Bana geri verin çaldığınız ömrü ,
siyah beyaz resimlerde
tozlu raflarda kalmış yıllar…
Çocukluğumu istiyorum…
nasıl yaşanacağı meçhul
daha doğrusu çocukluk demeye bin şahit o küçük yılları…
hani o balçıklı sokaklarda top koşturan
kirli tenli,
elleri çorak bir tarla misali çatlak,
paçası yırtık,
kara lastikli,
yakası yırtık
tahtadan çamurdan oyuncaklarıyla oynayan o çocuk olmak istiyorum
Bir kez daha birikmiş kirli sularda atlayıp
son bir kez daha sıcak tandır ekmeğine tereyağı sürüp
kuytu bir köşede bir başıma yemek istiyorum…
bir de “ ben büyüyünce öğretmen olacam” demek istiyorum
Bir kitap almak için kapıp boya sandığını
“ ayna gibi olmasa bedava “ deyip
o küçük ellerle bir kez daha para kazanmak istiyorum…
Eğer geri verirseniz
söz veriyorum
çocukluğuma dair ne varsa
yaşadığımın aynısını bir kez daha yaşayacağım…
abartmadan olduğu gibi….
Çünkü beni bu günlere getirebilmek için
kendini feda eden
kirli ama güzel
anlamsız ama yalansız çocukluğuma saygı duyuyorum