Her
öðretmen bir annedir; her anne de bir anlamda “öðretmen!..” Hangi anlamda
olursa olsun önemli olan, bu sýfatý taþýyanýn ne kadar “iyi” bir anne, “iyi”
bir öðretmen; baþka bir deyiþle ne kadar “iyi” bir model ve kýlavuz
olduðudur... Bence öðretmenin de annenin de “iyi”liði, bir kýsmýný birlikte
yürüyeceði yaþam yolculuðunda çocuðu için kusursuz bir yol haritasý
oluþturulabilmesiyle orantýlý olarak artýyor ya da azalýyor.
Kuþkusuz bu
süreçte, harita üzerinde bir güzergah “oluþturmak”la iþ bitmiyor; haritanýn
doðru okunmasý, saðlýklý ve yetkin þekilde kullanýlmasý, yeri-zamaný
geldikçe rotada düzeltmelerin yapýlmasý ve gerektikçe yeni yollar
bulunmasýnda adeta uzmanlaþmak da gerekiyor...
Bu
nedenlerle ben “annelik” kavramýný, sadece fiziksel bir olgu ve oluþum
olarak algýlamýyor, o düzeye indirgemiyorum. Annelik, fiziksel bir oluþumu
da içeren, ama ondan çok daha geniþ ve derin bir deðer, çok boyutlu bir
zenginlik ve anlam taþýr.
Böyle bir
kavramýn özünde, her þeyden önce, koþulsuz ve çýkarsýz bir sevgi ve
sahiplenme, ama ayný zamanda, “efendi-sahip” tavrý takýnmadýn,
küçücük bir canlýdan, kendine yeterli birey yaratma, o bireyi giderek
özgürleþtirme ve yetkinleþtirme eylemi vardýr.
Annelik,
kanýmýzla, canýmýzla beslenip büyütülen ve bizim olan bir canlýyý, hem
kendimizden bir parça sayma, hem de bizden apayrý, özel bir kimlik ve
kiþilik olarak tanýyabilme, öyle kabul edebilme, öyle kýlabilme olgunluðu
demektir.
Annelik, bu
tanýma ve kabulden sonra, onu hiç kimse ile karþýlaþtýrmadan, olduðu gibi
benimseyebilme, her gün daha ileriye yürüme savaþýnda
destekleyebilme; onu herkesten üstün görmeden, eksik ve yanlýþlarýyla,
tek ve biricik olarak baðrýna basabilmektir.
Annelik, hem
kendi yaþamýný eksiltmeden, yani “saçýný süpürge etmeden” ve “senin uðruna
nelere katlandým” demeden yaþamý sonuna kadar birlikte, dostça ve
arkadaþça paylaþarak sürdürebilmektir,
Annelik,
özveridir; “ben” yerine “o” diyebilmek, almadan vermek, verdiðini tüm
yüreðiyle ve bir tek defa baþýna kakmadan ve bir þey beklemeden,
tereddütsüz sunabilmektir.
Annelik,
durmadan konuþmak, nasihat etmek, söylev vermek deðil, dinlemek, anlamaya
çalýþmak, onun gözleriyle bakabilmek, örnek olmak, olumlu bir model
olarak örnek davranýþlar ortaya koyabilmektir.
Annelik,
sormak, sorgulamak ve suçlamaktan çok, yanýt vermek, olay ve olgularýn
neden ve sonuçlarýnýn farkýna varmasýný saðlayabilmek; onun tarafýndan
eleþtirilirken bile gözlerinin ta içine dakikalarca, hoþgörü ve sevecenlikle
dikkat kesilerek bakabilmek; söylediklerini can kulaðý ile dinleyebilmek;
düþüncelerinin özünü, dümdüz, dosdoðru ve tam olarak algýlayabilmektir.
Annelik,
kendisi, ailesi ve toplumu için gerektiðinde “dur” diyebilmek; ona
sýnýrlarýn, hak ve özgürlüklerin farkýna varabilecek bir olgunluk
kazanabilmesi için yardým edebilmek; eylemlerinin sorumluluðunu görebilme
ve taþýyabilme gücü kazandýrmak demektir.
Annelik,
zoru göstermek, ama ondan korkmadan, cesaret ve özgüven duygusu içinde
sorunlarýn üstüne gitmek, onlarý yýlgýnlýða kararlýlýkla, öfkesiz
baþarabilmektir.
Annelik, her
zaman “ben buradayým, senin yanýndayým, seni destekliyorum, ama sen kendi
baþýna da baþarabilirsin” düþünce ve inancý yaratabilmek; sizi daima bir
koltuk deðneði ya da can simidi gibi görmesine ve kullanmasýna izin
vermemek; her þeyden önce kendi ayaklarý üstüne, içinden sýmsýký basarak
durmasýný ve sonra da kararlý, güvenli, azimli þekilde yürümesini saðlamak
demektir.
Annelik, ona
deðer vermek, deðerli olduðunu derinden duymasýna ortam hazýrlamak,
deðerli olduðu bilincini, böbürlenmeden, baþkalarýna tepeden bakmadan
kazandýrabilmektir.
Annelik,
onun düþünce, tercih, beðeni ve kararlarýna; ölçülü olma, uygunluk ve
kabul edilebilirlik sýnýrlarý için saygý duymak, gerçek bir
demokrat kimlik geliþtirebilmektir.
Annelik,
kendini tanýmak ve bilmek, ondan ve onun davranýþlarýndan çok kendini
sorgulayabilmek, kendini aþmak, kendini eðiterek söz ve davranýþlarýný
denetleyebilmek ve geliþtirebilmektir.
Annelik,
günü gelince “baþka biri”yle paylaþabilmek, “baþka biri”ni yaþamýnýza
kabul etmek ve böyle bir yaþama geçiþte, bu kez yukarýdaki her þeyi “o”
ve “baþka biri” için tekrar yapabilmektir.
Tüm bunlara
bakýnca annelik kavramýnýn neden sadece fiziksel bir olgu ve oluþum
düzeyinde tutulamayacaðýný sanýrým anlatmýþ oluyorum. Bu açýdan yaklaþýnca
sanýrým ortaya iki sonuç daha çýkýyor: Birincisi “annelik” için geçerli olan
tüm bu saptama ve düþüncelerin babalar için de geçerli olmasý.. Ýkincisi ise
“annelik” diye baþlayan her paragrafýn (sonuncusu hariç) gerçek ve destansý
bir aþk yolculuðu için de geçerli bir tanýmý içermesi...
Þimdi bu iki saptama ýþýðýnda
yukarýda yazýlý olan düþünceleri “annelik” sözcüðü yerine “babalýk” ve
“aþýk” sözcüklerini koyarak bir daha okumayý ve “gerçek bir aþýk” olup
olmadýðýnýzý test etmeyi de keyfinize býrakýyoruz!....