zaman bu yaratýcýlýk ve üretkenlik su yüzüne çýkar. Ýstasyon bulunmuþ, ayarlanmýþ, silecekler çalýþmaya baþlamýþ ve fýrtýna durulmuþtur. Baþ aðrýsý olan, her sorunun nedeni olan çocuk ya da yetiþkin daha önce yapmaya hiç fýrsatý þeyleri yapmaya baþlamýþtýr. Çevresindeki herkesi ve herkesten kendini þaþýrtacaktýr.

 

DE olan kiþiler genellikle olaðanüstü yaratýcý ve 6. hisleri güçlü kiþilerdir. Baþkalarýnýn metodlar çerçevesinde, kurallarla düþünürken göremedikleri detaylarý görür ve hissederler. Sonuca nasýl vardýklarýný açýklayamayan, fikirlerinin kaynaðýný söyleyemeyen ya da nasýl olup ta böyle bir resim yaptýðýný bilmeyen ya da bu kestirme çözüme nasýl ulaþtýðýný yazýya dökemeyen kiþiler iþte onlardýr. Milyon dolarlýk iþi alýp ta ertesi günü çözebilen kadýn ve erkekler de onlardýr. Bir gün gereksiz bir söz ettiði için okuldan uzaklaþtýrýlan, ertesi gün olaðanüstü bir söz söylediði için ödüllendirilen çocuklar da onlardýr. Onlar elleriyle dokunarak, hissederek öðrenen ve yapmaktan çekinmeyenlerdir. Onlar, pek çok þeyi hissederek bilme yeteneðine sahiptirler. Çoðumuzun ýþýk olmadýðý için göremediði þeyleri onlar karanlýkta hissederek bulurlar.

 

Diðerlerinin, DE olan kiþilerde varolan bu “altýncý his” yeteneðine saygý göstermeleri gereklidir. Eðer çevre sürekli olarak kuralcý, akýlcý ve doðru” olan davranýþlarda ýsrar ederek 6. hissi yok ederse toplum bundan büyük zarar görecektir. Onlarý konuþurken dinlemek yorucudur, ne söylediklerini anlamak ve toparlamak uðraþmayý gerektirir. Ama onlarý ciddiye alýr ve anlamaya çalýþýrsanýz þaþýrtýcý sonuçlarý ve çözümleri anlattýklarýný duyarsýnýz. Söylemek istediðim, konuþma tarzlarý çoðunluklan farklý olsa da ve hatta karmakarýþýk gibi gelse de; sabýr ve anlayýþla davranýldýðýnda bundan herkesin karlý çýkacaðýdýr.

 

Üstünde durulmasý gereken en önemli nokta eðer bir uzman hekim tarafýndan teþhis konulursa, Dikkat Eksikliði Sendromuna baðlý olan her türlü olumsuzluða son verilebilir ya da önlenebilir. Teþhis konulmasý, “tembel”, “inatçý”, “sinir”, “rahatsýz edici”, “imkansýz”, “patronluk taslayan”, “ukala”, “geri zekalý”, “aptal” yada tek kelimeyle “kötü” olarak adlandýrýlan kiþiler için neredeyse huzur vericidir. Bir uzman doktor tarafýndan konulan DE teþhisi konuyu toplumsal yargýlamadan, nöropsikiyatrik alanýna taþýmaktýr.

 

Bu iþin tedavisi nedir? Yükselen sesleri susturan bir yöntem. Teþhis, suçluluk ve kiþinin kendini aþaðý görmesi yönünde yükselen sesleri azaltmasýna neden olacaktýr. Kiþinin hayatýna, uygun bir takým kurallarý dahil etmesi ilk adýmdýr. Uzun süreler yerine, kýsa süren çalýþmalar yapmak, iþleri küçük parçalara ayýrmak, listeler yapmak, enerjisini spora yönlendirmek, dostlarýnýzdan yardým görmek, size yardýmcý olacak kurallardýr. Ýlaç tedavisi de (bir uzmanýn kontrolünde) yararlý bir yardým elidir. Ýyi haber tedavinin her zaman yararlý olduðudur.

 

Sizlerden yardýmýnýza ve anlayýþýnýza gereksinmemiz olduðunu söyleyerek bitirmek istiyorum. Gittiðimiz her yeri daðýnýk býraktýðýmýzý biliyorum ama yardýmýnýzla o daðýnýklýk çözümler yaratan yollara dönüþebilir. Eðer benim gibi; gürültücü, hayallere dalýp giden, unutkan, programlanamayan birini tanýyorsanýz; insanlarýn kendisi hakkýnda söylediði kötü þeylere inanmasýndan ve çok geç olmadan, aklýnýzdan Dikkat Eksikliði Sendromunun ne olduðunu geçirin.

 

Dikkat Eksikliði, belirtiler listesi deðil bir yaþama biçimidir. Teþhis konulmadan önce belki de umutsuzluk ve acý dolu bir yaþam biçimi ama teþhis konulduktan sonra yeni olanaklar ve iyiye doðru bir geliþim þansý olan bir yaþam biçimi.

 

Artýk umutlu olmak zamanýdýr!……….

NEDEN?

Kýsaca; Dikkat Eksikliði Sendromu olan bir çocuðun beyninin ön bölümünde kararlar almasýný saðlayan bilgileri taþýyacak kadar yeterli sayýda nörotransmitter yoktur. Ýþte bu yüzden, Dikkat Eksikliði Sendromu olan çocuklar dürtülerine göre hareket ederler ve dikkatleri de kolayca daðýlýr.

 

Dikkat Eksikliði Sendromu olan birey doðru davranýþýn hangisi olduðunu bilir mi? Evet, bilgiler beyinde depolanmýþtýr ve kullanýma hazýrdýr.

 

Ama doðru davranýþý uygular mý? Her zaman deðil. Bu sendromun yoðunluðuna ve beynin karar merkezine hangi mesajlarýn gittiðine baðlýdýr. Davranýþlarýn çoðu zaman anlaþýlmaz ve þaþýrtýcý olmasýnýn nedeni; doðru davranýþlarý bir dakika sonra yanlýþ davranýþlarýn izlemesidir. Çünkü nörotransmitterler her zaman ayný mesajlarý taþýmazlar.

 

4 ÖRNEK

1.  Anne, oðluna ödevini masanýn üzerine koyduktan sonra mutfaktan bir muz alýp, dersine baþlamasýný söyler. Murat, (dikkat eksikliði olmayan çocuk) ödevini masaya yerleþtirir, mutfaktan muzu alýr ve dersini yapmaya baþlar. Fýrat, (dikkat eksikliði olan çocuk) mutfaða gidip bir elma alýr ve söylenenleri unuttuðu için televizyon seyretmeye baþlar.

2.  Öðretmen sýnýfa bir soru yöneltir, Murat, (dikkat eksikliði olmayan çocuk) elini kaldýrarak öðretmenin kendisine söz vermesini bekler. Fýrat, (dikkat eksikliði olan çocuk) cevabý baðýrarak söyler.

3.  Öðretmen aylýk ödev verir. Murat, (dikkat eksikliði olmayan çocuk) ödevini bir deftere yazar, her gün bir sayfa hazýrlayarak ödevi zamanýnda bitirir. Fýrat, (dikkat eksikliði olan çocuk) son akþam son dakikada ödevi bitirmeye çalýþýr ve ertesi gün okula ödevsiz gider.

4.  Öðrenciler ödevlerini teslim ederlerken, Murat çantasýndan, üzerine ismi yazýlmýþ ödevini çýkarýp öðretmene verir. Fýrat (malum çocuk) okul çantasýný karýþtýrmaya baþlar, masasýný arar, kitaplarý açýp kapar ve sonunda bulamadýðý ödevi teslim etmez.

 

YAPAMAZLAR

 

Yukarýdaki 4 örnek, Dikkat Eksikliði Sendromu olan çocuklarýn baþarýsýz olduklarý dört konuyu temsil etmektedir. Olumsuz olarak algýladýðýmýz tüm hareketler bu dört konuyla nasýl baþa çýkýlacaðýnýn öðrenilmemesinden kaynaklanýr.

Yapamaz 1: Dikkat Eksiliði Sendromu olan çocuklar birden fazla þeyi ayný anda yapamazlar. Yeterli nörotransmitter olmamasý çoklu mesajlarýn hatýrlanmasýný olanaksýzlaþtýrýr. Çoklu isteklerin genellikle yalnýzca bir tanesi (en zevkli olaný) hatýrda kalýr. Öðretmenler ve ebeveynlerde basit isteklerin yerine getirilmemesi karþýsýnda ne yapacaklarýný þaþýrýrlar.

Yapamaz 2: Dikkat Eksikliði Sendromu olan çocuklar ayný zamanda hem düþünüp hem hareket edemezler. Sadece hareket ederler. Bir hareket ve sonuçlarýný ayný anda düþünecek kadar yeterli nörotransmitterlerin olmamasý sonuçtan sonuca atlamalarýna neden olur. Sorunun nedeni kimyasal dengesizlik olduðu için, Dikkat Eksikliði olan bir çocuða, düþünerek hareket etmeyi öðretmek fiziksel olarak imkansýzdýr.

Yapamaz 3: Dikkat Eksikliði Sendromu olan bir çocuk, uzun ve detaylý iþleri küçük parçalara bölemez. Beyin, çoklu direktifleri algýlayamadýðý için, her iþi tek parça olarak algýlar. Bu yüzden de sýnavlarda baþarýsýzlýk ve ev ödevlerinde eksiklik ortaya çýkar.

Yapamaz 4: Dikkat Eksikliði Sendromu olan çocuklar organize olamazlar. Çoðunlukla önceden planlayýp baþlamak yerine bir iþten bir iþe atladýklarý gibi yarý bitmiþ ya da bitmiþ iþleri de yerine ulaþtýramazlar.

 

Dikkat Eksiliði olan çocuk direktife ve uyarýya ancak teker teker karþýlýk verebilir. Örneðin; Diyelim ki öðretmen bir soru sordu. Doðal olarak ilk tepki soruyu cevaplandýrmaktýr. Ancak sýnýfýn kurallarýna göre “Önce el kaldýrýlýr ve sessizce söz verilmesi beklenir” Peki, Dikkat Eksikliði Sendromu olan çocuk soru sorulduðunda ne yapar? Cevabý hemen yapýþtýrýr çünkü beyninin ön kýsmý yalnýzca sorunun cevaplandýrýlmasý gerektiði mesajýný almýþtýr.

 

Hedefimiz çocuðun doðru zamanda doðru tepkiyi seçmesini saðlamaktýr.

Örneðin; Öðretmen soru sorduðunda bir öðrenci ne yapmalýdýr?

Elini kaldýrmalýdýr.

Öðretmen Dikkat eksikliði olan öðrencisine söz verirse, sorusuna cevap alýr mý?

Büyük bir olasýlýkla, hayýr.

Öðretmen ne yapmalýdýr? Çocuk hem düþünüp hem hareket edemiyorsa o zaman öðretmen yapýlmasý gereken iþi küçük parçalara bölmelidir. Eðer Dikkat Eksikliði olan öðrenci elini kaldýrýrsa, öðretmen çocuða söz verdikten sonra soruyu tekrarlayarak ona düþünebilmesi için zaman tanýmalýdýr.

 

Deðiþiklik, karar alma ve boþ zaman faktörleri en aza indirgenmelidir. Böylece çocuðun hipo yada hiper hareket etme olasýlýðý da en aza indirgenmiþ olacaktýr. Kýsaca söylemek gerekirse Dikkat Eksikliði olan çocuklarýn istenmeyen davranýþlarý, kendilerinden yapamayacaklarý iþler istendiðinde yaþadýklarý strese bir tepkidir. Ýþte bu yüzden stresi azaltýn, karar almaya zorlamayýn, baþarýsýzlýðýn sonuçlarýný hafifletin ve Dikkat Eksikliði Sendromu olan çocuðun olumsuz davranýþlarýný saf dýþý býrakýn.

 

DÝKKAT EKSÝKLÝÐÝ VE HÝPERAKTÝVÝTE SENDROMU OLAN ÇOCUKLARIN TEDAVÝSÝ

 

Dikkat Eksikliði ve Hiperaktivite Sendromu olan çocuklarýn tedavisi çok yönlü uygulama gerektirir. Pek çok çocuk için psikostimülan ilaçlar tedavinin önemli bir bölümünü teþkil eder. Davranýþ terapisi de en az bunun kadar önemlidir. Uzman yardýmý olmadan, DEH sendromu olan çocuklarýn çoðu akademik ve sosyal beklentilere ulaþmakta zorlanacaklardýr.

DEH sendromu tedavisi medikal, psikolojik ve eðitsel müdahaleler gerektirir. Doktorlar, eðitimciler ve anne babalar el ele çalýþmalýdýrlar. Bu grupta en büyük iþ anne babalara düþer çünkü bütün bu organizasyon onlar yapacaklardýr.

Çok yönlü bir tedavide þu unsurlar bulunmalýdýr:

Davranýþ yönetimi için anne baba eðitimi

Ýyi bir eðitim programý

Gerekli olduðunda tek baþýna ya da hep birlikte terapi

Gerekli olduðunda ilaç

 

ÝLAÇ

 

DEH sendromu belirtileri tedavisinde en yaygýn olarak kullanýlan ilaç psikostimülanlardýr. DEH sendromu belirtileri gösteren çocuklarýn %80 i ilaca karþýlýk verir. Bu ilaçlar dürtüsel davranýþlarý ve hiperaktiviteyi kontrol altýna alýrlar. Tedavide kullanýlan ilaçlar Ritalin,(metilfenidat)--en fazla kullanýlan—Dexedrine (dextroamfetamin) ve Cylert (pemolin) dir.

 

Her çocuk için ilacýn dozu farklýdýr ve doðru dozun bulunabilmesi için deðiþik dozlar uygulanýrken yakýn doktor kontrolü gereklidir.

Psikostimülanlarýn en fazla görülen yan etkileri: iþtahsýzlýk, kilo kaybý ve uykuya dalmakta zorluktur. Bu yan etkiler genellikle ilacýn dozu deðiþtirilerek kontrol altýna alýnabilir.

 

DAVRANIÞLARIN DEÐÝÞÝMÝ

Anne baba eðitimi, davranýþ yönetimi teknikleri, özel olarak düzenlenmiþ eðitim kurallarý—bunlarýn hepsi DEH sendromu olan çocuðun kendinde eksik olan yönleri geliþtirerek okulda, evde ve arkadaþ iliþkilerinde baþarýlý olmasýný saðlamak içindir. Bir kez çocuk, anne, baba ve öðretmenler çocuðun nörobiyolojik bozukluðunun farkýna vardýktan sonra baþarýsýzlýk yüzünden yaþanan mutsuzluklar son bulacaktýr. En önemli nokta uyum saðlamak ve hedef de artan baþarý olacaktýr.

Davranýþlarýn istenen þekle yönlendirilmesinde en etkili yöntem; istenen davranýþ gösteren çocuðu ödüllendirmektir.

 

ANNE - BABALAR ÝÇÝN

 

DÝSÝPLÝN KURALLARI REHBERÝ

Disiplin denince pek çok kiþinin aklýna ceza gelir.

Ancak disiplin ceza vermek deðil, eðitmek, bilgilendirmektir. Pozitif yöntemlerle yapýlan bu eðitimle çocuk özgüvenini ve kendi hareketlerini kontrol edebilme yetisini kazanýr.

· Çocuklar için disiplin neden gereklidir?

Sizler çocuklarýnýzýn ilk öðretmenlerisiniz.Disiplin kurallarýný koyarken zorlanabilirsininiz. Bu nedenle disiplin neden gereklidir sorusunu cevaplayarak sizlere yardýmcý olmak istiyoruz.

· Onlarý korumak için.

Genellikle büyükler çocuklarýný kazalardan - kötülüklerden korumak için (disiplin kurallarýna) baþvururlar. Örneðin, bir anne çocuðunu yanan sobadan uzak tutmak için onu uyarýr; “Sobaya yanaþma, yanarsýn, canýn çok acýr.”

· Sosyal beceriler

Disiplin kurallarý çocuklarýn baþkalarý ile iliþki kurmasýný kolaylaþtýrýr. Kendi hareketlerini kontrol edebilme becerisini onlara kazandýrarak güven duygularýný güçlendirir. Örneðin 12 yaþýnda bir çocuk okul kurallarýný arkadaþýna hatýrlatarak onu uyarýr ve doðacak bir problem veya çatýþmayý ikisi için de engelleyebilir.

 

SINIRLARINI BÝLMEK

 

Disiplin, çocuklarýn kabul edilen davranýþlarý anlamalarýna ve hareketlerinin nerede baþlayýp nerede bitmesi gerektiðini algýlamalarýna yardýmcý olur. Örneðin, altý yaþýnda bir çocuk yuvada sýrasýný beklemeyi, söz alarak konuþmasý gerektiðini öðrenir.

 

DÝSÝPLÝNÝN FAYDALARI

 

· Düþünerek kurallara uygun davranma becerisini geliþtirme,

· Hareketlerinin doðuracaðý sonuçlarý mantýk çerçevesinde algýlamalý,

· Okul veya okul dýþýnda baþarýlý bir yaþam sürdürmelerini saðlayacak bilgi ve kurallarý öðrenme,

· Diðerlerinin de uyduðu ortak kurallara göre davranma,

· Aile ve toplumun deðer yargýlarýný anlamalarýna yardýmcý olur.

 

“Disiplinin amacý, çocuklarýn problemler karþýsýnda kurallara uygun ve mantýklý çözümler üretmelerini saðlamaktýr.”

 

DÝSÝPLÝN CEZA DEÐÝLDÝR

 

Disiplin ve ceza ayný þey deðildir. Araþtýrmalar vurmak, tokat atmak veya sözel saldýrýlarla disiplinin saðlanamadýðýný gösteriyor. Bu tip cezalar kýsa dönemde hýzlý sonuç veriyor gibi gözükse de uzun dönemde kalýcý zararlar doðurmaktadýr. Fiziksel cezalar utanç ve umutsuzluk duygularý yükleyerek çocuðun kendisine saygýsýný yitirmesine neden olabilir. Ayrýca çocuða þiddetin geçerli ve uygun bir davranýþ olduðu, güç kullanarak istediklerini elde edebileceði kavramý öðretilmiþ olacaktýr.

 

Çocuklara doðru davranýþý öðretirken ceza yerine, nasýl davranýp nasýl davranmayacaklarýný ve bunlarýn nedenlerini açýklamak gerekir. Büyükler yasaklar yerine geçerli olan davranýþlarýn altýný çizmelidirler. Örneðin, “Giyeceklerini yere atma” yerine “Lütfen giyeceklerini yerden kaldýr çünkü yeri süpürmem gerekiyor.” demelisiniz.

 

Anne- baba ve okul disiplini

 

Evde uygulanacak disiplin okuldaki davranýþlarýn temelini oluþturur. Okul disiplini de ev disiplin kurallarýnýn bir uzantýsý olmalýdýr. Okuldaki bir disiplin problemi aile-çocuk ve öðretmenle birlikte çözülmelidir. Birlikte bulunan bu çözümler çocuðun kendini istenilen þekilde disipline ederek kurallara uymaya teþvik edecek ve düzgün okul-çalýþma alýþkanlýklarý oluþturmasýný saðlayacaktýr. Aileler okul kurallarýný bilmeli ve desteklemelidirler.

 

Araþtýrmalar, aile-öðrenci-öðretmen ve idarecilerin beraberce kurallarý oluþturmasýnýn en iyi sonuçlarý verdiðini göstermiþtir. Bu þekilde çocuklar disiplin kurallarýný kendi kendine uygulamaya teþvik edilmektedir.

Çocuklarýn bu kuralarý açýk bir þekilde anlamalarýný saðlamak için “anlaþýlýr” yazýlý bir form oluþturmakta önerilebilir.

 

“Çocuklarýn davranýþlarýný olumlu yönlendirmek için açýk kurallara ve istikrarlý bir tutuma ihtiyaç vardýr. Okulda ve evde en etkin kurallar, öðrenci-aile-öðretmen ve okul tarafýndan alýnmýþ ve tatbik edilenler olacaktýr.”

 

ANNE BABALAR ÝÇÝN DÝSÝPLÝN ÝPUÇLARI

 

Ýyi örnek olun. Eðer çocuðunuzun problem çözmek için þiddete baþvurmasýný istemiyorsanýz fiziksel ceza vermeyiniz

Sýnýrlarý çiziniz ama çok sayýda kural koymayýnýz.

Bir kural koymadan önce kendinize þunlarý sorunuz: Bu gerekli mi?/ Bu kural çocuðun saðlýk ve güvenliðini saðlýyor mu?/ Baþkalarýnýn haklarýný ve mallarýný gözetiyor mu?

 

Kurallar basit ve anlaþýlýr olsun.

Aile Kurallarý oluþturulurken çocuk ta katýlýrsa onlarý daha dikkatle uygulayacak, daha az çiðneyecektir.

Çocuklar bir kuralý ihlal ettiðinde sonucunun ne olacaðýný iyi anlamalýdýrlar. Örneðin, 4 yaþýndaki çocuðunuzun tek baþýna karþýdan karþýya geçmesi yasaksa ve o bu kuralý ihlal ederse cezasýný uygulamaya kararlý olmalýsýnýz.

 

Esnek olun. Bu kurallar çocuklar küçükken geçerlidir. Ancak onlar büyüdükçe daha fazla özgürlük isterler.

Unutmayýn, her çocuk farklýdýr. Onlarýn kendilerini kontrol etme becerilerini geliþtirmelerine izin verin. Küçük çocuklar her zaman kurallara tamamen uyacak beceriyi gösteremeyebilirler.

Örneðin, yemekten önce kurabiye yemesine izin verilmeyen 5 yaþýndaki çocuðunuz direnirse kurabiye kavanozunu göz önünden kaldýrarak, ona sizce uygun baþka bir yiyecek teklif edin.

Çocuðunuza, sizi ve baþkalarýný rahatsýz eden davranýþlarý olursa hemen söyleyin. Problemleri biriktirmeyin. Kararlý olun.

Ailenin diðer bireyleriyle de disiplin kurallarý konusunda hemfikir olun. Bu þekilde çocuk kurallara uymadýðý zaman neler olacaðýný bilecektir.

Çocuklarýnýzýn iyi davranýþlarýný, baþarýlarýný övün. Onun çabalarýný takdir ettiðinizi bilsin.

Çocuðunuzla güç savaþýna girmekten kaçýnýn.

Disiplin, kazanan ve kaybedenin olduðu bir oyun deðildir. Siz çocuðunuzun kurallara uymasýný beklersiniz, o sizden dürüstlük bekler.

Onun sizinle ayný fikirde olmayacaðý zamanlar olacaktýr. Buna saygý gösterin, pozitif öneriler getirin. Eleþtirmeyin. Eleþtirmek ve dýrdýr etmekle çocuðunuzun gücenmesine, kýzgýn olmasýna veya kendini aþaðýlamasýna neden olabilirsiniz.

Baðýmsýzlýk duygusunu ve sorumluluk almasýný destekleyin.

Espri anlayýþýnýzý kaybetmeyin.

Onlarý ne kadar çok sevdiðinizi söyleyin. Uygun davranmadýklarýnda çocuðunuzu deðil, o davranýþý sevmediðinizi açýkça belirtin ki sevginizden þüphe duymasýn.

 

DÝKKAT EKSÝKLÝÐÝ SENDROMU HAKKINDA NE KADAR BÝLGÝNÝZ VAR?

 

TEST

Aþaðýdaki yedi soru, DES hakkýndaki bilginizi test edebilmeniz için düzenlenmiþtir.

 

Soru 1

Aþaðýdakilerden hangisi Dikkat Eksikliði Sendromunun kýsa açýklamasýdýr?

A. Tekrarlara ve hatta ceza verilmesine karþýn bireyin dikkatini, bir ya da iki dakikadan fazla tek bir konu üzerine yoðunlaþtýramamasýdýr.

B. Tekrarlara ve hatta ceza verilmesine karþýn bireyin dikkatini, bir ya da iki saatten fazla tek bir konu üzerine yoðunlaþtýramamasýdýr.

 

Soru 2

Çocuk nüfusunun yüzde kaçýnda Dikkat Eksikliði Sendromu olduðu varsayýlmaktadýr?

A. % 5 den az

B. % 15 civarýnda

C. % 25 den fazla

 

Soru 3

Aþaðýdakilerden hangisi doðrudur?

A. Fazla þeker yemek hiperaktiviteyi arttýrýr.

B. Dikkat Eksikliði ve Hiperaktivite Sendromu olan çocuklarýn hiçbiri, yetiþkin yaþlarda uyuþturucu ve alkol baðýmlýsý olmak için diðer çocuklardan fazla risk taþýmazlar.

C. Hiperaktif çocuklara hiç karýþmamalý ve diðer çocuklar gibi kurallara uymalarý beklenmemelidir.

D. Yukarýdakilerin hepsi yanlýþtýr.

 

Soru 4

Dikkat Eksikliði ve Hiperaktivite Sendromu hangi grupta daha fazla görülür?

A. Erkek çocuklar

B. Kýz çocuklar

 

Soru 5

Dikkat Eksikliði ve Hiperaktivite Sendromu olan çocuklarýn büyük bir bölümü, büyüdükleri zaman belirtilerden kurtulur.

A. Doðru

B. Yanlýþ

 

Soru 6

Bilimsel çalýþmalar, Dikkat Eksikliði ve Hiperaktivite Sendromunun aþaðýdakilerden hangisinden kaynaklanan bir durum olduðunu göstermektedir?

A. Kandaki þeker oraný çok yüksektir.

B. Beynin bir bölümü fazla çalýþmaktadýr.

C. Beynin bir bölümü az çalýþmaktadýr.

 

Soru 7

Bir konuya konsantre olmakta zorlanan Dikkat Eksikliði ile Hiperaktivite Sendromu olan çocuklara,

A. Anti-depresif ilaçlar verilir.

B. Stimülan ilaçlar verilir.

C. Uyuþturucu ilaçlar verilir.

 

TEST - DOÐRU CEVAPLAR

1.         A

Dikkat Eksikliði ve Hiperaktivite Sendromu teþhisi konulurken pek çok noktalar göz önüne alýnýr ancak A þýkký sorunun temelini özetle açýklamaktadýr. DES olan çocuklar çok hareketli ve ataktýrlar. Dikkatlerini birkaç dakikadan fazla toplayamazlar. Çocuklarýn kimi zaman böyle davranmalarý genellikle normal karþýlanmakla birlikte, DES olan çocuklar, daima böyle davranmaktadýrlar.

2.         A

3.         D

Þeker, Dikkat Eksikliði ve Hiperaktivite Sendromuna neden olmaz. DES olan çocuklarýn bazýlarý aþýrý hareketliyken, diðerleri aþýrý dikkatsizdir; bir diðer grup ise her iki belirtiyi de gösterir. Tedavi görmeyen DES olan çocuklarýn sosyal problemleri, yetiþkin yaþlarda onlarýn uyuþturucu ya da alkol baðýmlýsý olmalarý riskini arttýrýr.

4.         A

5.         B

DES olan çocuklar - 2/3 lük bir orana yakýn - yetiþkin yaþlarýnda da ayný belirtileri göstermeye devam ederler.

6.         C

DES in nörobiyolojik bir bozukluk olduðu ispatlanmýþtýr. DES olan bireylerde beynin dikkat ve aktiviteyi kontrol eden bölümlerinin az çalýþtýðý gözlemlenmiþtir.

7.         B

Dikkat Eksikliði ve Hiperaktivite Sendromu olan çocuklar, yaþýtlarýndan daha hareketli görünseler de aslýnda beyinlerinin bir bölümlerinin yaþýtlarýndan daha az çalýþtýðý bilinmektedir. Stimülan ilaçlar merkezi sinir sistemini çalýþtýrarak, DES olan çocuklarýn belirli bir konuda dikkatlerini toplamalarýna yardýmcý olmaktadýr.

 

Dikkat Eksikliði Sendromu Cinsler Arasýnda Farklýlýk Gösterir mi?

EVET.

Sari Solden, “Kadýnlarda Dikkat Eksikliði Sendromu” adlý kitabýnda þöyle yazýyor;

“Kýz çocuklardaki, Dikkat Eksikliði Sendromu çoðu zaman hiç fark edilmez; çünkü onlarýn çoðunluðu hiperaktif davranýþlar sergilemez ve kimsenin baþýna dert olmazlar; bu yüzden de kimsenin dikkatini çekmezler. Kýz çocuklarýn gösterdikleri belirtiler, herkesin aklýnda yer etmiþ olan, hiperaktif deyince hemen akýla gelen “düz duvara týrmanan erkek çocuðunun” belirtilerinden çok farklýdýr. Ýþte bu yüzden, kýzlar, organize olamamak ve her þeyin üstlerine üstlerine geldiði þikayetleri ile doktora gittiklerinde bile büyük bir olasýlýkla onlara konulacak teþhis Dikkat Eksikliði Sendromundan ziyade depresyon olacaktýr.”

Hallowell ve Ratey, DE Sendromunun, erkek çocuklarda kýz çocuklara oranla üçe bir daha fazla görüldüðünü söylerken bir baþka kaynak “ADHD Owner’s Manual” bu oraný beþe yedi olarak vermektedir.

 

HAYATIMIZI KOLAYLAÞTIRMAK ÝÇÝN BASÝT ÇÖZÜMLER

 

Anne baba olarak, hepimizin en büyük amacý çocuðumuzun özel yeteneklerini geliþtirmektir.

 

1.  Çocuðunuza amacýna yönelik seçenekler önerin ve kendi baþýna bir seçim yapmasý için cesaretlendirin.

Örnek: Ödevini bitirmesi gerekiyorsa, “Ödevini bitirmek için on dakika mý yoksa on beþ dakika mý gerekli? “ ya da;

“Ödevini ne zaman bitirmek istiyorsun: okuldan gelince mi, yoksa yemekten sonra mý? Böylece arkadaþýn oynamaya gelebilir.”

Bu tür sorular, seçeneði çocuða býrakarak, yapacaðý iþler üzerinde bir miktar kontrol edinmesini saðlayacaktýr.

 

2.  Olumlu sonuçlar istiyorsanýz olumlu yaklaþýmlarda bulunun.

“Benimle bu tonda konuþma !” demeyin, ama onun yerine “Bu konuyu bana daha kibar davranacaðýn bir zamana erteleyelim.” demeyi deneyin.

“Benimle münakaþa edemezsin” demek yerine, “Bu konuyu kavgamýz bittiði zaman tartýþmayý tercih ederim.” deyin.

“Buraya bak!” yerine “Beni dinlediðine emin olduðun zaman tekrar baþlayacaðým.”demelisiniz.

Konuþtuðunuz dil olumlu olursa onun da tavrý olumlu olacaktýr. Çocuðunuzun, sesinizin tonunu ve mimiklerinizi kolayca anladýðýný aklýnýzdan çýkarmamalýsýnýz. Onunla cevap vermesini istediðiniz tonda konuþmalýsýnýz, davranýþlarýndaki deðiþikliði hemen fark edeceksiniz.

 

3.  Sorun yaþanan durumlarda, kýsa dönem unutkanlýðýn üstesinden gelebilmek için “hatýrlatýcý” ipuçlarý kullanýn.

Örneðin; Baþkalarýna baðýrýp, vurduðunda, “Kendini kontrol edebildiðini bana gösterdiðin zaman ne istediðini konuþabiliriz.”

 

4.  Deðiþiklik yaþanacaðý zaman, çocuðunuzu önceden uyarmayý unutmamalýsýnýz. Dikkat Eksikliði Sendromu olan bir çocuk, dikkatini bir aktiviteden bir baþkasýna vermesi gerektiði zaman; kaybolmuþluk, endiþe ve aþýrý uyarýlma duygularý yaþar. Deðiþiklik yaþanan bu zamanlar dikkatle ele alýnmalýdýr.

Örneðin; Ertesi gün okul gideceði günlerin akþamýnda, 20:30’da yatakta olmasýný istiyorsanýz, 20:15’de “Sana kitap okuyabilmem için, on beþ dakika içinde diþini fýrçalayýp yataða girmelisin.”

Sabahlarý hazýrlanýp, vaktinde kapýdan çýkabilmesi için ona bir tekerleme öðretebilirsiniz, örneðin; “Ýki, dört, altý, sekiz çanta, öðle yemeði, ödev ve bekle....” Dikkat Eksikliði Sendromu olan çocuklarýn çoðu müziðe çok yatkýndýr ve melodileri kolayca öðrenirler, ya da;

Evde yapmasý gereken iþler basamak basamak yazýlarak bir yere asabilirsiniz.

 

5.  Soðukkanlýlýðýnýzý kaybetmemelisiniz. Herkesin sabrýnýn bir sýnýrý vardýr, kendinize bir destek bulun.

Dikkat Eksikliði Sendromu olan çocuklarýn en iyi dinledikleri konuþma tarzý “öylesine” yapýlmýþ sohbetlerdir. Öfkenizi gösterdiðiniz anda ayný tarzda bir tepki görürsünüz ve bu da sevimsiz kavgalara yol açar. Çevrelerindeki uyarýlara çok açýk olmalarý, sizin ruh halinizi hemen “yakalamalarýna” ve ayný þekilde size karþýlýk vermelerine neden olacaktýr.

 

6.  Kafasýný taktýðý ya da gereðinden fazla tekrarladýðý hareketler konusunda, sizinle konuþmasýnýn normal olduðunu ona aþýlamaya çalýþmalýsýnýz. Bu hareketler, çocuk yorgun olduðu zamanlarda had safhaya ulaþacaktýr. Böyle anlarda rahatlamasýný saðlamak için çeþitli yöntemler denemelisiniz.

 

7.  Fiziksel yan etmenlere önem vermelisiniz. Araþtýrmalar, ruhen mutlu olmanýn iyi beslenme ve yeterli sporla mümkün olduðunu ispatlamaktadýrlar. Bu etmenler özellikle Dikkat Eksikliði olan çocuklarda büyük önem taþýmaktadýr. Karbonhidratlý yiyeceklere alýþkanlýk derecesinde baðýmlýlýk gösteren çocuklar, spor aktiviteleri ile hiperaktiviteye yol açan baskýlardan arýnýrlar. Ancak takým sporlarýna katýlmak, Dikkat Eksikliði Sendromu olan çocuklar için neredeyse olanaksýzdýr; bu yüzden kiþisel yapýlan sporlar, örneðin; ip atlamak, koþmak ya da bisiklete binmek önerilmelidir.

 

Bütün bunlara ek olarak, aklýnýzdan çýkarmamanýz gereken en önemli nokta; kendi kendinize iyi davranmazsanýz, çocuðunuza da iyi davranamayacaðýnýzdýr. Kendinizi iyi bir ebeveyn olamadýðýnýzý düþünerek asla suçlamayýn. Yaptýðýnýz iþin, dünyadaki en zor ve stresli iþlerden biri olduðunu unutmayýn. Yetiþkin hayatlarýnda baþarýlý olmuþ pek çok insanýn çocukluklarýnda Dikkat Eksikliði Sendromu olduðunu daima hatýrýnýzda tutun ve sevginiz ve inancýnýzla, çocuðunuzun ilginç ve mutlu bir insan olabilmesi için tüm becerilerini kullanabilmesine yardýmcý olmaya çalýþýn.

 

ANNE BABALAR ÝÇÝN HÝPERAKTÝF ÇOCUKLARIN VE GENÇLERÝN ÖZDEÐERLERÝNÝ GELÝÞTÝRMEYE YÖNELÝK YÖNTEMLER

 

Özdeðer, çocuklarýn ruhsal hayatýnýn en önemli parçasýdýr. Özdeðerin iyi geliþmiþ olmasý hayatýn gereklerini yerine getirebilmekle yakýndan ilgilidir ve strese karþý koruyucu bir etkendir.Özdeðer eksikliði ise olumsuz davranýþlara ve okuldaki baþarýsýzlýða yol açar. Dikkatsizlik,düþüncesizce hareket etme ve aþýrý hareketliliklerinin bir sonucu olarak Dikkat Eksikliði ve Hiperaktivite Sendromu görülen çocuklar ve gençler özdeðerle ilgili problemler geliþtirme riski taþýrlar. Hiperaktif çocuklarýn çoðu çevreden olumsuz tepkiler alýrlar. Böylece hiperaktif çocuklarýn kendilerine bakýþ açýlarý son derece olumsuz olabilir: “Ben iþe yaramazýn tekiyim, anne-babama acý çektiriyorum.” gibi. Bunu açýkça ifade etmeseler bile davranýþlarý giderek kendilerine bakýþ açýlarýyla adeta uyum saðlar ve gerçek bir “yaramaz” ve “baþbelasý” gibi davranmaya baþlayabilirler. Kendilerine olumlu bakmalarýný saðlamak, Dikkat Eksikliði ve Hiperaktivite Sendromu olan çocuklarýn kendilerini daha iyi hissetmelerine ve davranýþ kusurlarýný azaltmalarýna yardýmcý olabilir. Anne babalar ve diðer önemli yetiþkinler özdeðeri arttýrmada hayati bir rol oynayabilirler.

Özdeðer araþtýrmalarýnda çocuklarda yetersiz özdeðerle baðlantýlý birçok önemli etken belirlendi:

1.Olumsuz veya gereksiz düþünmek.

2.Duygularý ifade etme ve problem çözme gibi önemli beceri eksiklikleri.

3.Çocukla yaþayan ve onunla iletiþim kuran anne-babalardan ve diðerlerinden gelen olumsuz ve sürekli eleþtirici görüþler.

 

ÇOCUÐU GEREKSÝZ DÜÞÜNMEKTEN VAZ GEÇÝRÝN

 

Dikkat Eksikliði ve Hiperaktivite Sendromu olan çocuklar günlük hayatta baþlarýna gelen olumsuz olaylar yüzünden zamanla her þeye olumsuz bakar hale gelirler. Özdeðer yetersizliðine özgü dört çeþit olumsuz düþünce tanýmlanmýþtýr.Bunlar:

1.Kendini katý biçimde yargýlamak.(Örnek:Ben dünyanýn en tembel öðrencisiyim.)

2.Baþkalarýndan aldýðý olumsuz tepkileri fazlasýyla genelleþtirmek.(Örnek:Öðretmeninden azar iþittiði zaman ‘Beni zaten hiç kimse sevmiyor.’)

3.Önemli konulardaki baþarýsýzlýklara çok fazla takýlmak.

4.Kendini hatalarý yüzünden suçlamak,baþarýlarýndaki payýný azýmsamak.

 

Kafasý bu þekildeki düþüncelerle dolu olan çocuklara:

*Kendi olumsuz düþüncelerini tanýmlamalarý,

*Bu düþüncelerin gereksiz olduðunu öðrenmeleri,

*Bu gereksiz düþüncelere daha iþe yarar düþüncelerle karþý koymalarý öðretilebilir.

 

Anne-babalar çocuklarýna olumsuz düþüncelerini belirlemelerinde; bunlarý anlamalarýnda yardýmcý olabilirler. “Neden böyle düþünüyorsun?” ya da “Böyle düþündüðünde neler hissediyorsun?” gibi sorular sorarak çocuðun bu olumsuz düþünceleri ve bunlarýn harekete geçirdiði duygularý deðerlendirmesini saðlayabilirler. Çocuklarýnýn gereksiz düþünceler yerine yararlýlarýný düþünmesine yardýmcý olabilirler. Örneðin; “Ben iþe yaramazýn tekiyim.” diye düþünen bir çocuða, bu olumsuz düþüncesine karþýlýk iyi davrandýðý durumlardan örnekler verilebilir. Taklit etmelerini ya da olumlu düþünmeyi örnek almalarýný saðlamak anne-babalarýn çocuklarýnýn gereksiz düþüncelerini deðiþtirmeleri için baþka bir yoldur. Anne-baba kendisinin gereksiz düþünce sergilediðini farkederse; örneðin; “Pes ediyorum. Her þeyi denedim. Daha fazla yapabileceðim bir þey yok.” yüksek sesle konuþabilir. Diðer bir örnek; “Bu durumu bir mazeret olarak kullanamam. Hayatýmýn sorumluluðunu üstlenmeliyim.”

 

Hatalarla ve baþarýsýzlýklarla baþa çýkmayý öðrenmek hiperaktif bir çocuk için özellikle önemlidir. Çocuk bir hata yaptýðý zaman utanmamalýdýr. Bunun yerine,eðer gerekliyse,çocuða bu hata için bir yaptýrým uygulanmalý ve bu durumda ne ders çýkarýlabileceði sorulmalýdýr. Unutmayýnýz ki; herkes hata yapabilir ve hata yapmak doðaldýr.

Çocuða hata yapmanýn aptal ya da kötü olmak anlamýna gelmediði öðretilmelidir. Anne-baba baþarýsýzlýklarý ön plana almamalý, çocuða önemli olanýn denemeye devam etmek olduðunu vurgulamalýdýr. Çocuklarýn baþarýlarýnda kendi paylarýný görmelerine ve güçlerini geliþtirmelerine yardýmcý olmalýdýr. Böylece çocuklar kendilerini daha iyi hissederler ve hatalarýnýn, baþarýsýzlýklarýnýn üstesinden gelirler.

 

ÖNEMLÝ BECERÝLERÝ ÖÐRETÝN

 

Kiþinin kendisini nasýl hissettiðini ifade edebilmek çok önemli bir beceridir. Dikkat Eksikliði ve Hiperaktivite Sendromu olan çocuklar, duygularýný anlamakta ve anlatmakta zorlanýrlar. Duygularýný ifade edecekleri yerde, onlarý gizleyebilir ya da ‘patlayabilirler’. Duygularý ifade etmek her zaman iþe yaramasa da, çocuklarýn sorunlarla baþa çýkmasýna ve kendilerini daha iyi hissetmesine yardýmcý olabilir. Çocuklarý her tür duyguyu ifade etmeye cesaretlendirmek önemlidir. Bunun için çocuklarýn dil becerilerini geliþtirmeleri gerekir. Çocuklar anne-babalarýnýn davranýþlarýný örnek aldýklarý ya da taklit ettikleri için, anne-babalarýn kendi duygularýný açýkça ifade edebilmeleri çok önemlidir. Anne-babalarýnýn duygularýndan uygun þekilde bahsettiklerini görünce, kendileri de muhtemelen böyle yapacaklardýr. Çocuðun günlük olaylarý bunlar hakkýnda ne hissettiðini yazdýðý bir duygu günlüðü tutmasý da ona yardýmcý olabilir. Böyle bir yöntem, hissettiklerini belli olaylara baðlayarak, çocuðun bu duygularýn nereden geldiðini anlamasýný saðlar.

 

Sosyal sorunlarý etkili ve uygun bir þekilde çözebilmek ayrý bir hayat becerisidir. Etkili sorun çözmek, sorunla karþýlaþýnca onu tanýmlayabilmek, harekete geçmeden önce durmak ve düþünmek ve sorunu çözmek için bir eylem planý yapabilmeyi gerektirir.

 

Hiperaktif çocuklar atýlgandýrlar. Tam da bu yüzden alternatif yollarý, davranýþlarýnýn sonuçlarýný düþünemezler. Bir çözüme kalkýþtýklarýnda plan izlemeyebilir ya da planlarýnýn iþleyip iþlemediðini deðerlendiremeyebilirler. Ama hiperaktif çocuklara sorunlarýn birden fazla çözümü olduðunu görmeleri ve iyi seçimler yapmalarý için yol gösterilebilir. Aþaðýdaki beþ-basamaklý yöntem çeþitli sorunlarý çözmek için kullanabilir:

1.Dur! Sorun nedir?

2.Planlarýn neler?

3.En iyi plan hangisi?

4.Planý uygula.

5.Plan iþe yaradý mý?

Anne-babalar çocuklarýnýn sorun çözmeyi öðrenmesine,onlarý bu yöntemi uygulamaya teþvik ederek yardým edebilirler.

 

ONU ÖVÜN VE ÝLGÝ GÖSTERÝN

 

Hiperaktif çocuklarda özdeðer, onlarýn çevrelerindeki kiþilerle, özellikle de anne-babalarýyla nasýl iletiþim kurduklarý ile ilgilidir. Eðer anne-baba çoðunlukla çocuðun olumsuz davranýþlarý üzerinde duruyorsa, çocuk çevresinin kendisini kötü biri gibi gördüðünü düþünür. Bu da özdeðer eksikliðiyle sonuçlanýr.Örneðin, sürekli çocuðun okuldaki baþarýsýzlýðý üzerinde durulursa, çocuk kendini tembel bir öðrenci olarak görmeye baþlar ve iyi olduðu yanlarý görmeyebilir. Aksine, baþarýlarý üzerinde durmak çocuðun kendini daha iyi hissetmesini saðlar. Olumsuzlarýn varlýðýnda bile olumlu eleþtirilerin arttýrýlmasý çocuðun güçlü ve zayýf yanlarýný belirlemesine ve kendine iyi bir bakýþ açýsý geliþtirmesine izin verir. Dikkat Eksikliði ve Hiperaktivite Sendromu olan çocuklarla iyi iliþki kurmanýn temel yolu, onlarýn olumlu davranýþlarýný fark edip desteklerken olumsuz davranýþlarýna daha az dikkati çekmektir. Olumlu bir anne-baba çocuk iliþkisi için, iyi davranýþlar, anýnda ve sýk sýk övülmeli, ödüllendirilmelidir.Yalnýzca büyük deðil küçük þeyler için de olumlu eleþtirilerde bulunulmalýdýr. Çocuðu, onun tercihleri doðrultusunda teþvik edin. Bunlara ek olarak, çocukla çeþitli aktivitelerde bulunmak için zaman yaratmak çok önemlidir. Böyle zamanlar anne-baba çocuðun birbirlerini dinlemeleri ve anlaþmalarý için iyi bir fýrsattýr. Ama anne-baba ve çocuk beraber yapýlacak aktiviteleri seçerken eþit söz hakkýna sahip olmalýdýrlar.

 

ÖZET

 

Özdeðer, Dikkat Eksikliði ve Hiperaktivite Sendromu görülen çocuklar ve gençlerde hayatýn gereklerini yerine getirebilmeyi açýkça etkiler. Her hiperaktif çocukta özdeðer yetersiz olmasa bile çocuklar bu alanda problem yaþama riski taþýrlar. Onlarýn kendilerini nasýl algýlayýp, ne kadar deðer verdiklerini izlemek önemlidir.

 

Bu çocuklarýn özdeðer problemi geliþtirmelerini engellemek ve kendilerine iyi bir bakýþ açýsý oluþturmalarýný saðlamak için:

1.Gereksiz düþünceyi býraktýrýn.

2.Duygularýný ifade etmek ve problem çözmek gibi becerileri öðretin.

3.Olumlu iletiþim kurun.

 

Bu makalede sunulan yöntemler anne-babalara yukarýdaki amaçlarý gerçekleþtirebilmeleri için yardýmcý olmaya yöneliktir. Çocuklarýnýn özdeðerleri ile ilgili sorularý ya da endiþeleri olan anne-babalarýn daha fazla bilgi için kendi doktorlarý ya da bir ruh saðlýðý uzmaný ile görüþmeleri teþvik edilmelidir.

<-  Geri

 

REHBERLÝK SERVÝSÝ

 www.egitiminsesi.com © 2006

 
Ana Sayfa | Dosyalar | Sunumlar | Forumlar | Haberler | Ä°letiÅŸim |  Haber Bandı  
 

Sitemiz PHPNuke alt yapısı kullanılarak tarafımızca hazırlanmıştır. Her hakkı saklıdır.
1024x768 pixsel görüntü boyutuna göre düzenlenmiştir.
WebMaster: Yılmaz Öğretmen © 2011
EÄŸitimin Sesi  PHP-Nuke Resmi Sitesi