ÞÝDDETLÝ RET EDÝCÝ ANA BABA TUTUMU
Ret
etme, bir anlamda çocuðun bedensel ve ruhsal gereksinmelerini karþýlamayý
aksatacak kadar çocuða karþý düþmanca duygular beslenilmesidir.
Þiddetli ret edici tutumu olan ailelerde çocuða karþý düþmanmýþ gibi
davranýlýr. Þefkat, sevgi, sýcaklýk verilmez. Öz evlatlarý olduðu halde anne
baba tarafýndan çocuk üvey evlat muamelesi görmektedir. Bazen sadece anne
bazen de sadece baba çocuðu ret eder. Ama genelde aile içinde çocuða soðuk
davranýlýr.
Beðenilmez ve devamlý her yaptýðý eleþtirilir. Çocuðun eksik ve yanlýþ
davranýþlarý araþtýrýlýr. Çocuða baský yapmak için her türlü fýrsat
kollanýr. Çocuðun iyi yönleri deðil de devamlý kötü yönleri su yüzüne
çýkarýlýr. Her türlü angarya bu çocuða yýkýlýr. Bazen diðer çocuklar da bu
muameleden nasiplerini almaktadýrlar. Ama genel de günah keçisi olarak bir
çocuk seçilir. Ret edilen çocuða evdeki diðer çocuklardan farklý davranýlýr.
Aile
sýcak, sosyal ve güven verici havadan kesinlikle yoksundur. Aile içi yaþam
gerilim, çatýþma ve kavgalarla doludur.
Anne baba çocuðu sevmemekte, anlamamakta ve onu diktatörce yönetmeye
çalýþmaktadýr.
Yukarýda sayýlan bu anne baba davranýþlarýnýn çok farklý sebepleri vardýr.
Çocuk evlilik dýþý,istenmeyen bir bebek olabilir. Henüz anne baba bir
çocuklarýnýn olmalarýna kendilerini, madden ve manen hazýr hissetmiyor
olabilirler. Çocukta bedensel ve ruhsal açýdan bir engel veya özür olabilir.
Anne baba hayal kýrýklýðý ve suçluluk hissediyor ve suçu direk çocuða
yüklüyor olabilirler. Anne ya da baba çocuða aþýrý düþkünlük gösterip eþini
ihmal ediyor olabilir. Ýhmal edildiðini düþünen eþ çocuðu kendisine rakip
olarak görebilir. Çocuðu kýskanabilir. Bu nedenle çocuða karþý düþmanca
davranabilir. Ayrýca çalýþan bir anneyse çocuk bir müddet annenin
çalýþmasýna engel olacak ve ilerlemesini durduracaktýr. Bu nedenle de
annenin çocuðu kabullenmesi güçleþecektir. Bazen de çocuðun aile üyelerine
benzemiyor olmasý veya anne babanýn sevmediði bir ferde benziyor olmasý gibi
daha bir çok farklý sebep anne babanýn çocuðu ret etmesi konusunda
söylenebilir. Ama bunlar sadece bahanedir. Hiçbir bahane çocuðu ret etme
konusun da kabul edilir olamaz.
Þiddetli ret edici ailelerde çocuk horlanýldýðý gibi istenilmediði de açýk
ve net olarak çocuða belirtilir. Çocuk ele geçen ilk fýrsatta aileden
uzaklaþtýrýlmaya çalýþýlýr. Büyükanne büyükbaba gibi aile büyüklerinin
yanýna gönderilir. Veya çok küçük yaþta çalýþtýrýlmaya baþlanýlýr.
Þiddetli ret edici anne baba tutumlarýnýn çok ileriki boyutlarýnda ne yazýk
ki, çocuklar birinci yaþýna varmadan ölmektedirler.
ÞÝDDETLÝ RET EDÝCÝ ANNE
BABA TUTUMUNUN ÇOCUÐUN KÝÞÝLÝK GELÝÞÝMÝ
ÜZERÝNDE KALICI ETKÝLERÝ
Þiddetli ret edici aile ortamýnda yetiþen çocuklar yardým duygusundan
uzaktýr. Psikopat eðilimlidirler. Sinirli, agresif bir yapýlarý vardýr.
Duygusal kýrgýnlýklarý sýklýkla yaþarlar. Hayvanlara ve özellikle
kendilerinden küçük insanlara karþý düþmanca davranýrlar.
Sevgiye
en çok muhtaç olduðu zamanlar da ret edildiði, horlandýðý için çocuðun ruhu
derinden yara alýr. Þiddetli bir þok geçirebilir.Bu tür ailelerde yetiþen
çocuklar çeþitli psikolojik bozukluklara ve intihara yatkýndýrlar.
Çocuk
kötü muameleye maruz kalmamak için anne ve babaya karþý edil gen, uysal ve
erdemli olmaktadýr. Çünkü direnecek gücü yoktur. Fakat içten içe anne babaya
karþý düþmanlýk duygularý geliþtirmektedir.
Çocuk
korkaktýr. Hayal kýrýklýðýna uðramýþtýr. Çünkü çevresindeki diðer anne
babalarýn çocuklarýna nasýl davrandýklarýný görmektedir. Hiçbir zaman
kendisine ait bir güven duygusu geliþtiremeyecektir. Güven duygusunu
oluþturacak ortamdan her zaman yoksun kalmýþtýr. En yakýnlarý dahi
kendisiyle ilgilenmemiþtir.
Ýleriki
dönemlerde inatçýlýk, hýrçýnlýk, uyumsuzluk, çete ele baþlýðý ve çetelere
üye olma, yasa dýþý eylemlerde bulunma, depresyon, nevrozlar ve intihar
eðilimleri görüle bilinir. Kendi dýþýndaki insanlarla yeterli iletiþimi
kuramadýðý için saldýrganlýðýný kendisine yöneltmektedir. Þiddetli ve aþýrý
bastýrýlmýþ duygular nedeniyle dengesiz bir kiþilik sergilemektedirler.
KAYITSIZ VE PASÝF ANNE BABA TUTUMU
Pasif
ve kayýtsýz ebeveyn, çocuðun davranýþlarý karþýsýnda "ilgisiz ve kayýtsýz"
davranýþlar sergileyen anne babadýr. Onlar için çocuðun varlýðý ve yokluðu
belli deðildir. Bu gruba giren anne babalar hoþ görü ile boþ vermeyi
birbirine karýþtýrmaktadýrlar.
Anne
baba çocuða karþý çocuðun kendisini rahatsýz hissedecek kadar kayýtsýz
kalabilmektedir. Çocuðu ihmal eden anne baba zorunlu olduðu zamanlarda,
çocukla yüzeysel bir iliþki kurabilmektedir.
Çocuk
anne babayý rahatsýz etmediði müddetçe, görünürde çocukla ilgili pek bir
problem yoktur. Eðer çocuk anne babayý rahatsýz eder ve onlarýn yollarýna
çýkýp engel teþkil ederse, anne baba çocuða karþý düþmanca bir tutum ve
tavýr takýnýr. Çocuðu düþman kuvvet ilan ederler. Daha sonra ise çocuða
karþý yine kayýtsýz tutum sergilerler.
Anne
babalarýn kiþilik yapýlarý deðiþkendir. Rahat, sessiz ,vurdumduymaz pasif
olduklarý gibi saldýrgan da olabilirler.
Bazý
anne babalarsa çocuða karþý kayýtsýz kalmanýn ona ilgi ve sevgi vermemenin
doðru olduðunu düþünmektedirler. Niçin böyle düþünürler? Ýhtimaller: "Çocuk
þýmarabilir. Yarýn öbür gün anneyi anne babayý da baba olarak bilmez. Evde
anne babanýn otoritesi sarsýlýr. Doðru anne baba tavrý böyle olmalýdýr.
Çünkü benim annemde babamda bize böyle davranýrdý... "Gibi hiçbir bilimsel
gerekçesi olmayan düþünceler nedeniyle istemelerine raðmen çocuklarý ile
yakýn iliþki kurmaktan kaçýnýrlar. Yýllar sonra yaptýklarý hatanýn farkýna
varýrlar ve bu hatayý telafi edebilmek için "Oðlumla/Kýzýmla yaþayamadým,
bari bunlarý torunlarýmla yaþayayým" düþüncesiyle torunlarýna karþý aþýrý
sevgi gösterisinde bulunurlar. Torunlarýnýn sevgilerini kazanmak için rüþvet
verirler. Çocuklarýnýn koyduklarý kurallarda hafif delikler açarlar ve
torunlar için sýðýnýlacak bir liman gibi olurlar. Ama tüm bu telafi
çalýþmalarý çocuklarýn geçmiþte alamadýklarý sevgiyi onlara geri vermez.
Ülkemizde bazý bölgelerde hala geçerli olan bir geleneðimiz vardýr.
"Büyüklerin yanýn da çocuk sevilmez, öpülmez, kucaklanmaz hatta öyledir ki,
çocuk aðlýyor olsa dahi büyüklerden izin alýnmadýðý müddetçe çocuða
bakýlmaz. " Nedir bu geleneðin mantýðý?....
DEÐÝÞÝM ÝÇÝN BÝR BAÞLANGIÇ YAPMANIN
ZAMANIDIR. NEDEN
BU GÜN OLMASIN?
KAYBEDEBÝLECEÐÝNÝZ HÝÇ BÝR ÞEY YOK .
AMA KAZANACAÐINIZ ÇOK ÞEY VAR.
ÇOCUKLARIMIZ...
Yukarýda anlatýlan, kayýtsýz, pasif ve ilgisiz anne babalarýn tutumlarýnýn
çeþitli nedenleri vardýr. Kýsaca bu nedenler þunlar olabilir:
Çalýþma hayatýnýn yoðun temposu nedeniyle anne babalarda oluþan aþýrý
yorgunluk ve çocuklara ayýrabilecek zamanýn çok sýnýrlý olmasý, ayrýlan
zamanýn da etkin kullanýlmayýþý, çocuk bakýmýný annenin dýþýndaki büyükanne
veya büyükbabanýn üstlenmesi, evde bakýcýnýn bulunmasý ve bunlarýn çocuðu
anne babayla paylaþmak istememeleri, çocuðun her iþinin bu kiþiler
tarafýndan yapýlýyor olmasý, çocukla paylaþýmýn az olmasý, çocuktan uzak
yaþanýlýyor olmasý, anne baba olmak için fiziksel, ruhsal ve bedensel açýdan
hazýr bulunuþluk seviyesinde bulunulmamasý, anne babanýn aralarýnda ki
problemlerle çok fazla haþýr neþir olmalarý ve bu problem yumaðýnda çocuðu
yok saymalarý,çok fazla çocuða sahip olunduðu için gerekli ilginin
gösterilmemesi gibi daha bir çok nedenler sayýlabilir. Ama hangisi
çocuðunuzu kaybetmeniz için yeterli neden olabilir?
KAYITSIZ VE PASÝF ANNE BABA
TUTUMUNUN
ÇOCUÐUN KÝÞÝLÝK GELÝÞÝMÝ ÜZERÝNDE KALICI ETKÝLERÝ
Kayýtsýz, ilgisiz ve pasif anne baba tutumuna maruz kalan çocuklar
kendilerine yöneltilen düþmanlýktan daha çok ilgisizliðe karþý
savaþmaktadýrlar. Ýhmal edilmiþ bir kimse olarak, ana babanýn ilgisini
çekmek için çoðu zaman kötü davranýþlar sergilerler. Çünkü uslu duran,
problem çýkarmayan çocukla çoðunlukla kimse ilgilenmez. "Aðlamayan bebeðe
meme verilmez" denilir. Bundan çýkardýðýmýz sonuç þu ki: "Çocuk doymak
istiyorsa aðlamalýdýr." "Anne babamýn ilgisini çekmek istiyorsam yaramazlýk
yapmalýyým. Uslu durduðumda benimle ilgilenmiyorlar. Küçükte olsa yaramazlýk
yapýnca evde Ýlgi noktasý ben oluyorum" düþüncesi çocukta yerleþir. Çocuðun
ceza almasý dahi kýsa bir müddet için var olduðunu hissettirdiði için, ceza
ödül durumuna geçmektedir. Çocuklar agresif, saldýrgan ve suça yönelik
davranýþlar gösterebilirler. Çünkü anne baba çocuðun olumlu deðil de olumsuz
davranýþlarý pekiþtirilmektedir. Oysa çocuk uslu durduðun da söylememiz
gereken küçük sözler vardýr. "Aferin oðluma/kýzýma bak nasýl da uslu uslu
kendi baþýna oynuyor. Kimseyi rahatsýz etmiyor. "Þeklinde davranýþlar
çocukta pekiþtirilmiþ olsa emin olun bir müddet sonra çocuðunuzun
davranýþlarý olumlu yönde deðiþecektir. Davranýþý deðiþtirmek istiyorsanýz
önce olumlu olanlarý pekiþtirin çocukla iyi bir iletiþim kurduktan sonra
çocuðun olumsuz davranýþlarýna yönelin. Önce kolaylýkla düzeltebileceðiniz
davranýþlardan baþlayýn. Ýlerleme kaydettikçe çocuða manevi ödüller vermeyi
unutmayýn.
Ýlgisiz
bir ailede büyüyen çocuðun tek amacý birazcýk þefkat alabilmek dikkat çekmek
ve varlýðýný ispatlayabilmektir. Daha ileriki yýllarda ev ortamýnda
bulamadýðý ilgi ve sevgiyi dýþarýda arayacaktýr. Ufakta olsa sevgi mesajýný
farklý yorumlayacak ve sýðýnýlacak bir liman arayacaktýr.
Çocuk büyüdükçe aile ile çatýþmalarý artacak,aileden intikam alma yolarýný
arayacaktýr. Yaþý ilerledikçe aileden uzaklaþacaktýr. Anne babanýn ilgiye
bakýma muhtaç olduðu zamanlarda onlarýn yanýn da olmayacaktýr. Çünkü
kendisinin ilgiye sevgiye ihtiyacý olduðu zamanlarda anne baba tarafýndan bu
ilgi ve sevgi ondan esirgenmiþtir.
BASKICI, OTORÝTER, KATI VE SIKI ANNE BABA TUTUMU
Çocuðunu, kendi ideallerinde yaþattýðý kalýplara uygun küçük bir yetiþkin
yapma çabasýyla, yola çýkan ana babalarýn çoðunlukla katý, baskýcý ve
hoþgörüsüz bir tutum içinde olduklarýný görürüz. Çocuðumuz bizden yaþça
bedence ve ruhça küçük olabilir fakat bu çocuðumuzun bizim bir model
küçüðümüz olmasý anlamýna gelmez. O henüz bir çocuktur. Evet çocuktur.
Yaramazlýk ve hatalar yapmasý kadar doðal olabilecek ne olabilir ki? Çocuðun
isteði sadece çocukluðunu yaþayabilmektir. Söyler misiniz. Çocuðunuz
çocukluðunu þimdi yaþamayacak da ne zaman yaþayacak? "Yaþamadýðým
çocukluðumun hesabýný kimden soracaðým? Kim bilir?" diyor þair. Katý,
baskýcý eðitim tarzýný benimseyen ailelerdeki bu þansýz çocuklarýn hiçbir
zaman çocukluðunu yaþama fýrsatlarý olmaz. Evde askeri bir sistem hakimdir.
Kalkýþ saat 07.30, kahvaltý saat 08.00,.... en geç yatýþ saati 21.30 tur.
Askerlerin dahi hafta sonu programlarý farklý olduðu halde, evin düzeni
deðiþmesin diye çocuklarýn bu programýn da deðiþiklik yapýlmaz. Katý baskýca
eðitim tarzýný benimseyen ailelerdeki bu þanssýz çocuklarýn hiçbir zaman
çocukluklarýný yaþama fýrsatlarý olmaz. Onlar her zaman "Çocuk yetiþkin"
olurlar. Bu tür çocuklara toplumumuzda" Büyümüþte küçülmüþ" denilir.
Anne
babanýn gözleri sürekli bu çocuklarýn üzerindedir. Davranýþlarýnda
oturuþlarýnda, kalkýþlarýnda, konuþmalarýnda, gülmesinde, yemesinde,
içmesinde kýsaca çocuðun yaptýðý her türlü harekette bir kusur bir yanlýþ
arayýp dururlar. Sürekli kusur aradýklarý içinde çocuk devamlý tetik
altýndadýr. Streslidir. "Acaba yine mi hata yaptým? Yoksa yaptýðým yanlýþ
mý? Annem babam bunu duyarsa ne der? "Kaygýsýný çocuk devamlý yaþar. Devamlý
tedirgin olduðu içinde (çocuk bu durumdayken), anne baba hata bulmakta hiç
de zorlanmazlar. Çocuða sürekli kýzýp, azarlarlar. Onu hor görürler. Çeþitli
olumsuz özelliklerle çocuðu nitelendirirler. Hatta daha da ileri giderek
"Çocuðumu eðitiyorum, terbiye ediyorum." Mantýðýyla çocuða bu tür ailelerde
þiddet uygulanýr. Böylece çocuðu kendi istedikleri kalýba sýðdýrmak için
devamlý zorlayýp dururlar. Yaptýrým gücü anne babadadýr. Onlar devamlý haklý
kýsýmdadýrlar. Anne baba isteklerinden en ufak bir ödün vermek istemezler.
Çocuðu anlama çabasýný hiç göstermezler. Belki sonuçta çocuðun aileye
gösterdiði direnç kýrýlýr ve ailenin istediði kýlýfa, kalýba zorda olsa
çocuk girer. Aile istediði gibi uzaktan kumandalý bir çocuða sahip olur. Ama
geriye çocuktan çok fazla bir þey kalmaz. Anne baba baþarýya ulaþmýþtýr. Ama
silik kiþilikli bir çocuklarý olmuþtur bu arada....
Baskýcý, otoriter, katý, sýký ailenin verdiði eðitim de ceza her zaman ön
plandadýr. Ayrýca çocuðun iþlediði suçla ceza orantýlý deðildir. Genelde
"Ona iyi bir ders olsun, bir daha ömür boyu bu hatayý yapmasýn, diðer
çocuklara da örnek olsun." Düþüncesinden yola çýkýlarak çocuða verilen
cezalar çok aðýr olur. Ailenin verdiði disiplin çocuðu bunaltýr, sýkar,
hatta hayattan usandýrýr. Çocuðun en doðal haklarý dahi aile üyeleri
tarafýndan çocuða uslu olmasýnýn bir ödülü olaraktan verilir. Çocuktan
yaþýnýn üstünde bir olgunluk beklenir. Ve çocuða özgürlük kesinlikle
verilmez.
BASKICI, OTORÝTER, KATI VE SIKI
ANNE BABA TUTUMUNUN
ÇOCUÐUN KÝÞÝLÝK GELÝÞÝMÝ ÜZERÝNDE KALICI ETKÝLERÝ
Anne
babanýn çocuðu sürekli eleþtiriyor olmasý çocuðu çekingen yapar . Çocuk
attýðý her adýmda yanlýþ yapma korkusu içindedir. Duygularýna ve isteklerini
önem verilmediðini görerek, bunlarý içinde tutmaya çalýþýr. Duygu ve
düþüncelerini içine atarak onlarý bastýrýr. Çocukla anne baba arasýndaki
iletiþim daima yüksek gerilim hattý gibidir. Çocuðun oyundan birkaç dakika
geç gelmesi yemeði üzerine damlatmasý vs. gibi küçük olaylar bile büyük
çatýþmalara sebep olur.
Çoðu
kez çocuk kendisinden bekleneni ailesine veremez. Çocuðun bir yandan içinden
gelen doðal çocukluk eðilimleri ve diðer yandan bunlara zýt aile kalýplarý
varsa çocuk iki eðilim arasýnda sýkýþýp kalmaktadýr. Bütün bu yaptýrýmlar,
zorlamalar çocuðu kýskaç gibi sýkar. Kurtulmak için çeþitli çareler
aramasýna neden olur. Çocuðun her çare arama giriþimi çoðu kez ailenin yeni
ve daha aðýr baskýlarýyla cevap bulur. Yeni çareler... yeni cezalar... yeni
azarlar... ve giderek daha da þiddetlenerek artmaktadýr. Bütün bunlarýn
sonunda çocuk kendi iç dengesini yitirir. Ya tümüyle çýðýrýndan çýkar ve ele
avuca sýðmaz yada tamamen renksiz, kiþiliksiz, varlýðý yokluðu belli olmayan
birisi haline gelir. Çekingendir. Baþkasýnýn etkisinde kolaylýkla kalabilir.
Kim nereye çekerse o tarafa yönelir. Çünkü artýk kendisine ait bir þey
kalmamýþtýr. Ýnsanlar tarafýndan kolay kandýrýlýr, kullanýlýr. Aþýrý hassas,
kýrýlgan ve hastalýklý bir kiþilik yapýsý görülebilir. Aþaðýlýk duygularý
geliþmiþtir.
Suçlayan, cezalandýran, sürekli çocuðun her yaptýðýna karýþan anne babanýn
çocuklarý kolayca aðlayan çocuklardýr.
DENGESÝZ, KARARSIZ VE TUTARSIZ ANNE BABA TUTUMU
Çocuk
eðitiminde tutarsýzlýk çok yönlüdür. Çocuðun belli bir davranýþý kimi zaman
hoþ görülmesi kimi zamanda ayný davranýþ yüzünden ceza almasý çocukta
cezanýn anlamý ve suçun niteliði hakkýnda kuþkular uyanmasýna neden olur.
Acaba çocuðun bu davranýþý anne babanýn belirli bir anýnda, örneðin iþten
yorgun argýn geldiklerinde, sinirli olduklarýnda veya evde misafir olduðunda
mý yanlýþtýr? Sakýncalýdýr? Yoksa her zaman sakýncalý ve uygun deðildir?.
Örneðin çocuk evde ýslýk çalýyordur.
ANNEMÝZÝN DURUMLARI ANNEMÝZÝN
DAVRANIÞI
a)
Dinlenmiþ ve el iþini yapýyor. Çocuðun davranýþý normal algýlanýr.
b) Stresli, baþý aðrýyor. Sinirlenir. Kýzar ve baðýrýr.
Olay ayný olaydýr. Fakat annemizin verdiði tepkiler farklýdýr. Çocuk
annesinin ne zaman iyi ne zaman kötü olduðunu anlamak ve ona göre davranmak
zorundadýr. Peki ne zaman doðru aný yakalayabilir?...
Diðer
bir örnekse. Çocuk eliyle yemek yiyor ve bir kýsmýný da döküyor.
a) Evde yabancý kimse olmadýðý için "Çocuktur, býrak yapsýn." Deniliyor ve
normal karþýlanýyor.
b) Evde misafir olduðun da ise "Aaa! Ne ayýp hiç elle yemek yenilir mi? Bak
yere de dökmüþsün. Pis çocuk oldun þimdi. Aslýnda hiç böyle yapmazdý. Bu gün
buna ne oldu bilmem." denilir.
Yukarýda vermeye çalýþtýðýmýz örneklerin sayýsýný çoðaltabiliriz. Davranýþ
aynýdýr ama verilen tepki ayný mýdýr? Çocuk olsanýz siz ne düþünürdünüz ?
Anne
baba arasýndaki tutarsýz olan eðitim görüþleri de önemlidir. Annenin ak
dediðine baba kara diyor mu? Anneden evet cevabý gelirken baba kesinlikle
olmaz diyor mu? Çocuðun yaptýðý bir davranýþ anne tarafýndan hoþ görülüyor,
baba tarafýndan cezalandýrýlýyorsa, çocuk "Bu hareketi annemin yanýnda
rahatlýkla yapabilirim. Ama babamýn yanýnda yapmamalýyým." demektedir. Bu da
çocuðu "Her türlü davranýþý yapabilirsin yeter ki yerini ve zamanýný bil."
Anlayýþýna götürebilir.
Anne
babanýn çocuðun yanýnda ve onun hakkýnda birbirlerini eleþtirmeleri, birinin
olumlu yaklaþýmýna diðerinin olumsuz tutumu veya anne ya da babadan herhangi
birisinin devamlý çocuðun tarafýný tutuyor olmasý, çocuðu koruyup kollamasý
ve karþý tarafý düþman kuvvet ilan etmesi, çocuða yargýç rolü oynatýlmasý da
çok sýklýkla rastladýðýmýz eðitim yanlýþlarý içerisinde yer almaktadýr.
Unutulmamalýdýr ki çocuklar en baþta da söylediðimiz gibi çok iyi
gözlemcidirler. En iyi gözlemledikleri kiþilerse anne baba olarak bizleriz.
Bu etkili gözlemleri sonucunda çocuk anneyi ve babayý nasýl
kullanabileceðini, onlardan nasýl yararlanabileceðini çok çabuk öðrenir.
Anne
baba mutlaka ayný eðitim görüþüne sahip olmalýdýr. Baba çocuða bir suç
iþlemesi sonucunda ceza verdiðinde anne hemen "Annelik þefkat duygularýný
kabartarak" çocuðu kucaklayýp sevmemelidir. Aldýðý cezanýn niteliði, hangi
davranýþýn sonunda aldýðý, çocuða mutlaka açýklanmalýdýr ki çocuk bir daha
ayný davranýþý tekrarlamasýn.
Bir
tutarsýzlýk ve dengesizlik örneði de anne babanýn kendi þahýslarýnda
yaþanabilir. Örneðin:
Anne: "Oðlum oyuncaklarýný topla."
Çocuk: Uzun süren bir sessizlik ve anne cevap alamýyor.
Anne: "Hadi benim tatlý oðlum þu oyuncaklarýný toplayýver. Bak birazdan
misafirler gelecek. Evimiz daðýnýk olmasýn, sonra bak ne pis evleri varmýþ"
derler.
Çocuk: "Toplamayacaðým iþte, daha ben oynayacaðým."
Anne: "Hadi kalk topla diyorum sana! Daha bir çok iþim var, senin
oyuncaklarýnla þimdi uðraþamam."
Çocuk: "Top-la-ma-ya-ca-ðým"
Anne çok sinirlenir. Baðýrmaya baþlar. Çocuk yine oyuncaklarýný toplamamakta
direnince anne kendini tutamaz ve çocuðunu döver.
Böyle
bir durumda çocuða sözünü dinletmek için çaba sarf eden annenin, bir
isteðini yaptýrmak için önce yumuþak tonda konuþtuðu ve derdini anlatmaya
çalýþtýðý, olumsuz yanýt alýnca sesini yükselttiði, çocuðun isteðini yerine
getirmemesi halinde onu cezalandýrdýðýný, çocuk yüksek sesle aðlamaya
baþladýðýnda ise çocuktan özür dilemeye baþladýðý görülmektedir. Annelik
duygularý aðýr bastýðý için çocuðun aðlamasýna dayanamamakta ve hemen
yaptýklarýndan piþman olmaktadýr.Böyle bir ailede yetiþen çocuk sýk sýk bu
ikilemleri yaþar. Annesi onu seviyor mu? Dövüyor mu? belli deðildir.
Bazen
anne babalar çocuðun verdiði tepkilere karþý nasýl davranmasý gerektiði
konusunda kararsýz kalabilmektedir. Bazen gülüp geçmekte bazen de "Acaba
hatalý mýyýz?" þeklinde düþünmektedirler.
Ailede
dengesizlik ve tutarsýzlýk çocuklar arasýnda ki davranýþlarda farklýlýklar
ortaya çýkarabilmektedir. Hiçbir anne ve baba çocuk ayýrýmý yaptýðýný kabul
etmez. "Beþ parmaktan birini kes bakalým hangisi acýmayacak." denilirken beþ
parmaðýn eþit yaratýlmadýðýnýn ve hepsinin birbirinden farklý olduðunun
acaba farkýnda deðiller midir?. Bütün çocuklarýn eþit düzeyde sevildiklerini
söylemelerine raðmen kimi anne babanýn bazý çocuklarýný daha çok sevdikleri
gözlenmektedir. Böyle durumlarda anne babalar sevdikleri çocuklara daha
fazla zaman ayýrýr ve onlarý kayýrýrlar. Evdeki diðer kardeþler bu durumu
fark ettikleri andan itibaren hem anne babaya hem de kardeþlerine karþý
kýskançlýk ve kin duygularý beslemeye baþlarlar. Anne babanýn gözündeki bu
kardeþi düþürmeye ve onu kötülemeye çalýþýrlar. Amaç anne ve babadan biraz
daha fazla ilgi ve sevgi koparabilmektir.
Anne ve
babalarýn çocuklar arasýndaki tutarsýz ve ayýrýmcý davranýþlarýndan bir
baþkasý ise kýz erkek çocuk ayrýmýdýr. Erkek çocuklar kýz çocuklara oranla
daha ayrýcalýklýdýrlar. Erkek çocuklar el üstünde tutulurken kýz çocuklar
daha geri planda yer almaktadýr. Bazý aileler de ise durum tam tersine
olabilmektedir.
Çocuða
verilen eðitim türünde de tutarsýzlýk görülmektedir. Anne babalar
çocuklarýna karþý bazen çok hoþgörülü, bazen katý, bazen demokratik bazen de
vurdumduymaz davranabilmektedirler. Bu durumda çocuðun kafasý oldukça
karýþmaktadýr. Hatta eðitimdeki bu tutarsýzlýk anne baba arasýnda da
görülmektedir. Bazen sadece anne tutarsýz davranýrken bazense baba tutarsýz
davranabilmektedir. Çocukta bu nedenle dengesiz hareketler sergilemektedir.
Çocuk müneccim deðildir ki anne babasýnýn ruh durumunu önceden tahmin
edebilsin ve ona göre davranabilsin.
Büyük
çocuklarýn yetiþtirilme tarzý ile küçük çocuklarýn yetiþtirilme tarzlarý
arasýnda farklýlýklar görülmektedir. Ýlk çocuðu yetiþtirirken daha otoriter,
kuralcý ve hatalý olurken, ortanca çocuklara ise biraz daha esnek
davranýlmakta, küçük çocuklar da ise daha sevecen ve hoþ görülü
olunmaktadýr.. Anne babalarýn küçük çocuklarý daha fazla koruduklarý ve
büyük çocuklara ise erken yaþta fazla sorumluluk yüklenildiði de diðer bir
gerçektir.
"Çocuklara boyun eðmede" anne babanýn yaptýðý diðer bir eðitim hatasýdýr.
Anne baba çocuðun eve hakim ve hükmeden kiþisi olduðunu kabul etmiþtirler.
"Aman aðlamasýn. Hasta olmasýn. Zaten özürlü biz onu üzmeyelim. O tek
çocuðumuz onun istediðini yapmayacaðýz da kimin istediðini yapacaðýz?...
"Gibi düþüncelerden yola çýkan anne babalar bir müddet sonra çocuðu hiçbir
þekilde frenleyemez hale gelirler. Çocuk ev içinde ve evin dýþýnda da her
zaman ve her yerde kendi dediðinin olmasýný ister. Anne babaya dediklerini
yaptýrmaya çalýþýr.
DENGESÝZ, KARARSIZ VE TUTARSIZ ANNE
BABA TUTUMUNUN
ÇOCUÐUN KÝÞÝLÝK GELÝÞÝMÝ ÜZERÝNDE KALICI ETKÝLERÝ
Çocuk
hangi davranýþýn nerede ve ne zaman yapýlmayacaðýný kestiremez. Neyin doðru
neyin yanlýþ olduðunu bilemez.Ayrýca çocuk yaptýðý davranýþýn doðru olup
olmamasýndan daha çok "Ne zaman yaparsam cezadan kurtulabilirim. "
Düþüncesiyle ilgilenir. "Her þey yap ama cezadan nasýl kurtulabileceðini
bul." Tekniðini geliþtirir.
Çocuk
kendini kanýtlamak ve dikkatleri üzerine çekmek için sinirli, ürkek yumuþak
huylu, ýlýmlý, söz dinleyen bir çocuk olmak ya da kendi benliðini ve
baðýmsýzlýðýný göstermek için kavgacý, asabi, çabuk kýrýlýp öfkelenen,
tepkisel bir kiþilik yapýsý geliþtirebilir. Her þeyden önemlisi dengeli ve
saðlýklý bir kiþilik yapýsý geliþtirmek için oldukça fazla çaba harcamasý
gerekecektir. Dengesiz, tutarsýz ve kararsýz anne baba tutumu çocuðun
kiþilik geliþimini baltalar. Çünkü çocuk her zaman "Neyi, nerede, ne zaman
ve nasýl yapmalýyým?" sorularýyla o kadar meþgul olur ki o yapmaya kalkana
kadar baþkalarý çoktan eyleme geçmiþ olur. Çocuk kendi kiþilik geliþimi
saðlamak için oldukça uzun zaman ve emek harcar ama asla istenilen sonuca
ulaþamaz.
ABARTILMIÞ SEVGÝ VE AÞIRI KORUYUCU
ANNE BABA TUTUMU
Aþýrý
istenilen, geç kavuþulan, tek çocuk, ilk çocuk, tek erkek veya kýz çocuk, en
küçük çocuk, geniþ bir sülalenin tek erkek çocuðu gibi çocuklar genellikle
abartýlmýþ sevginin odak noktasý olurlar. El bebek gül bebek büyütülürler.
Kucaktan yere indirilmezler. Genellikle bu tür çocuklar erken konuþup geç
yürürler. Aile tarafýndan çocuðun her çaðrýsýna cevap verilir. Bir kral gibi
her dediði hiç istisnasýz anýnda yerine getirilmeye çalýþýlýr. Bu tür
çocuklarýn üzerlerine titrenir. Aðlamasýn, üþümesin, terlemesin hasta
olmasýn, yorulup incinmesin, mikrop kapmasýn diye aile üyeleri ellerinden
gelen tüm gayreti gösterir. Adeta çocuk bir cam fanus içinde büyütülür.
Abartýlmýþ sevgi ve aþýrý koruyuculuk daha çok anne çocuk iliþkisinde ortaya
çýkmaktadýr. Aþýrý koruyuculuðun ve sevginin altýnda yatan ana sebep annenin
yalnýzlýðý ve hayattan özellikle de eþinden ve evliliðinden beklediðini
bulamamýþ olmasýdýr. Aþýrý koruyucu anne çocuðuyla öyle bütünleþir ki onun
büyüdüðünü ve olgunlaþabileceðini asla kabul etmek istemez. Bu tür anne
babalar (Çocuklar genelde üç yaþýndan itibaren rahatlýkla kaþýk
kullanabilir) çocuklarý 8-9 yaþlarýnda olmasýna raðmen yemeklerini kendileri
yedirmek isterler. Ergenlik çaðýnda bulunan 13-14 yaþýndaki çocuklarýna
kendileri banyo yaptýrmak isterler. Çocuðun veya gencin kýyafetlerini anne
baba seçer. Çocuða evde seçim konusunda pek söz hakký verilmez. Çocuk
ergenlik çaðýna girmiþ olmasýna raðmen anne çocuðuyla yatmak ister. Sebep
olarak da "Geceleyin çocuk korkulu bir rüya görür de, korkarsa ben onun
sesini duyamam, onun yanýn da olmalýyým" gibi bahaneleri vardýr. Anne bu tür
davranýþlarýyla çocuðuna olan derin sevgisini dile getirdiðini ve çocuðuna
yardým ettiðini düþünmektedir. Ama gerçekte kendi yalnýzlýðýný ve
mutsuzluðunu, çocuðuna kendisini adayarak telafi etmeye çalýþmaktadýr.
Çocuðunu kendine aþýrý baðýmlý yaparak kendisini deðerli ve eþi bulunmaz
hissetmektedir. Çünkü çocuk en ufak davranýþta dahi annesinin fikrini
almaktadýr. Anne çocuðu kendisine tutsak etmekte ve baðýmlý kýlmaktadýr.
Aþýrý
koruyucu ve abartýlý sevgisi olan anne babalar çocuklarýna derin duygusal
baðla baðlýdýrlar. Anne baba çocuklarý için sebepsiz yere aþýrý kaygý
içindedirler. Bu kaygý da onlarý çocuklarýný aþýrý korumaya yönlendirir.
Çocuðu mutlu edemeyeceklerini düþündükleri için hep endiþelidirler. Çocuða
karþý boðucu þefkat gösterirler.
"Çiçeðin suya ihtiyacý vardýr ama çok sularsanýz ölür gider."
Bu tür
ailelerde çocuða doðal yaþam hakký verilmez. Onu ilgilendiren kararlar da
yaþý kaç olursa olsun fikri sorulmaz. Çocuða ve onun problemlerine karþý
objektif davranýlmaz. Çocuðun yanlýþlarý anne baba tarafýndan görülmek
istenmez, olanlar ise bertaraf edilmeye çalýþýlýr. Anne baba çocuða
yaptýrmak istedikleri bir davranýþ için duygu sömürüsü, (yemedim yedirdim,
giymedim sana giydirdim, gençliðimi sana feda ettim..) metodu ve þiddetli
þefkat yöntemi kullanýrlar.
Aþýrý
baðýmlý bir çocuk kendine ait bir kiþilik yapýsý geliþtirmekte çok zorlanýr.
Aþaðýdaki örnek sanýrým size biraz yardýmcý olacaktýr.
8
yaþýndaki A.Ö. okul baþarýsýzlýðý nedeniyle annesi ile birlikte sorunun
çözümü için baþvurmuþtur. Kýsa bir öz geçmiþ ve genel problemin hikayesi (Anemnez)
alýndýktan sonra çocuðun okul korkusu geliþtirdiðini tespit ettim.
Aramýzda þu konuþma geçti.
En çok hangi yemeði seversin A.Ö. ?
Çocuk çekingen ürkek bakýþlarýyla önce annesine sonra bana baktý. Annesinin
sorduðum soruya cevap vereceðini ümit ederek susmayý tercih etti.
Peki patates kýzartmasýný sever misin? Diye sorduðumda ise annesine
yönelerek
"Anne ben patates kýzartmasýný seviyor muyum? dedi. 8 yaþýndaydý ve hala
hangi yemeði severek hangi yemeði ise sevmeden yediðinin farkýnda dahi
deðildi. Çünkü bu güne kadar ona bu konu hakkýnda hiç soru sorulmamýþtý.
"En iyiyi anne baba bilir. Çocuk için en iyi kararlarý anne baba almalýdýr.
"Mantýðý evde hakimdi. Çocuk okulda ailenin verdiði sevgi ve desteði
bulamadýðý için okulu sevmiyor ve ders çalýþmýyordu. Amacý ise okuldan bir
an önce kovulmak ve evde rahat bir hayat sürmekti.
Bu
konuda verebileceðim diðer bir örnekse:
Çocuk 9 yaþýnda idi. Gece gündüz devamlý altýný ýslatýyordu. Herhangi bir
fiziksel bozukluðu da bulunmuyordu. Yaptýðým görüþmeler sonucunda ise
annenin çok titiz ve aþýrý koruyucu olduðu, bu nedenle de ortalýðý
kirletecek düþüncesiyle 5 yaþýna kadar çocuðun devamlý altýnýn baðlandýðý ve
5 yaþýndan sonra ise gece bezlenmesine devam edildiði, çocuk tuvaleti
kullanmak istediðinde ise normal temizliðinin kendisi tarafýndan deðil de
annesi tarafýndan yapýldýðý öðrenildi. Çocuk tepki davranýþý olarak artýk
devamlý altýný ýslatmayý tercih etmiþti. Böylelikle annesine sinir krizleri
geçirttirerek ondan bir nevi intikam alýyordu.
Bu
somut örneklerde anne babanýn aþýrý koruyucu tavýr ve yoðun sevgi
bombardýmana çocuðun tutulmasýnýn ne kadar yanlýþ olduðu görülmektedir.
Çocuðun yeterli kas geliþimine sahip olduktan sonra tuvaletini kendi
kendisine yapmasýna ve kendi baþýna yemek yemesine, uyumasýna, giyinip
soyunmasýna, kendi seçimlerinin olmasýna,arkadaþlarýnýn davetlerine
katýlmasýna ve onlarý davet etmesine, psiko-sosyal geliþiminin
tamamlanmasýna sevgi ve koruyuculukta ölçülü davranarak onlara yardýmcý
olmalýyýz. Onlara özerklik tanýmalýyýz.
ABARTILMIÞ SEVGÝ VE AÞIRI KORUYUCU
ANNE BABA TUTUMUNUN
ÇOCUÐUN KÝÞÝLÝK GELÝÞÝMÝ ÜZERÝNDE KALICI ETKÝLERÝ
Aþýrý
koruyucu ve abartýlmýþ sevgi ile büyütülen çocuklar hayata ve sosyal yaþama
gereðince hazýrlanamazlar. Hayattan edinmeleri gereken deneyimleri edinmeden
hayatla karþý karþýya kaldýklarýnda uyum saðlamakta güçlük çekmektedirler.
Ailenin sýcak kucaðýndan ayrýlmak istemezler. Toplum içinde bu tür çocuklara
"Anne kuzusu" veya "Süt çocuðu" gibi isimler takýlmakta ve bu þekilde
muamele görmektedirler. Beceriksiz, çekingen ve sakar görünürler. Atýlým ve
baþarma gücünden, kendilerini kabul ettirme istek ve yeteneðinden
yoksundurlar. Ýçlerindeki cevher kolay kolay su yüzüne çýkmaz. Çoðunlukla
baþarýsýz ve mutsuz olurlar. Toplumsal yaþam bir kavga ve bir güç yarýþýdýr.
Çocuk bu yarýþta baþtan yenilgiyi kabul eder. Çocukta yarýþma isteði dahi
görülmez. Aileden uzak yaþamak çocuk için oldukça acýdýr.
Ailenin
aþýrý hoþgörüsü ve çocuða olan düþkünlüðü çocuðu bencil yapar. Çocuk
dünyanýn merkezi olarak kendisini görür. Daima dikkat çekmeye ve etrafýndaki
kiþileri kendi emri altýnda tutup, hizmet ettirmeye çalýþýr. Çok zayýf bir
sosyal uyumu vardýr. Arkadaþ çevrelerinde lider olmadýðý zamanlar
dýþlanýrlar. Çocuk kendini topluma kabul ettirmek için zaman zaman isyankar
davranýþlar sergileyebilirler.
Çocuk
ailesine olan baðýmlýlýðýný dýþ çevreye de genelleyebilir. Onu himayesi
altýna alabilecek herkese karþý baðýmlý olmaya baþlar. Yaþamý boyunca bu
böyle devam eder. Ailesinden gördüðü sevgi ve himayeyi de eþinden bekler.
Hiç büyümeyen "Yetiþkin-çocuk" olarak kalýrlar.
Anne
baba olarak çocuða doðal yaþam fýrsatýný vermeliyiz. Psiko-sosyal geliþimi
için yardýmcý olmalýyýz. Gelecekte giriþimci, sosyal ve olgun bir kiþi
olmasý için imkanlarý saðlamalýyýz.
Çocuklar hayatlarý boyunca kendi ayaklarý üzerinde kendileri
durabilmelidirler. Anne baba olarak bizim görevimiz çocuklarýmýza iyi örnek
olarak rehberlik etmek ve kendi baþlarýna saðlýklý, mutlu bir hayat
sürmeleri için gerekli imkanlarý saðlamak ve eðitimi verebilmektir.
GEVÞEK ANA BABA TUTUMU
Gevþek
ana baba tutumunda ana babanýn çocuða egemen olma ve onun üzerinde baský
kurma eðilimi yerine, çocuðun baþýna buyruk yetiþmesi dilediðince davranmasý
ve çocuðun üzerinde aile denetiminin olmamasý vardýr.
Çocuðun
aþýrý hareket ve davranýþ serbestliði vardýr.Kendine ve çevresine zarar
verebilecek davranýþlar da bile etkili denetimden uzaktýr. Müdahale kabul
edilmez. "Býrak karýþma! Neyin doðru neyin yanlýþ olduðunu kendisi
bulsun.Yaþayarak öðrensin. "Mantýðý ailelerde söz konusudur. Çocuða neyi
yapmasý veya neyi yapmamasý konusunda bilgi verilmez. Örneðin çocuk yanan
sobaya doðru gitmektedir. "Eli birazcýk yansýn sonra bir daha deðil sobaya,
sobanýn etrafýna dahi yanaþmaz." denilir. Çocuk sobanýn sýcak bir madde
olduðu ve fazla yaklaþýnca insanýn canýný yaktýðýný acý bir tecrübe ile
öðrenmiþ olur.
Çocuða
hiçbir zaman kesin kurallar belirtilmez. Aile çocuðun davranýþlarý canlarýný
çok sýktýðý zamanlar da (ara sýra da olsa) sert çýkýþlarda bulunurlar. Ceza
verirler, çocuðu kýsýtlandýrýrlar ve göz daðý verirler. Fakat bunlarýn
hiçbirin de caydýrýcýlýk söz konusu deðildir. Çocuða ceza verilir ama nedeni
açýklanmaz. Suçunu kendisi bilsin denilir.
Aile
içinde çocuða sayýsýz haklar tanýnmýþtýr. Ancak çocuðun nerede duracaðý
kesinlikle belirlenmemiþtir. Kurallarý uygulama ve denetleme düzensizdir.
Ana baba çocuðun yanlýþ davranýþlarýný görmekte ama "Ýyi bir eðitim baskýcý
deðil, özgür olmalýdýr" Düþüncesi aðýrlýkta olduðu için çocuða sýnýrsýz
özgürlük tanýmaktadýrlar. "Benim çocuðum ideal davranýþlara sahip olmalý."
Demekte ve çocuða küçük de olsa baský yapmamaktadýrlar. Anne baba çocuðun
davranýþlarýna karýþmamakta yalnýz büyük bir problem olduðunda varlýklarýný
hissettirmektedirler.
Çocuk
merkezli bu tür ailelerden gelen, her isteklerini yaptýrmayý alýþkanlýk
haline getiren, kural tanýmayan bu tür çocuklar okullarda ki kurallarla
karþý karþýya kalýnca hayal kýrýklýðýna uðramaktadýrlar. Okula ve arkadaþ
çevresine uyum saðlamakta zorluk çekmektedirler.
Gevþek
ana baba tutumunda yetiþen çocuklar bir müddet sonra anne babalarýný denetim
altýna alýrlar. Þýmarýk olurlar. Çocukluklarýn da her ortamda istediklerini
elde ettikleri için doyumsuzdurlar.
Gevþek
anne baba tutumu ev içinde geçerli olduðu gibi ev dýþýnda da geçerlidir.
Tabii en büyük problem misafirliðe gidildiðinde veya baþka çocuklarla karþý
karþýya kalýndýðýnda su yüzüne çýkar. Örneðin ailece bir misafirliðe
gidildiðinde, çocuk meraký icabý "Vitrini karýþtýrmak,evin altýný üstüne
getirmek "isteyecektir. Anne oturduðu yerde gayet rahat el iþini yapýyorken
"Amaaaan! Ne oluçak caným. Çocuktur merak eder. Karýþtýracak ki
öðrenebilsin. Þimdi aðlamaya baþlarsa hiç susmaz. Onu mu dinleyeceðiz?" Der
ve genelde de oturduðu yerden kalkmaz. Allah ev sahibine sabýr versin
demekten baþka denilecek çok fazla bir þey kalmamaktadýr. Bu tür anne
babalara toplumumuzda "Dünya yansa hasýrý yanmaz." denilir.
Unutulmamalýdýr! Her çocuk önceleri küçüktür. Ama yýllar geçtikçe
büyümektedir. Anne babanýn verdiði eðitim doðrultusunda toplum içinde iyi
veya kötü bir yere sahip olacaktýr. Onlarý eðitip þekillendirirken dikkatli
olalým. Sonra eserimiz bizi mahcup etmesin.
GEVÞEK ANNE BABA TUTUMUNUN ÇOCUÐUN
KÝÞÝLÝK GELÝÞÝMÝ ÜZERÝNDE KALICI ETKÝLERÝ
Gevþek
aile yapýsýnda büyüyen çocuk ailede tek inisiyatif sahibi olan kiþidir. Aile
bireyleri çocuðun isteklerine kayýtsýz þartsýz uyduklarý için çocuk
genelleme yapar. "Annem, babam, halam, dedem.... komþular her dediðimi
yapýyor. Demek herkese her istediðimi yaptýrabilirim" Düþüncesi çocukta
hakim olur. Fakat dýþ çevreye çýktýðýnda iþler hiç de evdekine benzemediðini
görünce çocuk hayal kýrýklýðýna uðrar. "Yolunda gitmeyen bir þeyler var.
Benim dediðim olana kadar aðlamalýyým." der ve basar yaygarayý.
Anne
baba çocuðun haklarýna, rollerine, özgürlüðüne, sorumluluklarýna fýrsat
vermeli ve mutlaka sýnýr koymalýdýr. Gevþek aile tutumunda sýnýr yoktur.
Bu tür
ailelerde yetiþen çocuklarýn genel özellikleri bencil, sorumsuz, çabuk
kýzan, darýlan, kýrýlgan, her dediðinin anýnda olmasýný isteyen, sabýrsýz,
þýmarýk, zor sosyalleþen, anti-sosyal davranýþ özellikleri gösterebilirler.
Ayrýca kendilerine olduklarýndan daha fazla deðer verirler. Gururlu,
kibirli, kendini beðenen bir kiþilik özelliði de sergileyebilirler.
Baþkalarý üzerinde etkili ve kuvvetli olduklarýndan emindirler. "Ben benden
boyca ve yaþça büyük insanlarý dize getirebiliyorum, diðerlerine hükmetmekte
çok zor olmamalýdýr" demektedirler. Bu tür çocuklar sosyal ortama girdiðinde
ve her dediðinin olmadýðýný görünce hayal kýrýklýðýna uðrar ve kendi iç
kabuðuna çekilirler.
Bazen
de yaratýcý ve baðýmsýz olabilirler. Bu özelliklerini iyi yönlerde
kullanabilirler.
Çocuk
anneye babaya karþý tehditkardýr. "Dediðimi yapmazsanýz hasta olurum. Yemek
yemem. Kendimi arabalarýn önüne atarým. Evden kaçarým. Kapýnýn camýný
kýrarým..." gibi tehditlerde bulunur. Dediði olmayýnca da çoðunluk la
tehditlerini uygulamaya koyar. Ailenin ilgisini çekmek için bazen çok çýlgýn
davranýþlarda da bulunabilir. Ben merkezli bir kiþilik geliþtirir.
AMAÇSIZ HOÞGÖRÜLÜ ANNE BABA TUTUMU
Anne
babanýn çocuklarýna karþý hoþgörü sahibi olmalarý çocuklarýn bazý
kýsýtlamalar dýþýnda, arzularýný, diledikleri biçimde
gerçekleþtirebilmelerine izin vermeleri anlamýna gelmektedir. Düzeyli
hoþgörü sahibi olan anne babalarýn çocuklarý evlerine yönelik olumlu
bireyler olurlar. Hoþgörü normal düzeyde ise, çocuk kendine güvenen,
yaratýcý ve toplumsal birey olarak karþýmýza çýkar.
Amaçsýz
hoþgörüde ise yukarýda anlatmaya çalýþtýklarýmdan biraz farklýdýr. Anne baba
ev içinde ve dýþýnda çocuðun kendilerini rahatsýz etmemesi þartýyla, çocuðun
tüm davranýþlarýnda serbestlik vardýr. Çocuk bir müddet sonra anlar ki "Anne
babayý rahatsýz etmezsem, her þeyi yapabilirim." Demeye baþlar.
Böyle
anne babalar hoþgörülü tutumlarýndan kolay kolay ayrýlmak istemezler. Çünkü
çocuða dilediðini vermenin ona karþý koymaktan daha kolay olduðu düþüncesini
kendilerine yerleþtirmiþtirler. Çocuðu en kolay metotla büyütmektedirler.
Çocuðun istekleri "Býrak ver de aðlamasýn, çocuk üzülmesin." Veya "Çocuktur
yapar, siz hiç çocuk olmadýnýz mý?" denilerek yerine getirilmeye çalýþýlýr.
Kendi yaþamadýklarý çocukluklarýnýn; çocuklarý tarafýndan yaþanmasýný
isterler.
Böyle
bir tutum çoðunlukla çocuðu cezalandýrmaktan korkmanýn ve çocuða bebek
muamelesi yapmanýn bir dönüþümü olarak ortaya çýkmaktadýr.
AMAÇSIZ HOÞ GÖRÜR ANNE BABA
TUTUMUNUN ÇOCUÐUN KÝÞÝLÝK GELÝÞÝMÝ ÜZERÝNDE
KALICI ETKÝLERÝ
Seviyeli hoþgörülü bir ailede yetiþen çocuðun kiþiliði olumlu olarak
etkilenir.Baskýdan uzak olmasý nedeniyle daha yaratýcý ve kendinden emindir.
Amaçsýz hoþgörülü aile ortamýnda yetiþen çocuk boþlukta gibidir. Baþka
çocuklarýn ve toplumun içine girdiði zaman çekingenlik, ürkeklik,
göstermekte, grup içinde etkin rol alamamakta, grubun önemsiz iþlerini
yapmaya eðilim göstermekte, dolayýsý ile güvensizlik içinde ve endiþeli
olmaktadýr. Çünkü evin dýþýndaki kurallar ev kurallarý ile çok farklýdýr.
Evde tek kural vardýr. "Anne babayý kýzdýrma!"
Topluma
dahil olabilmek için kavgacýlýðý, hýrçýnlýðý, agresifliði, kýrýcýlýðý
geliþtirebilir. Ýletiþimi bu olumsuz özelliklerle kurmak isteyebilir. Grubun
lideri olup yönlendirmek isteyebilir. Grubun onayýný kazanmak için yasa dýþý
iþler yapabilir. Böylece ana babalarýndan yeterli ilgiyi görmeyen ama
serbestliði olan çocuklar ya edilgen ya da etken olarak arkadaþlarýndan onay
ve ilgi almaya çalýþýrlar.
MÜKEMMELÝYETÇÝ ANNE BABA TUTUMU
Mükemmeliyetçi anne baba her þeyin en iyisini çocuðundan bekler.Kendi
gerçekleþtiremediði yaþantýlarý çocuklarýnýn gerçekleþtirmesini ister.
Mükemmeliyetçi anne babanýn çocuðu sýnýfýn birincisi ve hatta okulun
birincisi olmalýdýr. Ayrýca çok iyi resim yapmalý,þarký söylemeli, iyi
konuþmalý, lider olmalý, iyi yüzmeli,koþmalý herkesin parmakla göstereceði
örnek davranýþlar sergileyen çocuk olmalýdýr. Hayýr! Böyle ailelerde çocuk
asla çocuk olmaz. Çocukluðunu yaþayamaz.
Bu
tutumda olan anne babalar çocuðu olduðu gibi kabul etmez. Onun her zaman (Number
one) (bir numara) olmasýný isterler. Bilgi yönünden iyi yetiþmiþ olmasýný
istediði gibi bedensel, zihinsel yönden geliþmesi için özel eðitime tabii
tutarlar. Çocuðun eksik olduðu kýsýmlar var ise özel derslerle bu yönü
telafi etmeye çalýþýrlar. Çocuðun kaldýrabileceðinden çok daha fazlasý ona
yüklenir. Çocuðun yanlýþ yapmaya kesinlikle hakký yoktur. Mükemmeliyetçi
ailelerde anne babalarýn kurallarý ve kalýplarý vardýr. Çocuklarda bu
kurallara uymak zorundadýr.
Mükemmeliyetçi anne babalar çocuklarýndan aþýrý din, ahlak ve toplum
kurallarýna uyum beklerler. Kendi çocuklarýna bütün çocukça davranýþlar
yasaklanýr. Çocuðun arkadaþlarýnýn seçimi de aileye aittir.Örneðin:
Çocuk
sonradan bir problem çýkmasýna engel olmak için annesine gelerek "Anne karþý
mahalleden Ahmet/Sema var, babasý iþçi ,onunla arkadaþ olabilir miyim?" diye
sorar. Anne hemen "O çocuðun ailesi iyi deðil, Kendiside oldukça görgüsüz ve
pis, Ahmet/Sema sana uygun bir arkadaþ deðil (Kiþilik, görünüm, maddiyat,
eðitim, aile yapýsý ... ve diðer nedenler) nedeniyle o çocukla arkadaþ olman
uygun deðil bir daha seni onun yanýnda dahi görmek istemiyorum" Der. Çocuk
son bir gayretle itiraz etmeye çalýþýr ama nafile. Anne babalar çocuklarýnýn
kendi çocuklarýna benzeyen çocuklarla arkadaþlýk kurmasýný isterler.
Diðerleri için çocuða kesinlikle izin vermezler.
Çocuk
anne babanýn kurallarýna ters olan hareketlerde bulunduðunda çocuða verilen
cezalar da katý ve sert olmaktadýr. Önce duygusal sömürü demagoji "Saçýmý
senin için süpürge ettim, hayýrsýz evlat,ölürsem hakkýmý helal
etmeyeceðim....gibi" eðer bunlar iþe yaramazsa fiziksel þiddet yani dayak
uygulanmaktadýr. Ve tüm bunlar "Çocuðumun iyiliði için" mantýðýndan yola
çýkýlarak yapýlmaktadýr.
Mükemmeliyetçi anne babalar çocuklarýndan aþýrý titizlik ve temizlik
beklerler. Çocuðun azýcýk üstünü kirletmesi dahi büyük bir olay haline
getirilir. Dört dörtlük insan projesi çocuða çizilerek "Ýþte sen böyle
olmalýsýn" denilir. Anne babanýn çocuktan beklentileri çocuðun kapasitesinin
çok üstündedir. Çocuk devamlý onlarýn istedikleri kalýba uymak zorundadýr.
Evde
daha çok askeri eðitim sistemi hakimdir. Sabah kalkýþ saat 8.00, kahvaltý
8.30... çocuðun akþam yatýþ saati 21.30 þeklindedir. Evde her þey bir kurala
baðlanmýþtýr.
Mükemmeliyetçi anne babalara sesleniyorum. Çocuklarýnýza çocukluklarýný
yaþama fýrsatý verin. Geçen günler özellikle çocukluk günleri bir daha asla
geri gelmez. Býrakýn çocuklarýnýzýn da neþeyle anlatabilecekleri çocukluk
yaþantýlarý olsun. Hiç kimse mükemmel olamaz. Hepimizin eksik yönleri
mutlaka vardýr. Kendimizin bir devamý deðildir çocuklarýmýz. Kendi
yaþamadýðýmýz yaþantýlarý onlardan beklemeyelim. Çünkü bizim hayatýmýz bize
çocuðumuzun hayatý ise ona aittir. Amacýnýz monoton bir robot yetiþtirmekse
tercih sizin.
MÜKEMMELÝYETÇÝ ANNE BABA TUTUMUNUN
ÇOCUÐUN KÝÞÝLÝK GELÝÞÝMÝ ÜZERÝNDE
KALICI ETKÝLERÝ
Mükemmeliyetçi anne baba tutumuyla yetiþen çocuklar aðýr nörotik geliþim
gösterirler.Kiþilik ve karakter yapýlarý genelde çok katýdýr. Esneklik
görülmez. Onlar için bir þey ya siyahtýr ya da beyaz.Hayatlarýnda gri ve
diðer renkler yer almaz.Bir þey veya kimse ya iyidir ya da kötü.
Çocuk
daima bir çatýþma içindedir. Kendi doðal iç güdüleri ve aðýr kurallar
arasýnda sýkýþýp kalmýþtýr. Sürekli sevgi ve nefret karýþýmý duygularý ayný
anda yaþar.
Çocuk
her iþte en iyisi ve en üstünü olmak ister. Fakat her iþte istediði seviyeyi
yakalamayýnca hayal kýrýklýðýna uðrar. Aþaðýlýk duygusu çocukta geliþir. "Bu
durumu anne babama nasýl açýklarým?" düþüncesi çocuðu hiç yalnýz býrakmaz.
Anne
baba doyumsuz olduðu ve hep daha hep daha dediði için çocukta da doyumsuzluk
yerleþir. Çocuk nerede durmasý gerektiðini bilemez. Son noktayý onun yerine
baþkalarý koyar.
KABUL EDÝCÝ, GÜVEN VERÝCÝ HOÞGÖRÜLÜ VE DEMOKRATÝK
ANNE BABA TUTUMU
Anne
babanýn çocuðu kabulü, sevgi ve sevecenlikle ele almasý, çocukla ilgilenmesi
þeklinde davranýþa yansýmaktadýr. Kabul eden anne baba, çocuðun ilgilerini
göz önünde tutarak, onun yeteneklerini geliþtirecek ortamý çocuk için
hazýrlar. Kabul gören çocuk, genellikle sosyalleþmiþ, iþbirliðine hazýr,
arkadaþ canlýsý, duygusal ve sosyal açýdan dengeli ve mutlu bir bireydir.
Anne
baba birbirlerine ve çocuklarýna karþý olan duygularýnda net ve açýktýr.
Aile içinde güven ve þeffaflýk vardýr. Aile huzurludur. Problemlerle nasýl
baþ edebileceklerini birlikte araþtýrýrlar. Bu ortamda yetiþen çocuða
kiþilik özelliði olarak aynen yansýr.
Ana
babalarýn çocuklarýna karþý hoþgörülü sahibi olmalarý, çocuklarýný
desteklemeleri, bazý kýsýtlamalarýn dýþýnda çocuðun istek ve arzularýný
yerine getirmeleri anlamýna gelmektedir.
Her
çocuk kabul edilmek ve yaptýðý davranýþýn sonucunda onaylanmak ister. Büyük
veya küçük olsun yaptýðý davranýþýn sonucunu görmek ister. "Aferin, bak ne
güzel de yapmýþsýn, bu konuda oldukça baþarýlýsýn." Deyip çocuðun baþýný
okþamak ona dünyalarý vermekle eþdeðerdir. Çocuk baþardýðýný ve
onaylandýðýný gördükçe daha fazla baþarmak ve daha fazla onay ve övgü almak
isteyecektir.
Eðer
aile ortamý çocuða kendi benliðini, kimliðini, duygu ve düþüncelerini
anlatma özgürlüðü veriyorsa çocuk saðlýklý bir biçimde olgunlaþma yolunda
geliþir. Ana babanýn denetimli serbest býrakmasý çocuðun kendisini
geliþtirici imkanlarý önüne sunmasý demektir. Çocuk daha yaratýcý ve daha
toplumsal bir birey olarak yetiþecektir. Bu tutum içersindeki ana babalar
olgun insanlardýr. Aileyi ilgilendiren kararlar alýnýrken çocuðunda fikri
alýnýr. "Daha o çocuk. Bu iþten o ne anlar." Mantýðý bu aileler de görülmez.
Bu tür ailelerde çocukta bizimle yaþýyor. Ve alacaðýmýz kararlarda onun da
söz hakký olmalýdýr. Düþüncesi hakimdir. Aile fertlerinin hepsinin eþit söz
ve oy hakký vardýr. Çocuðun bir birey olarak ailesini sevip sayan ama
baðýmsýz bir fert olmasý gerektiði inancý mevcuttur. Çocuða sevgi ve saygý
gösterilir. Çocuðun kendi düþünce ve fikirlerini (ne kadar mantýksýz olursa
da olsun) açýklama fýrsatý verilir. Çocuk susmaya deðil konuþmaya teþvik
edilir.
Aile
her þeyden önce çok iyi rehberdir. Çocuða yol gösterilir ama alacaðý
kararlar konusunda serbest býrakýlýr çocuða bir çok alternatif sunulur.
seçim sadece çocuða aittir. Seçimin sonucuna katlanmasý da çocuðundur.
Böylelikle çocuða nasýl karar vereceði aldýðý kararlarýn sonucuna da nasýl
katlanacaðý öðretilir. "Karar senin kararýn. Sonuçta aldýðýn karar kadar
senin çünkü yaþadýðýn hayat sadece ve sadece sana aittir." Düþüncesi ailede
hakimdir. Çocuðun ailede kendine özgü bir yeri vardýr. Ailenin diðer
üyelerinin istek ve ihtiyaçlarý, denge içinde karþýlanýr.
Böyle
bir ailede evde ve toplum da kabul edilen ve edilmeyen davranýþlarýn
sýnýrlarý bellidir. Çocuk neyi nerede yapacaðýný veya yapmayacaðýný bilir.
Ev ve toplum kurallarý, çocuða anlatýr. Ve bizzat uygulamasý yapýlýr. Her
þeyden önce anne ve baba iyi bir modeldir. Çocuklarýnda görmek istemedikleri
davranýþlarý kendileri de yapmazlar. Çocuk sýnýrlar için de özgürdür.
Sözleri dinlenir yetiþkinler tarafýndan kendisine deðer verildiði ve
önemsendiði çocuk hisseder. Kendine ait bir saygý ve özgüven geliþtirir.
Özellikle çocuða þiddet ve duygusal yaptýrým gücü yerine ona anlatarak ve
onu ikna ederek denetlemeyi seçen anne babanýn çocuklarý: anne babalarýn
duygu, düþünce deðer ve beklentileri hakkýnda sebepleri ve sonuçlarý
konusunda bilgi sahibidirler. Çocuklar buna göre hareket ederler. Evde hangi
davranýþýn sonucunun ne olacaðý önceden belirlenmiþtir.
Demokratik ailede yetiþen birey, hem davranýþ seçiminde kendini özgür
görebilir, hem de seçimleri hakkýnda kýsýtlanacaðýndan çekinmeden anne ve
babasýna danýþabilecek onlarla fikir alýþ veriþinde bulunabilecek
durumdadýr. Aile fertleri arasýnda açýk ve net bir iletiþim söz konusudur.
Duygu ve düþünceler açýk kalplilikle ifade edilmektedir. Problemlerde yine
ayný þekilde konuþarak ve ikna edilerek çözüme ulaþtýrýlmaya çalýþýlýr.
Çözüm ararken de demokratik yollara baþ vurulur.
KABUL EDÝCÝ, GÜVEN VERÝCÝ VE
DEMOKRATÝK ANNE BABA TUTUMUNUN ÇOCUÐUN
KÝÞÝLÝK GELÝÞÝMÝ ÜZERÝNDE KALICI ETKÝLERÝ
Demokratik ve güven verici bir ortam da yetiþen çocuk, kendine ve çevresine
saygýlý, sýnýrlarý bilen, yaratýcý, aktif, etkin, giriþken, yaratýcý
iliþkiler kurabilen, kendine karþý fikirlere saygý duyan, kendi
inandýklarýný sonuna kadar savunabilen, atýlgan, fikirlerini serbestçe
söyleyebilen ve kendine ait fikirleri doðrultusunda hareket eden, kiþilik ve
davranýþlarý açýsýndan dengeli sorumluluk duygularý geliþmiþ, kurallara ve
otoriteye karþý körü körüne baðlý olmayan, hoþgörülü, açýk fikirli,
anlaþýlýr, toplumsal ve uyumlu bir birey olarak yetiþir. Böyle özelliklere
sahip olan çocuðu kim istemez ki ?
Þimdiye
kadar anlatmaya çalýþtýðým anne baba tutumlarý içinde en saðlýklý ve
baþarýlý olaný "güven verici" "kabul edici" "destekleyici" "hoþgörülü" ve
"demokratik" anne baba tutumudur. Ancak bu esnek yaklaþým için de bedensel,
zihinsel ve ruhsal açýdan saðlýklý bireyler yetiþebilir.
KARAR SÝZÝN...
ÇOCUÐUNUZU NASIL YETÝÞTÝRMEK
ÝSTÝYORSUNUZ?
Çocuðunuza þimdi uygulamýþ olduðunuz eðitim tarzýnýn olumlu ve olumsuz
yönleri nelerdir?
Yetiþtirdiðiniz bir insan. Dönüþü olmayan hatalar yapmamak için,neler
yapmalýyýz? Henüz her þey bitmiþ deðil.
Çocuðunuza iyi bir eðitim verebilmek ve her açýdan saðlýklý bireyler
yetiþtirebilmek, hepimizin amacý . bu amaç doðrultusunda neler yapabiliriz?
ANNE BABALARA ÇOCUK EÐÝTÝMÝ KONUSUNDA GENEL TAVSÝYELER
Çocuðunuz, evet! Sizin ve eþinizin çocuðu öncelikle onu benimseyin ve her
haliyle onu kabul edin. Onu sevin sevmeye ve sevilmeye hepimizin ihtiyacý
var. Þimdiden karþýlýðýný yýllar sonra alacaðýnýz bir yatýrým yapýn ve
çocuðunuzla ilgilenin.
0-6 yaþ
arasý çok önemli. Bu yaþlar arasýnda çocuðunuzla kurduðunuz iliþki ömür boyu
kuracaðýnýz iliþkinin temelini oluþturacaktýr. Temeli iyi atýn ki binanýz
saðlam olsun.
Çocuðunuza iyi bir örnek ve iyi bir model olun. Ona ne verirseniz, size de
aynýsýný geri verecektir. Doðru, dürüst olmasýný istiyorsanýz. Siz de yalan
söylemeyin.
Ýçinizdeki çocuða seslenin, onu oradaki uykusundan uyandýrýn. Kendi çocukluk
yýllarýnýza dönün. Neler hissettiðinizi neler yaþadýðýnýzý düþünün.
Çocuðunuzu anlamak þimdi daha da kolaylaþacaktýr. Çocuðunuz kendisini sizin
yerinize koyamaz çünkü o sizin yaþadýklarýnýzý henüz yaþamadý. Ama siz
kendinizi onun yerine koyabilirsiniz. Çocuðunuzla empati kurun. Çocuðunuza
mutlaka "Seni anlýyorum." Mesajýný gönderin.
Kaç
tane çocuðunuz olursa olsun, ikiz de olsalar hepsi ayrý yaratýlmýþtýrlar.
Çocuklarýnýz eþsizdir. Bir eþleri ya da benzerleri bulunmaz. O yüzden tüm
çocuklarýnýzý ayný kalýba sokmayýn her birinin ayrý ayrý yetenekleri ve
özellikleri mevcuttur.
Çocuklarýnýza birer birey olarak saygý gösterin. Çocuðunuza yapabileceðiniz
en önemli yardým; geri planda kalarak kendi benliðinin geliþmesinde, kendine
ait bir kiþilik geliþtirmesinde yardýmcý olabilmektir.
Çocuðun
güçlü bir kiþilik yapýsýna sahip olabilmesi için de tutarlý bir aile
ortamýnda yetiþmesi gerekmektedir. Yetiþkinlerin yönettiði uyumlu , tutarlý,
dengeli, sevgi ve saygý iliþkisine dayalý baskýcý olmayan bir aile ortamýna
her çocuðun ihtiyacý vardýr.
Çocuðunuzun, çeþitli davranýþlarýný sýnýrlandýrabilirsiniz. Ama asla
çocuðunuzun duygularýný ve hayallerini sýnýrlandýramazsýnýz. Onun
duygularýný önlemeye çalýþmayýn aksine onun duygularýný düþüncelerini dile
getirmesini saðlayýn. Onunla her fýrsatta konuþun.
Çocuklarýnýzýn davranýþlarýný kontrol altýnda tutabilmek için, akla ve
mantýða uygun sýnýrlarý ve kurallarý eþinizle (ailenizle) birlikte koyun.
Koyduðunuz kurallar uygulanabilir olmalýdýr. Kurallarý hemen uygulamaya
geçin. Unutmayýn tüm çocuklar için reçete gibi kurallar yoktur. Çocuðunuzun
yapýsýna ve yaþadýðýnýz ortama uygun kurallarý kendi deneyimlerinizle en
uygununu sizler bulmalýsýnýz.
Çocuðunuzun kendi kendine yetebilen, olumlu bir kiþilik sahibi olmasýný
istiyorsanýz. Olumlu yapmýþ olduðu davranýþlarý onaylayýp destekleyin. Onu
teþvik edin, olumsuz davranýþlardan vazgeçirmek için bu davranýþlarýn fazla
üzerinde durmayýn. Olumlu davranýþlarý pekiþtirin çocuklar, ýsrarla üzerinde
durulan davranýþlarý tekrarlama eðilimindedirler. Birtakým davranýþlarý,
yasaklamak yerine diðer davranýþlarý desteklemeyi tercih edin.
"Okula
gidince öðretmen onu hizaya sokar. Öðretmen onun hakkýndan gelir." Demeyin.
Çünkü eðitim okuldan önce evde baþlar. Okulda geçirilen zaman süresi çok
sýnýrlýdýr. Ayrýca öðretmenin uðraþmasý gereken tek öðrenci sizin çocuðunuz
deðildir. Hayat okulunun ilk sýnýfý aile eðitimiyle baþlar. Okulda verilen
eðitimle, ailede verilen eðitim birbiriyle tutarlý olmalýdýr. Çeliþkiler
olursa çocuk seçim yapmak zorunda kalýr. Okul mu? Ev mi? Þeklinde çocuk
bocalar. Bu çeliþkiyi çocuða yaþatmamak için okul ve aile paralel bir eðitim
vermelidir.
Çocuðunuzu ne kadar fazla uyaranlarla, karþý karþýya býrakýrsanýz.
çocuðunuzun zihinsel, bedensel, sosyal geliþimi o kadar çabuk ve iyi olur.
Çocuðunuzun zekasýný geliþtirmek için, zeka geliþtirici oyunlar oynayýn.
Konuþmasýný geliþtirmek içinse onunla bol bol ve her konuda daha doðmazdan
önce konuþmaya baþlayýn.
Çocuðunuza zaman ayýrýn. Ayýrdýðýnýz zamanýn, çokluðu ya da azlýðý çok
önemli deðil önemli olan o zamanýn niteliðidir. Özellikle çalýþan anneler
çocuklarýna zaman ayýramadýklarýnda þikayetçidirler. Bire bir zaman ayýrmak
yerine mutfakta yemek yaparken onunla konuþmak "Bugün okulda ne yaptýnýz.
Sýnavýn nasýl geçti" Gibi. Alýþveriþe birlikte çýkabilmek, akþam yürüyüþleri
yapabilmek. Sýnýrlý zamaný etkin ve en iyi þekilde kullanabilmek önemlidir.
Çocuðumuzun da bizim de eksik olan yönlerimiz mutlaka vardýr. Kendi
kendinizle barýþýk olun. iyi ve kötü yanlarýnýzla çocuðunuzu ve kendinizi
kabul edin. Unutmayýn, hatasýz kul olmaz.
Çocuðumuza, çocukluðunu yaþama fýrsatý verelim. Yaþamadýðý çocukluk
günlerinin hesabýný bir gün gelip bize sormaya mutlaka kalkacaktýr.
Çocuk
yetiþtirmek dünyanýn en zor sanatýdýr. Zaman zaman kýzabiliriz.
Sinirleniriz. Hatta onlarý cezalandýrýrýz. Siz de insansýnýz yaþadýðýnýz ve
hissettiðiniz duygulardan dolayý kendinizi suçlamayýn. "Kendimi çocuklarým
için feda ediyorum." Duygusuna kapýlan ve böyle yaþayan kiþiler çok da iyi
yapýyor sayýlmazlar. Sizin hayatýnýz size, onlarýn hayatý da onlarý aittir.
Ortak bir yol bulup kendinize zaman ayýrabilmeli ve size ait hayatýn tadýný
çýkarabilmelisiniz.
Ana
baba olmak serüveninde en iyi rehberiniz, kendi çocukluk yýllarýnýz ve
duygularýnýzdýr. Kendi çocukluðunuzu düþünün, çocukluðunuza dönün. Ve
çocuklarýnýza ona göre davranýn.
Sizlere baþarýlar diliyoruz.
KAYNAKLAR:
1-1999-2000 Batman Rehberlik Araþtýrma Merkezi Müdürlüðü "Öðretmenlerin
Rehberlik Hizmetinde Eðitimi Semineri" Ders Notlarý
2- Dodson ,Fitzhugh "Çocuðunuzu tanýyor musunuz?" Denge Yayýnlarý Ýstanbul,
1997.
3- Altýnköprü,Tuncel "Çocuðun baþarýsý nasýl saðlanýr.?" Hayat Yayýnlarý,
Ýstanbul ,1999.
4-Yavuzer , Haluk " Çocuk Psikolojisi" Remzi Kitapevi, Ýstanbul 14.
Basým,1997.
5-Yavuzer,Haluk "Çocuk Eðitimi El Kitabý" Remzi Kitapevi, Ýstanbul ,7. Basým
1997