Giyim- kuşam ( kılık-kıyafet) bir kültürdür ve insanları diğer canlılardan ayıran önemli özelliklerden biridir. Giyim-kuşam ayrıca, toplumda kişiler arası statünün de bir göstergesidir.
“ Giyim- kuÅŸam, bireyin sözleri ve bedeni kadar, beÄŸenilerini, o anda içinde bulunduÄŸu ruhsal durumu, karşısındakilere verdiÄŸi önemi ve deÄŸeri yansıtır.
İnsanın baÅŸka insanların karşısına olabildiÄŸince temiz, düzenli, bakımlı ve iyi giyimli olarak çıkması; yani insanın kendine bakması, kendisine ve çevresine olan saygısının bir göstergesi olarak düşünülmektedir. Kendi bakımına ve dış görünüşüne hangi nedenle olursa olsun özen göstermeyen bir kiÅŸiye, baÅŸkalarından da kendisine saygı beklemiyor anlamı verebilir.” (1)
Toplumumuzda bazı insanlar nasıl giyindiÄŸinizin size özgü bir imaj olduÄŸunu savunmaktadır. Giyim-kuÅŸam, oluÅŸturmak istediÄŸiniz kiÅŸisel imajınızın önemli bir parçasıdır. Çünkü insanlar daha çok gördüklerine inanırlar. “Birbirleriyle ilk kez karşılaÅŸan insanlar, daha hiç konuÅŸmadan duruÅŸları, kıyafetleri, aksesuarları vb. gibi dış özellikleriyle kendileri hakkında, karşısındakilere çok önemli mesajlar verirler. Konu üzerinde yapılan araÅŸtırmalara göre, insanlar birbirleriyle ilk kez karşılaÅŸtıklarında % 90’ı ilk birkaç dakika içinde daha çok görünüşe (fiziksel özelliklere, giydiÄŸi kıyafete, saç kesimine...) dayanan bir yargıya varırlar.”(2) Bu nedenle toplumda belirli bir statüye sahip olan öğretmenler – ki her zaman temsil makamındadırlar. Öğretmenin öğrenci üzerindeki etkisi, anne-baba ve toplumun diÄŸer fertlerinin etkisinden kat kat üstündür. Anneyi, babayı ve diÄŸer meslek gruplarına mensup kiÅŸileri de yetiÅŸtiren, yoÄŸuran ve ÅŸekillendiren öğretmendir. Öğretmen doÄŸumundan ölümüne kadar hayatı ÅŸekillendiren kudsi bir üstaddır.- giyim kuÅŸam konusunda da titiz davranmalı ve mesleklerine uygun giyinmelidirler. Kıyafetlerinin tarzları, renkleri ve kullandıkları aksesuarlar temsil ettikleri öğretmenlik mesleÄŸine uygun olmalıdır. Dolayısıyla, uygun bir giyim tarzı, hem kendisine, hem mesleÄŸine hem de ileride toplumu ÅŸekillendirecek olan öğrencilerine gösterilen özen demektir.
İLK İZLENİM
İnsan beden ve ruhtan oluÅŸan bir varlıktır. Onun kiÅŸiliÄŸinde çeÅŸitli duygular ve birtakım ruhi özellikler vardır. Gördüğüne göre hükmetme ve kendi bakış açısından gördüğünü bilinçaltına yerleÅŸtirme özelliÄŸi vardır. İlk öğretmenlerimizi hayatımızın her döneminde iyi ya da kötü yönleriyle hatırlamışızdır. “ İşte, falan tarihteki , falan dersin öğretmeninin taktığı o ilginç kravat hala gözlerimin önünde.” gibi cümlelerle öğretmenlerimizin daha çok, davranış ÅŸekillerini ve kıyafet seçimlerini hatırlarız.
Öğretmen sınıfa girdiÄŸi zaman bıraktığı olumlu ya da olumsuz ilk izlenimlerin zihnimizden uzun süre silinmediÄŸine ÅŸahit oluruz. “Genel kabul görmüş bir kurala göre ilk izlenimler, kiÅŸinin nasıl göründüğü ile ilgili bir mantık çerçevesinin oluÅŸturulmasına ve daha sonra da elde edilen verilerle bu çerçevenin doldurulması ya da tümden deÄŸiÅŸtirilmesine dayanmaktadır.” (3)
Genel olarak, öğrencilerle aramızda ilk ilişkilerin kurulmasında öncelikle görünüş, ikinci olarak ses tonu ve üçüncü olarak da söylediğimiz sözler önem taşımaktadır. Unutmayın ki, çocukların karşısına çıkarken bıraktığımız ilk izlenimi oluşturmak için ikinci bir şansımız asla ve asla olmayacaktır.
ÖĞRENCİ DİKKATLİ BİR GÖZLEMCİDİR
BaÅŸarılı olmanın bir çok yolu vardır. Bunlardan bir tanesi de, giyim tarzınız ile sınıfta pozitif bir imaj oluÅŸturmaktır. Bir öğretmen,öğretmenliÄŸe baÅŸladığı ilk yılı şöyle deÄŸerlendiriyor: “ Öğretmenlikteki ilk maaşımla kendime kaliteli bir takım elbise almıştım. Yaklaşık beÅŸ ay sonra sınıfta dersimi anlatırken bir öğrencimin bana dikkatlice baktığını fark ettim. Yanına yaklaşıp yavaÅŸ bir ses tonuyla sordum,” Hayrola Ahmet, bir ÅŸey mi var?” Ahmet biraz mahcup; ama yüksek bir sesle, “ Hocam, kıyafet seçiminize hayranım, kravatınızın rengi ile gömleÄŸinizin düğmesinin deseninin bile aynı olmasına dikkat ediyorsunuz.” dedi. Bu sözleri duyunca ÅŸok olmuÅŸtum. Çünkü üzerimdeki gömleÄŸi alalı beÅŸ ay olmuÅŸtu; ama Ahmet söyleyene kadar düğmesinin renkli olduÄŸunu fark etmemiÅŸtim. BeÅŸ aydır giymeme raÄŸmen, gömleÄŸin düğmesini beyaz biliyordum.”
KIYAFET SEÇİMİNDE NELERE DİKKAT ETMELİYİZ ?
“Günümüzde giyim konusunda öğretmenlerimizin, temiz ve aşırıya kaçmayan biçimdeki giyim-kuÅŸamları, çevresine ve özellikle öğrencilerine olan saygısının bir göstergesidir.”(4) Bir eÄŸitimcinin kıyafet seçerken dikkat etmesi gereken birkaç ipucunu şöyle sıralayabiliriz:
* İnsanlar, karşılarındakinin yeteneklerini öğrenmeye zaman harcamadan sadece giyimleriyle de onları değerlendirmektedir. Konumumuza uygun kıyafeti seçmek en önemlisidir. Bir öğretmen için ani bir kararla kıyafet almak iyi olmayabilir. Ucuzluktan ve rastgele alacağımız onlarca kıyafet yerine, kaliteli ve iyi seçilmiş bir kaç tane takım elbise daha iyi görünmemizi sağlayacaktır.
* Bir öğretmen kıyafetinin bakımına da özen göstermelidir. Ütüsüz, buruşuk, yıpranmış bir kıyafetle öğrencinin karşısına çıkmak iyi olmayacaktır. Kıyafetimizin bakımını iyi yapmak zorundayız. Bakım için neler yapabiliriz:
· Kıyafetimizi, kurumda öğretmenler odasında ya da evde mutlaka askıya asmalıyız.
· Geceleri ceplerimizi mutlaka boşaltmalıyız. Hele hele tebeşir ve benzeri eşyaları ceplerimizin yanına bile yaklaştırmamalıyız. Mümkünse derse girerken sınıfta ceket yerine önlük giymeliyiz.
· Kıyafetlerimizi düzenli olarak temizletmeliyiz.
· Kış aylarında şemsiye kullanmayı ihmal etmemeliyiz. Yağmurda ıslanan bir takım elbise bozulur ve hiç de iyi bir görüntü vermez.
· Ütüyü asla ve asla kıyafetimizle doğrudan temas ettirmemeliyiz. Parlayan bir pantolon ve ceketle öğrencinin karşısına çıkmak doğru olmaz.
· Birkaç tane değişik renk ve desende kravat almalıyız. Bir hafta boyunca aynı kravatı takmamalıyız.(Kırmızı kravat bir çok takımı açar)
· Öğretmenler, meslekleri gereği ayakta çok kaldıkları için ayakkabıları çabuk deforme olur. Mutlaka ayakkabı kalıbı kullanılmalıdır. Ayakkabıların koyu renk (Siyah her takıma uyar) ve boyalı olmasına dikkat etmelidir.(5)
* Okulda ciddi bir giyim tarzı olan takımlar tercih edilmektedir. Modayı takip etmek gibi bir düşünceye kapılmayın. Bazı kıyafetleri öğretmenlerin giymesini hem öğrenciler, hem de veliler yadırgamaktadır. Koyu renk (Lacivert, siyah, gri , kahverengi ve tonları ) bir öğretmenin tercih edeceği renklerdir. Özellikle bayan öğretmenler çok cafcaflı renklerden kaçınmalı sadeliği tercih etmelidir. Modanın ömrü çok kısadır. Bir öğretmen aldığı iş kıyafetini birkaç yıl giyebilmelidir.
* Kıyafetleri satın almadan önce mutlaka üzerinizde denemelisiniz. Yakışıp yakışmadığına, rengin doğru olup olmadığına ancak siz karar verebilirsiniz. Satıcılar her zaman mallarını satmak isterler. Onların sözlerini dinlemek ama güvenmemek gerekir.
* Dar kıyafetler bir öğretmen için çok iticidir. Kıyafetlerin içinde rahat hareket edilmelidir. Vücudunuzu çok sıkan ve teninizi belli eden kıyafetlerden sakınmalısınız. Yoksa teneffüste sizin sınıftaki rahatsız hareketlerinizi taklit eden öğrencilerle karşılaşabilirsiniz. Özellikle bayan öğretmenler giydikleri pantolonların koyu renk olmasına ve dar olmamasına özen göstermelidir. Yüksek topuklu ayakkabıyı partilerde ve davetlerde giyebilirsiniz ama sınıfta giymenizin iyi olmayacağını bilmelisiniz.
* Alacağınız kıyafetlerde renk uyumu olmasına özen gösterin. Eğer gömlek alacaksanız evdeki ceket ve pantolonlarınıza uygun olmasına dikkat edin.
* Takı konusunda da duyarlı olun. Öğrencilerin karşısında sade olmak her zaman faydalıdır. Erkekler için, saat ve alyans takı olarak yeterlidir. Bayanlar da küpe , yüzük ve bilezik gibi takılarda olabildiğince sade olanları tercih etmelidir. Bayan öğretmenler sınıfa lolipop şekerleri gibi rengarenk girmemelidir.
* Bir öğretmen mutlaka çanta kullanacaktır. Çantanızın siyah ya da koyu kahverengi deri olmasına ve içinin tıkabasa dolu olmamasına özen gösterin. Evinizden kitap getirmek zorundaysanız bunu aşama aşama yapın ve bazı dokümanlarınızı çift temin edin. Birini okuldaki dolapta birini de evde bulundurun. Çantanızın yük vagonu görevi görmesine izin vermeyin. Bayan öğretmenler, boncuklu, süslü püslü çantaları özel hayatınızda kullanabilirsiniz. Ancak okulda daha sade olmanız gerektiğini bilmelisiniz.
* Bir öğretmen için saç görünümü çok önemlidir. Erkek öğretmenlerin saçları kısa, iyi kesilmiş ve bakımlı olmalıdır.(Kepekli olmamalı.) Bayan öğretmenler ise vahşi ve dağınık saç stilinden sakınmalıdır. Saçınızı bakımlı tutmaya ve eğer uzunsa arkadan bağlamaya çalışın. Her ay saçınızı boyayarak eşinize ait bir boyacı dükkanı olduğunu ortaya çıkarmayın.
Öğretmen için Orhan HançerlioÄŸlu,” okulda, öğrencilere ders vermeyi, öğretmeyi meslek edinmiÅŸ kiÅŸi.” tarifini yapıyor. Öğretmeyi, anlatmayı, hal ve hareketleriyle örnek olmayı meslek edinmiÅŸ bir kiÅŸi giyim- kuÅŸamına da çok dikkat etmelidir. Unutmamalıdır ki, özensiz giyinen kadınların sorunu vardır; özensiz giyinen erkekler ise bakıma muhtaç kiÅŸilerdir. Bizim öğretmenlerimiz her zaman özenli giyinmek zorundadır. _________________
Paylaşılmayan Bilgi Kitap Yüklü Eşşek Gibidir
Bir öğretmen çocuğu olarak söylediğiniz her şeye katılıyorum..Teşekkurler Tokluca..
Bir de şunu söylemeden edemeyeceğim; evet ÖĞRETİM için kılık kıyafet önemli olmayabilir..Ama sanırım EĞİTİM için çok büyük önemi var!!! Öyle de olmasaydı zaten ulu önderimiz kılık kıyafet konusunda bizlere yol göstermezdi..
Tekrar teşekkürler Tokluca... _________________ Deniz değilki bu yürek,öfkesini kıyılara vursun...
yıllardır bu şekille uğraştığımızdan geldiğimiz nokta ortada , avrupa , japonya da var mı öğretmen , öğrenci şunu giyecek bunu giyecek diye
Kardeş ben ne avrupaya ne de japonya ya gitmedim.Onların ne yaptığı çokta ilgimi çekmez zaten.Bu arada o örnek alınan avrupalıların 1800'lü yıllara kadar tuvalet kullanmadıkları ve banyo kültürünü Osmanlı dan aldıklarını unutmayalım.
Fikirlerinize sonsuz saygı duyarım..Ama nasıl ki yatarken pjamamızı,işe giderken takım elbisemizi giyiyoruz..Kamu alanınında bi farkı olmalı bence..Adı üstünde kamu,bana ait değil bize ait.Biz'in olduğu her konuda da kurallar olmasını despotluk olarak görmemeliyiz.
Asıl toplum kurallarına uyduğumuz gün güneşli güzel günleri yakalayacağız ve bu arada ne garipdir ki 83 yıllık cumhuriyetimizde kılık kıyafet tartışmaları(üstelik tamamen değiştiği halde)sadece son 20 yıldır konuşulur oldu bu ülkede..Bence asıl sorun burda yatmakta..
Bir de şunu belirtmek istiyorum;bu ülkenin %95 orta halli ve altında insanlar..Burada bi çok öğretmenimiz var sanırım onlarda bana katılır,eğerki okullarda kıyafet serbest olsa çocuklar arasında iyi giyimli kötü giyimli ayrımı yapılabilir.Bu o küçük bedenlerin kaldıramayacağı bir unsur bence.Bu yüzden bazen belli kurallar içinde giyinmeyi özgürlüğümüze vurulmuş bi hancer olarak görmemeliyiz.Asıl bu medeniyetin bi getirisi bence..
Tekrar fikirlerinize saygı duyduğumu belirtir,selamlarımı sunarım... _________________ Deniz değilki bu yürek,öfkesini kıyılara vursun...
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız