- PHP Nuke ile İlgili Görüş, Öneri ve İsteklerinizi Lütfen DiÄŸer Sitemize Yapınız...       - PHP Nuke ArÅŸiv Sitemiz Yenilenmektedir. Ana Sitemizde Bulunan PHP Nuke İle İlgili Bölümler ve Dosyalar ArÅŸiv Sitemize Taşınmıştır...      
Ana Sayfa
  Ana Sayfa | Haberler | Dosyalar | Sunumlar | Forum | Ä°letiÅŸim Açılış Sayfası Yap  Sık kullanılanlara Ekle  Ä°letiÅŸim  Arkadaşınıza Önerin
 
 
  Ana Sayfa
  Haberlerimiz
  Haber BaÅŸlıkları
  Köşe Yazıları
  Üyelik
  Åžiirler
  Videolarımız
  Resim Galerimiz
  Tarihte Bugün
  Atatürk
  Nutuk
  A-Z Bilgisayar
  Sivil Savunma
  Atasözlerimiz
  Gif ArÅŸivi
  Rüya Tabirleri
  Burçlar
  EÄŸlence
  Testler
  MSN
  Rehberlik
  Bize Yazın
  Forum
  Ziyaretçi Defteri
  Dilek Kutusu
  Anketler
  E-Devlet
  Oyunlar
  Fıkralar
  Flashlar
  Google Map
  Sunumlar
  Tüm Dosyalar
  Dosyalar
  PHP İpucu   Künye
 
 
  Kullanıcı GiriÅŸi
 Â» Üye Adı
 Â» Åžifreniz
 Â» Üye Ol
Ziyaretçi: 28
Üye: 0
Toplam: 28
Toplam Uye: 16685
 Son Üye:  mavidusler..
 
 
Pazartesi272
Salı346
Çarşamba303
PerÅŸembe269
Cuma273
Cumartesi299
Pazar265
Toplam:184459
En Çok:2461
 
   Yazarlarımız 
 
Yılmaz Öğretmen
Yılmaz Öğretmen
Yılmaz Öğretmen
Yılmaz Öğretmen
 
    ANKET
 
Hangi İşletim Sistemini Kullanıyosunuz?

Win XP
Win Vista
Win 7
Linux
DiÄŸer



Sonuçlar
Anketler

Toplam Oy: 196
Yorum: 0
 
 
  *  MEB
*  MEBBİS
*  OSYM
*  TC No Sorgulama
*  Emekli Sandığı
Yemek Tarifleri *
Milli Piyango Sonuçları *
Askerlik İşlemleri *
Memurlar.Net *
ADSL Kota Öğrenme *
TTNet A.Åž. *
 
   REKLAM   Gazeteler
 

 

Åžiirler Anasayfa
 
Åžiir adında ara  |   Åžair adında ara
[ A |  B |  C |  D |  E |  F |  G |  H |  I |  J |  K |  L |  M |  N |  O |  P |  Q |  R |  S ]
[ Þ |  T |  U |  V |  W |  X |  Y |  Z |  1 |  2 |  3 |  4 |  5 |  6 |  7 |  8 |  9 |  0 ]


[ Şiir Ekle ] [ Bütün Şiirler ] [ Şair Ekle ] [ Şair Listesi ]


Duracaksın



Acı,
ağulu dikenler gibi ruhuna dolandığında,
öfke,
kızıl bir küheylan gibi koşturduğunda,
keder,
yaşlı bir ağaç gibi üstüne yıkıldığında,
duracaksın,
durup, gümüş bir su gibi akan sabahın tazeliğine
bakacaksın,
sana iki yüz yıl önceden haberler taşıyan
alaycı kargaların sesini
dinleyeceksin,
çiçeklerini koklayıp derin bir soluk
alacaksın.

Ölüm seni kuşattığında, tam o sırada, hayatı
düşüneceksin.
Acıyı, öfkeyi, kederi ulu bir gölgeliğe yatıracaksın
bir zaman, ?dinlenin biraz? diyeceksin.

Bir inci avcısı gibi, ta derinlere dalıp tek tek bütün
istiridyeleri açarak,
bir sevinç arayacaksın.
Hayaller kuracaksın.
Hatıralarını bir daha gözden geçireceksin.
Sevdiklerini düşüneceksin ve seni sevenleri.
Özlediklerini düşüneceksin ve seni özleyenleri.
Teninde iz bırakanları ve senin izini taşıyan
tenleri.
Seni şakalarıyla güldürenleri ve senin şakalarına
gülenleri.
Sevinçlerini, hayallerini, hatıralarını,
sevdalarını, sevişmelerini,
özlemlerini, şakalarını bir bir yerleştireceksin içine,
hayat denilen mucizenin sana verdiği armağanları
sıkıca kucaklayacaksın.

Ölüm her yandan üstüne saldırıp seni kuşattığında,
tam da o zaman, hayatı düşüneceksin.

Güzel bir haber gelecek belki yarın sabah.
Belki bir mektup alacaksın.
Sana gülümsemesini çok istediğin gülümseyecek belki sana.
Serüvenci gemiciler gibi meçhul denizlerde
kaybolduÄŸunda,
tam da o zaman, karanın bir gün görüneceğini düşüneceksin.
Gözcünün ?kara göründü? diye bağırdığını hayal
edeceksin.
Kara, hiç görünmese bile,
hiç olmazsa neyi aradığını ve neyi kaybettiğini
bileceksin,
çektiğin onca fırtınanın, varmayı umduğun o umutlu
hedefle mana kazandığını anlayacaksın.

Her ÅŸeyini kaybetsen de hayallerini
kaybetmeyeceksin.
Neyi aradığını hiç unutmayacaksın.
Sevinçleri ne kadar hatırlarsan, acının derinliğini
o kadar kavrayacaksın.
Yaşadığın ve yaşayabileceğin güzel şeyleri ne kadar
çok düşünürsen
öfken o kadar keskinleşecek.
Karanlık inerken ışığa daha dikkatli bakacaksın.
Geleceğinle arana, dibinde canavarların dolaştığı
bir uçurum koyduklarında,
nasıl biteceğini bilmediğin atlayışını yapmadan önce,
geçmişine, sevinçlerine, hayallerine yaslanıp güç alacaksın.

Sevdiğin bir türküyü mırıldanmaktan hiç vazgeçmeyeceksin.
Bir çiçek iliştireceksin yakana.
Ölüm seni kuşattığında, tam da o zaman, hayatı düşüneceksin.
En azgın, en ihtiraslı sevişmelerini...
En çılgın hayallerini...
En çağıltılı kahkahalarını...

Acı,
ağulu dikenler gibi ruhuna dolandığında,
öfke,
kızıl bir küheylan gibi koşturduğunda,
keder,
yaşlı bir ağaç gibi üstüne yıkıldığında,
duracaksın,
durup gümüş bir su gibi akan sabahın tazeliğine
bakacaksın,
sana iki yüz yıl önceden haberler taşıyan alaycı
kargaların sesini dinleyeceksin,
çiçeklerini koklayıp derin bir soluk alacaksın.
Ölüm seni kuşattığında, tam o sırada, hayatı
düşüneceksin.

Ölüm seni kuşattığında, tam o sırada, hayatı
düşüneceksin.
Acıyı, öfkeyi, kederi ulu bir gölgeliğe yatıracaksın
bir zaman,
?dinlenin biraz? diyeceksin.
Onları, şefkatle dinlendireceksin.
Çünkü onlara yine ihtiyacın olacak.

Eklenme: 30-10-2005
Åžair: Ahmet Altan
Yazan: TeAcHeR_25m
Hit: 317
[ Geri dön | Bu şiiri arkadaşına gönder Sevdiklerinize gönderin | Yazdırılabilir sayfa Yazdırın ]


 
Ana Sayfa | Dosyalar | Sunumlar | Forumlar | Haberler | Ä°letiÅŸim |  Haber Bandı  
 

Sitemiz PHPNuke alt yapısı kullanılarak tarafımızca hazırlanmıştır. Her hakkı saklıdır.
1024x768 pixsel görüntü boyutuna göre düzenlenmiştir.
WebMaster: Yılmaz Öğretmen © 2011
EÄŸitimin Sesi  PHP-Nuke Resmi Sitesi