- PHP Nuke ile İlgili Görüş, Öneri ve İsteklerinizi Lütfen Diğer Sitemize Yapınız...       - PHP Nuke Arşiv Sitemiz Yenilenmektedir. Ana Sitemizde Bulunan PHP Nuke İle İlgili Bölümler ve Dosyalar Arşiv Sitemize Taşınmıştır...      
Ana Sayfa
  Ana Sayfa | Haberler | Dosyalar | Sunumlar | Forum | İletişim Açılış Sayfası Yap  Sık kullanılanlara Ekle  İletişim  Arkadaşınıza Önerin
 
 
  Ana Sayfa
  Haberlerimiz
  Haber Başlıkları
  Köşe Yazıları
  Üyelik
  Şiirler
  Videolarımız
  Resim Galerimiz
  Tarihte Bugün
  Atatürk
  Nutuk
  A-Z Bilgisayar
  Sivil Savunma
  Atasözlerimiz
  Gif Arşivi
  Rüya Tabirleri
  Burçlar
  Eğlence
  Testler
  MSN
  Rehberlik
  Bize Yazın
  Forum
  Ziyaretçi Defteri
  Dilek Kutusu
  Anketler
  E-Devlet
  Oyunlar
  Fıkralar
  Flashlar
  Google Map
  Sunumlar
  Tüm Dosyalar
  Dosyalar
  PHP İpucu   Künye
 
 
  Kullanıcı Girişi
 » Üye Adı
 » Şifreniz
 » Üye Ol
Ziyaretçi: 96
Üye: 0
Toplam: 96
Toplam Uye: 16675
 Son Üye:  bendenizme..
 
 
Pazartesi527
Salı470
Çarşamba404
Perşembe392
Cuma134
Cumartesi308
Pazar311
Toplam:152330
En Çok:2461
 
   Yazarlarımız 
 
Yılmaz Öğretmen
Yılmaz Öğretmen
Yılmaz Öğretmen
Yılmaz Öğretmen
 
    ANKET
 
Sitemizi Nasıl Buldunuz?

Kötü
Daha İyi Olabilir
Orta
İyi
Çok İyi



Sonuçlar
Anketler

Toplam Oy: 101
Yorum: 1
 
 
  *  MEB
*  MEBBİS
*  OSYM
*  TC No Sorgulama
*  Emekli Sandığı
Yemek Tarifleri *
Milli Piyango Sonuçları *
Askerlik İşlemleri *
Memurlar.Net *
ADSL Kota Öğrenme *
TTNet A.Ş. *
 
   REKLAM   Gazeteler
 

 

Atasözlerimiz Ana Sayfa

 
 


Vakit nakittir.
Bir işin yapılmasında sermaye ve emek ne kadar değerliyse, zaman da o kadar değerlidir. Çünkü her iş, bir zaman dilimi içinde gerçekleşir. Bir işte kullanılmadan geçirilen zaman bir kayıptır ve bu zamanı bir daha elde etmek mümkün değildir. Dolayısıyla zamanın kaybı iş kaybına, iş kaybı da para kaybına yol açar. Bu bakımdan zamanın en küçük parçasını bile boşa geçirmemeli, iyi değerlendirmelidir.

Vakitsiz öten horozun başını keserler.
Her işin olduğu gibi, her sözün de uygun bir yeri ve zamanı vardır. Uygun olan bir zamanda söylenmeyen, yerli yersiz ortaya atılan, densizce sarf edilen sözler birilerinin tepkisini çeker; rahatsızlığa neden olur, büyük zarara yol açar.
Vakitsiz öten horozdan, ancak onu keserek kurtulan insanlar; yerinde ve zamanında konuşmayan insanı da cezalandırıp susturmakta hiç tereddüt etmezler.

Var evi, kerem evi; yok evi, verem evi.
Bir kişinin bağışta bulunabilmesi, iyilik yapabilmesi için varlıklı, zengin ve mal mülk sahibi olması gereklidir. Bu varlığa kavuşmuş ailenin evinde ikram ziyadesiyle yapılır, konuklar kusursuzca ağırlanır, ihtiyaç sahiplerine gereken yardım eli uzatılır. Buna karşılık yoksulun evinde dert, sıkıntı ve yokluktan başka bir şeye rastlanmaz.

Varını veren utanmamış.
Kendisinden bir şey isteyene elinde ne varsa onu verebilir kişi. Verdiği şey az diye bundan utanmamalıdır; tam aksine bu davranışı soyluca bir davranıştır. Çünkü iyiliğin çoğu kadar azı da değerlidir. O hâlde küçük ve önemsiz de olsa, kişi verebileceği kadarını vermelidir.

Var ne bilsin yok hâlinden.
Bk. “Tok, acın hâlinden...”

Varsa (var mı) pulun, herkes kulun; yoksa (yok mu) pulun, dardır yolun (Paran varsa, cümle âlem kulun; paran yoksa, tımarhane yolun).
Varlık, zenginlik, mal-mülk herkesi kendine çeker. Bunları kim elinde tutuyorsa, insanlar onun etrafında pervane olur, herkes ona yaklaşır, hizmet eder, saygı gösterir, emrine koşar. Yoksul kişide ise ne para pul, ne de mal-mülk vardır. Bu sebeple onların yüzüne kimse bakmaz; ömürlerini sıkıntı, darlık ve yokluk içinde geçirirler. Hatta kimi zaman çektikleri bu sıkıntılar yüzünden bunalıp deli bile olabilirler.

Var varlatır, yok söyletir.
Para parayı çeker; varlıklı kişiler, paralarını kullanarak daha çok kazanır, varlıklarına varlık katarlar. Bu varlıkları, onlara ayrıca yüksekten atma ve övünme gücü de verir. Yoksul kişinin elinden ise sadece sızlanmak, yakınmak ve dert yanmak gelir.

Veren eli herkes öper.
Cimri olmayan, ona buna yardım elini uzatan, eli açık olan, iyilik yapan kimseyi pek çok kişi sever; ona saygı duyar.

Verip pişman olmaktansa, vermeyip düşman olmak yeğdir.
Sizden ödünç veya borç istendiğinde (eşya, para) verdiğiniz şey size zamanında ödenmezse, ya da yıpratılarak geri iade edilirse canınız oldukça sıkılır. Verdiğinize pişman olursunuz. Vermemiş olsaydınız bu sefer karşı taraf size kırılmış olacaktı. Görüldüğü gibi her iki durumda da kırgınlık olacak ve dostluk bozulacaktır. O hâlde vermeyip dostluğu bozmak daha iyidir. Çünkü bu durumda hiç olmazsa malınız ya da paranız sizde kalacaktır.

Verirsen doyur, vurursan duyur.
Bir yardımda bulunacak, bir iyilik yapacaksanız bu mutlaka bir işe yaramalı; doyurucu ve karşı tarafın ihtiyacını giderici nitelikte olmalıdır. Çünkü gelişigüzel, baştan savma, yarı buçuk yapılan yardımlar pek işe yaramaz. Bir kavgaya tutuşmadan önce hasmını bu kavgadan haberdar etmek de mertlik gereğidir. Ansızın, habersiz saldırmak er kişiye
yakışmaz.

Verirsen veresiye, batarsın karasuya.
Parasını daha sonra olmak şartıyla kimseye mal verme. Yoksa zararlı çıkarsın, hatta batabilirsin de. Çünkü veresiye alıp da borçlarını ödemeyenler çok görülmüş, müşterilerin de bu tutumu yüzünden kimi esnaflar ya batmış, ya da batma tehlikesi atlatmışlardır.

Vermeyince Mabud, neylesin Mahmud.
Her şey Yüce Allah`ın takdiri iledir. Kimine zenginlik, kimine darlık, kimine de ilim verir. Eğer Yüce Allah, bir kimseye geniş bir imkân, belirli bir yetenek ve zenginlik nasip etmemişse, kulun yapacağı hiçbir şey yoktur. Ne kadar çırpınırsa çırpınsın boşunadır, eline nasibinden fazlası geçmez.

www.egitiminsesi.com
 
Ana Sayfa | Dosyalar | Sunumlar | Forumlar | Haberler | İletişim |  Haber Bandı  
 

Sitemiz PHPNuke alt yapısı kullanılarak tarafımızca hazırlanmıştır. Her hakkı saklıdır.
1024x768 pixsel görüntü boyutuna göre düzenlenmiştir.
WebMaster: Yılmaz Öğretmen © 2011
Eğitimin Sesi  PHP-Nuke Resmi Sitesi