|

Müzik dünyasında büyük bir devrim olarak değerlendirilen MP3
hakkında bilmeniz gereken her şey.
Son zamanlarda "müzikle devrim" sözlerini sık sık duyuyor
olabilirsiniz. Bu sözlerin allında ise muhtemelen bilgisayar
yatıyor. CD-ROM'ların piyasaya çıkışından itibaren müzik
dosyaları, bilgisayardaki normal metin belgeleri kadar kolay
ulaşılır dosyalar haline geldi. Bu dosyalar, esasen daha sonra
dinlemek üzere içine müzik parçalarının kaydedildiği taşıyıcı
dosyalardır. MP3 olarak bilinen müzik formatı ise müzik dünyasında
bir devrimi temsil ediyor. Neden mi?
MP3ÜN GETİRDİKLERİ
Eğer müzik CD'leri ile haşır neşirseniz, bir CD'nin yaklaşık bir
saatlik müzik kapasitesine sahip olduğunu da biliyorsunuzdur. Tam
rakam ise 74 dakikadır. Bu kapasite, CD'nin yapısına da bağlı
olarak ufak tefek değişiklikler gösterebilir.
Yakın zamana kadar müzik CD'leri hazırlamak için kullanılan
dijital ses kayıt formatının ciddi bir sorunu vardı; çok fazla
alana ihtiyaç duyuyorlardı. Doğal olarak fiziksel sınırlamaları
olan CD'lere bu nedenle daha az parça kaydetmek mümkün
olabiliyordu.
Özelle yüksek ses kalitesi, ancak yüksek miktarda depolama alanı
kullanarak sunula-biliyordu. Bu durum, MP3 formatının müzik
dünyasına girmesiyle değişti. MP3 formatı, müziğin kapladığı
alanın ve verilerin transferi için gerekli olan zamanın azalması
anlamına geliyor. MP3formatındaki bir şarkının boyutları, bilinen
eski WAV ses formatının boyutlarına oranla on kat daha küçük. İşte
bu yüzden, artık 10 saatten bile uzun müzik içerebilen CD'ler
birer bilimkurgu öğesi olmaktan çıktılar.
MP3'ÜN KALİTESİ
MP3 dosyaları ile alandan ve transfer süresinden kazanıldığına
göre, kesinlikle ses kalitesinde azalma olmalı diye düşünüyor
olabilirsiniz. Ama bu doÄŸru deÄŸil. Unutmamak gerekir ki, normal
bir müzik CD'sini dinlerken insan kulağı tüm sesleri ayıramaz.
Örneğin bir orkestranın performansında, aynı anda çalınan bir
tumba ile bir çanın sesi normal insan kulağı için ortak bir
sestir. Bu ikisini ancak çok İyi eğitilmiş müzik uzmanları
birbirinden ayrı olarak duyup algılayabilir. Müzik dosyalarının
MP3 formatı içine sıkıştırılmasıyla, sadece kulağımızın zaten
ayırt edemediği sesler elenmiş olur. Ama normal bir insan kulağı
için kalite kaybı söz konusu değildir.
MP3
DİNLEMEK
CD-ROM'ların PC'ler için bu derece yaygınlaşması, şarkıların MP3
formatına çevrilmesi konusunda İtici bir güç olmuştur. Bu durumda
MP3 dinlemeye yarayan farklı yazılımların büyük bir hızla
yayılmalarına da şaşmamak gerekir. Bugün en tanınmış MP3 dinleme
yazılımları Windows işletim sisteminin standart bileşenlerinden
birisi olan Windows Media Player, Real Player ve WinAmp'tır.
Bunların hepsi MP3 dosyalarını dinlemek için kullanabileceğiniz
yazılımlardır. Farklı dinleme seçeneklerinin tercih edilebileceği
bir grafik arayüz şeklinde ekrana yansırlar. Görünüşte birer
stereo teybe benzeyebilirler.
Ancak MP3 dinlemek için sadece böyle bir yazılıma sahip olmanız
yetmiyor. Doğal olarak bilgisayarın kaliteli bir hoparlör seti ve
bir de ses kartı ile desteklenmesi gerekli.
İNTERNET VE MP3 DOSYALARI
MP3 dosyalarının sunduğu sınırsız olanaklardan birisi de, kuşkusuz
internet ortamından kolaylıkla indirilebiliyor olmaları. Ancak bu
konuda birtakım yasal düzenlemeleri de göz önünde bulundurmak son
derece önemli.
MP3 formalının, diğer dijital ses formatlarına göre çok daha az
bir alana gereksinim duyduğunu zaten öğrendiniz. Bu durum, MP3
dosyalarının internetten de kolayca temin edilip bilgisayara
yüklenmesini mümkün hale getiriyor. Hatta istediğiniz bir MP3'ü
e-postanıza eklemek ve arkadaşlarınıza göndermek gibi bir şansa da
sahipsiniz.
Kısa zamanda milyonlarca insanın internet üzerinden müzik dağıtma
modasına ayak uydurmaları, müzik şirketlerinin de bu duruma
hazırlıksız yakalanmalarına yol açtı. Özellikle interneti
kullanarak sıkıştırılmış müzik dosyalarına ulaşmak için yaratılan
özel yazılımların yayılması, mahkemelere kadar taşınan
tartışmaların ortaya çıkmasına neden oldu. Örneğin Napster adlı
paylaşım programı, kamuoyunu uzunca bir süre meşgul etti. Zeki bir
genç tarafından yaratılan yazılım, kullanıcıların kendi
bilgisayarlarındaki MP3 dosyalarını programa bağlı tüm diğer
kullanıcılarla paylaşma olanağı sağlıyordu. Eğer her gün internete
kaç milyon bilgisayarın bağlandığını düşünecek olursak, olayın
boyutları hakkında ciddi bir fikir de yürütebiliriz. Sonuçta
Napster'ın kullanımı sınırlandırıldı. Ama bu sınırlama, müzik
şirketleri için hiçbir zaman büyük bir zafere dönüşemedi. Çünkü
Napster'ın bıraktığı yerden birçok yeni program devam elti ve
bugün de yoğun olarak kullanılıyorlar.
Programlar dışında MP3 dosyalarını bulmak için kullanıcıya
yardımcı olan web siteleri olduğunu da belirtmekte yarar var.
BİLGİSAYARLA SINIRLI KALMAYIN
CD çalarlar için olduğu gibi, MP3 çalarlar için de farklı
dönemlerden geçilmiştir. Bugün, hoparlörleri ve bir ses kartı olan
herhangi bir PC'de MP3 dinleyebilirsiniz. Ancak MP3 dosyaları için
mutlaka bilgisayar sahibi olmanız da gerekmez. Yeni nesil müzik
setleri ve CD okuyucu cihazların büyük çoğunluğu, normal müzik
CD'leri ile birlikte içerisinde yüzden fazla MP3 dosyası bulunan
MP3 CD'lerini de çalabiliyorlar.
Hepsi bu kadar da değil... Yaklaşık dört yıl önce karşımıza çıkan
taşınabilir MP3 çalarlar. belleklerinin sunduğu kapasite kadar
MP3'ü her gittiğiniz yerde yanınızda taşımanıza olanak tanıyorlar.
Bu tip cihazları standart bir walkman'e benzetebiliriz.
Aralarındaki tek fark, walkman'lerin kasetleri, taşınabilir MP3
çalarların ise MP3 dosyalarını çalıyor olmaları.
Piyasada MP3 çalma özelliğine sahip çok sayıda müzik seti ve
taşınabilir MP3 çalar bulmanız mümkün. Bu cihazların bazıları çok
pahalı olabilirken, bazıları ise düşük bütçeli kullanıcıların bile
rahatlıkla üstesinden gelebilecekleri fiyatlarla satışa
sunuluyorlar. Tabii çoğu zaman aralarındaki büyük kalite farkı da
hemen dikkati çekiyor.
|