|

Evde, iş yerinde ve yolculuk yaparken aynı bilgisayarı
kullanmak isteyenler için öneriler.
Birçoğumuz, evimizde ve iş yerimizde iki ayrı bilgisayar
kullanıyoruz. Peki hem ofiste, hem evde, hem de yolculuklarda aynı
bilgisayarı kullanmak ister miydiniz? Eğer cevabınız evetse,
dizüstü sistemler size yardımcı olabilirler.
Bilgisayarların günlük yaşantımız içerisindeki yerleri
tartışılmaz... Hem işlerimizi yaparken, hem eğlenirken, hem de
farklı insanlarla iletişim kurarken bilgisayara başvuruyoruz.
Ancak bilgisayarın sabit bir makine olması işleri biraz
zorlaştırıyor. İşte bu yüzden, dizüstü bilgisayarlar da giderek
daha çok önem kazanmaya başladılar.
Dizüstü sistemlerin ilk kez kullanıcılarla buluşması, gerçekten de
oldukça heyecan verici bir olaydı. Küçük boyutları ve bunun
sonucunda ortaya çıkan taşınabilirlikleri, özellikle iş gereği
bilgisayarını sürekli yanında bulundurmak zorunda olan
kullanıcılar için birçok imkanı da beraberinde getiriyordu. Ancak
dizüstü sistemler uzun seneler boyunca asla masaüstü sistemlerin
yerini tutamadı. Bunun en büyük nedeni, performanslarının daha
düşük oluşuydu. Tabii bunun yanında yüksek fiyatlarının da bu
konuda etkili olduğunu söyleyebiliriz.
Son zamanlarda piyasa sürülen yeni nesil dizüstü sistemler ise bu
anlayışı yıkmakta kararlı gibi görünüyor. Artık bilgisayar almak
isteyen bir kullanıcı, nasıl bir sistem alacağı konusunda çok
dikkatli davranmak zorunda. Çünkü dizüstü sistemler, gelişen
teknolojinin de yardımıyla masaüstü sistemlerinin performansına
bir hayli yaklaşmış durumdalar ve her geçen gün biraz daha
güçlenmeye devam ediyorlar.
Peki ama bugün yeni bir sistem almak isteyen kullanıcılar, ne tip
bir bilgisayar tercih etmeli? Buna karar vermek için masaüstü ve
dizüstü sistemlerin hangi alanlarda üstün olduklarının çok iyi
analiz edilmesi gerekiyor.
Çünkü her iki tipteki sistemin de birbirlerine üstünlük sağladığı
noktalardan bahsedilebilir. Bu durumda bilgisayarınızı hangi
amaçlar doğrultusunda kullanacağınıza karar vermeniz ve bu
ihtiyaçlarınıza cevap verebilecek sistemi seçmeniz, en doğru karar
olacaktır.
İHTİYACA
GÖRE BİR BİLGİSAYAR
Taşınabilir bilgisayarların büyüklükleri bir A4 kağıt kadardır ve
hiçbir sorun yaşanmadan, 24 saat boyunca özel çantalarında her
yere taşınabilirler. Görünümlerine, ağırlıklarına ve özelliklerine
göre fiyatları da çok farklı olabilir. Hemen hemen tüm modellerin
üzerinde bir modem ve bir de ağ bağdaştırıcı bulunmaktadır.
Böylece telefon hattı ile internete, ağ kablosu ile yerel bir ağa
bağlanabilirler. Dizüstü bilgisayarların büyük çoğunluğunda disket
sürücü, CD ve DVD sürücü ya da CD yazıcı yer alır. Dizüstü
bilgisayarlara gösterilen talep arttıkça farklı kullanıcı
profillerine göre farklı modeller üretilmeye başlanmıştır. Bazı
kullanıcılar hesaplı bir bilgisayar isterken, bazıları tüm
ihtiyaçlarını karşılayabilecek tam donanımlı bir dizüstü
bilgisayar tercih etmektedirler.
İŞLEMCİLER
Dizüstü sistemlerde kullanılan temel bileşenler, masa
üstlerimizdeki PC'lerden oldukça farklıdır. İşlemci cephesinde
yine Intel ve AMD'nin isimlerini görüyoruz. VIA ise bu ikiliyi
yakından takip ediyor. Intel'in ünlü Pentium 4 işlemcileri,
dizüstü sistemlerde "Mobile Pentium 4" adını almış. Şirketin "Centrino"
işlemcileri ise, dizüstü sistemleri farklı bir boyuta taşıyor.
Henüz ülkemizde tam anlamıyla kullanamasak da, bu işlemciye sahip
tüm sistemler ile kablosuz internet bağlantısı sağlanabiliyor.
Ayrıca kablosuz yerel ağlar da herhangi bir bağdaştırıcı
gerekmeden kurulabiliyor.
AMD'nin Athlon XP-M ve VlA'nın yeni An-taur işlemcileri de
kablosuz iletişim konusunda önemli özelliklere sahip. Kısacası
mobil işlemci dendiğinde, artık aklınıza sadece hız gelmemeli.
Dizüstü sistemleri kablosuz iletişim seçenekleri ile gerçek
anlamda mobil hale getirmek de, artık işlemcilerin başlıca
görevleri arasında.
Bu arada Intel Celeron ve AMD Duron iÅŸlemcileri de unutmamak
lazım. Her iki işlemci de uygun fiyatlı sistemlerde tercih
ediliyor. Bunun nedeni ise, tampon bellek konusunda bir hayli
zayıf kalmaları.
DESKNOTE İLE MASAÜSTÜ PERFORMANSI
Son dönemlerde sık sık karşılaştığımız "desknote" sistemler,
dizüstü kasasına yerleştirilen masaüstü işlemcileri ve bellek
modüllerini kullanıyor. Sabit disk ve optik sürücü gibi bileşenler
ise dizüstü sistemlerde gördüklerimizle aynı. Özellikle işlemci
sayesinde masaüstü sistemlerin sunduğu performansa ulaşan "desknoteların
en büyük dezavantajı ise güç tüketiminin yüksek oluşu. Bu yüzden
kasalarda dahili bir batarya bulunmuyor. Zaten kasa üzerinde bu
bataryanın yerleştirileceği boş bir alan da yok. Yani sistemi
çalıştırmak için çoğu zaman elektrik gücüne başvurmalısınız.
Ekstra bir harcama ile harici batarya satın alma lüksünüz olduğunu
da belirtelim. Ancak bu bataryalar ile çok fazla bir yol kat
etmeniz mümkün değil.
BİLGİSAYARLARIN İLETİŞİMİ
Bir dizüstü bilgisayarın göz önünde bulundurulması gereken en
önemli özelliklerinden biri de, diğer bilgisayarlarla iletişim
kurabilme yeteneÄŸidir. Evinizdeki veya iÅŸ yerinizdeki
bilgisayarınızı dizüstü bilgisayarınıza bağlamak için değişik
yöntemlerden yararlanabilirsiniz. USB girişi veya standart bir ağ
bağdaştırıcı yardımıyla bu bağlantılar gerçekleştirilebilir. Fakat
bağlantı türleri arasında en heyecan verici olanlar, kuşkusuz
kablosuz bağlantılar olacaktır. Artık pek çok bilgisayarın
kullanabildiği Bluetooth veya Wi -Fi teknolojileri, dizüstü
bilgisayarlarda da mevcuttur. Bu teknolojiler, kızıl ötesi
ışınları veya radyo frekanslarını kullanarak farklı cihazların
iletişim kurmalarını sağlarlar.
UPGRADE OLANAKLARINA DİKKAT EDİN
Dizüstü bilgisayarlarda ses ve grafik işlemcileri, modemler ve
hatta ağ bağdaştırıcıları bile anakart üzerinde yer alıyor ve
bunların teker teker değiştirilmesi söz konusu olamaz. Eğer
bileşenler gelişmiş uygulamalar için yetersiz kalıyorsa, tek
alternatifiniz yeni bir sistem almak olacaktır. Ama bu yola
başvurmadan değiştirebileceğiniz birkaç temel bileşen de yok
değil. Örneğin küçük sabit diskinizi daha büyük bir sabit disk ile
değiştirme ya da sisteme ekstra bellek ekleme şansına sahipsiniz.
Bazı dizüstü sistemlerde küçük bir uğraşla işlemcinizi yeni bir
işlemciyle değiştirmeniz de mümkün.
Görüldüğü gibi masaüstü sistemler, upgrade konusunda dizüstü
sistemlere oranla çok daha fazla olanağa sahip. Bu sayede
kullanıcılar, gelişen teknolojiyi daha rahat ve daha az masrafa
girerek takip edebiliyorlar.
DİZÜSTÜ SİSTEMLERİN GERÇEK ALICISI KİM?
Gerek kullandıkları bileşenler, gerek fiyat-performans oranları ve
gerek upgrade olanakları, masaüstü sistemleri ilk alternatif
yapmak için yeterli. Ama yazımızın başında da belirttiğimiz gibi
performansın yanı sıra kullanım amacı da tercihinizi yaparken
dikkat etmeniz gereken en önemli noktalardan birisi. Eğer işiniz
gereği sık sık seyahat etmek zorundaysanız ve bilgisayar işinizin
önemli bir kısmını oluşturuyorsa, o zaman dizüstü sistemlere
yönelmeniz daha doğru olur. Üstelik 3D grafik işlemcilerinin
yaygınlaşmasıyla bilgisayarınızda oyun oynamanız da mümkün. Ancak
bu konuda dizüstü sistemlerden çok büyük işler de beklemeyin.
Çünkü hiçbir mobil grafik işlemci, pratikte ekran kartlarının
performansına ulaşamaz.
Bilgisayarımı yanımda taşımama gerek yok diyorsanız ya da gelişmiş
bir multimedya seti arıyorsanız, o zaman tercihinizi hem daha
yüksek performans elde edebileceğiniz, hem de daha düşük bir ücret
karşılığında sahip olabileceğiniz masaüstü sistemlerden yana
kullanmalısınız. Unutmayın ki dizüstü sistemler ile asla gerçek
bir multimedya keyfi yaşayamazsınız.
DİZÜSTÜ
PC SATIN ALIRKEN DİKKAT ETMENİZ GEREKENLER
• Dizüstü PC'leri çekici kılan başlıca özellik taşınabilir
olmalarıdır. Gittiğiniz her yerde yanınızda taşıyacağınız bir
bilgisayarın büyük ve ağır olmasını herhalde istemezsiniz. Bu
yüzden teknik özelliklerden önce kasanın yapısını inceleyin.
Boyutlar ve ağırlık azaldıkça, bilgisayarın taşınabilirliği de
artacaktır.
• Satın alacağınız dizüstü PC'nin upgrade konusunda biraz esnek
olmasına dikkat edin. Eğer 2 yıl sonra tüm sistemi çöpe atıp yeni
bir sistem satın almak istemiyorsanız, en azından temel
bileşenleri değiştirilebilen bir dizüstü PC'yi seçmenizde yarar
var.
• İşlemci ve belleğin ihtiyacınızı karşılıyor olması gerekli. Bu
noktada mobil işlemcilerin standart masaüstü işlemcilerine göre
yüzde 20-25 oranında daha düşük bir performansa sahip olduklarını
unutmayın. İşlemciye karar verirken paranızın yettiği en hızlı
seçeneği tercih edin.
• Bellek konusunda da 256 MB'ın altına düşmemeye özen gösterin.
Bellek, bir dizüstü sistemde en kolay upgrade edilen bileşenlerin
başında gelir. Bu yüzden başlangıçta sahip olacağınız bellek
büyüklüğünü, daha sonra arttırmanız da mümkün.
• Dizüstü sistemlerin çalışması için bataryalar kullanılır. Ancak
bataryanın ömrü modelden modele farklılık gösterecektir. Tamamen
şarj edilmiş bir bataryanın ortalama bir kullanım düzeyinde en
azından 3 saat gerekli enerjiyi sağlaması gerekir. Tabii bu
sürenin daha yukarılara çekilmesi de mümkün. Dizüstü sistemler
için en yüksek performansı, günümüzde sık sık karşılaştığımız
lityum bataryalar ile elde edebilirsiniz.
• Ekranın yapısı, dizüstü bilgisayarlar için önemli kriterlerden
bir diğeridir. Aktif matrix (TFT) adı verilen ekranlar, parlak ve
canlı görüntüyü sorunsuz bir şekilde kullanıcılara ulaştırır.
Pasif matrix (STN/HPA) ekranlarda ise görüntünün parlaklığı daha
azdır. Ayrıca ekrana bakış açısı da son derece kısıtlıdır. Eğer
ekranı tam olarak karşınıza almazsanız, görüntüyü anlamanız da
mümkün olmayabilir. Bu yüzden tercihiniz mutlaka TFT ekranlardan
yana olmalı.
• Ekran konusunda dikkat etmeniz gereken diğer bir nokta da
büyüklük olmalı. Ekran büyüklüğünü belirlerken hem gözlerinizi hem
de sistemin taşınabilirliğini hesaba katın. Ekran ne kadar büyük
olursa kasanın da aynı oranda büyüyeceğini unutmayın.
• Bir dizüstü sistem için en önemli konulardan birisi de bağlantı
noktalarıdır. Alacağınız sistemde en azından 2 adet USB girişi
bulunmalı. Böylece yazıcıları ya da dijital fotoğraf makinelerini
zorlanmadan bilgisayara baÄŸlayabilirsiniz. Son zamanlarda
yaygınlaşmaya başlayan firewire girişi de yakın gelecekte çok
iÅŸinize yarayabilir.
|